‘ADANA HAK ETTİĞİ HİZMETLERİ ALAMIYOR’

 ‘ADANA HAK ETTİĞİ HİZMETLERİ ALAMIYOR’

Saros Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Eptemli, 91.0 frekansından yayın yapan Metropol FM’e konuk oldu. Adana’daki belediyelerle ilgili gerçekleştirdikleri araştırmanın sonuçları konusunda “Halkın bir memnuniyeti görünmüyor.” değerlendirmesini yapan Eptemli, “Koronavirüse rağmen belediye hizmetleri asla beklememeli.  Adana; İstanbul, Ankara ve İzmir’e göre hiç gelişmiyor. Kent maalesef 25 yıldır hak ettiği hizmetleri alamıyor.” dedi. 

‘HALKLA İÇ İÇELİK BİR YERE KADAR’

Programda ‘Adana halkı Belediye Başkanlarını başarılı buluyor mu?” şeklindeki soruyu cevaplayan Saros Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Eptemli, konuya ilişkin yaptıkları çalışmaya dikkat çekerek, “31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 14 ay geçti. Büyükşehir Belediyesi açısından ortada bir başarı yok. Halkın bir memnuniyeti görülmüyor. Başkanın (Zeydan Karalar) ilk günden bu yana kendince yürüttüğü bir politikası var; O da halkla sıcak temasıdır. Seyhan Belediye Başkanı iken de benzer şeyler söyleniyordu; bir hizmeti yok, fakat halkla iç içe… Halkla iç içelik bir yere kadar götürür.” dedi. 

‘ÇUKUROVA’DA SADECE BİNALAR YÜKSELİYOR’

Dört merkez ilçeyi farklı kozmopolitlik yapılarına göre analiz ettiklerini ifade eden Burhan Eptemli, “Çukurova ilçesinde kültürel hizmetler yapmak zorundasınız. İlçede değişen bir şey yok; sadece binalar yükseliyor. Burada bir ideolojik yapı var. Her koşulda CHP kazanıyor. Son seçimde millet ittifakı olarak seçime giren Başkan Soner Çetin oylarını artırdı. Bir Belediye Başkanı her zaman yüzde 50 oy alıyorsa halkın memnuniyetinin yüzde 60-65 oranında olması gerekir. Ama Çukurova’da halkın memnuniyeti bir miktar alınan oy oranın altında görünüyor.” şeklinde konuştu. 

‘SEYHAN’DA SOSYAL BELEDİYECİLİK YAPILMALI’

Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın çok sesiz durduğunu anlatan Eptemli, şöyle devam etti: “Akay, pandemi döneminde elinden geleni yaptı. Fakat halkla iç içeliği çok fazla değil. Seyhan halkı dokunmayı istiyor. Dolayısı ile burada da sosyal belediyecilik yapılmalı. Halka dokunulmadığı için başarısız bulunuyor. Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir hem sosyal belediyeciliği iyi yapıyor; hem de projelerine hızlı başladı. Her mahalleye hizmet etmeye çalışıyor. Kocaispir’e memnuniyet oranı (yüzde 55) aldığı oyun üzerindedir. Sarıçam biraz köyden çıkmalı. Merkez ilçe olmasına rağmen kendini geliştiremiyor.”  

‘EKONOMİ CEBE DOKUNDUĞU ANDA SİYASİ ÇÖKÜŞLER BAŞLAR’

Adana merkezli Saros Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Eptemli, 91.0 frekansından yayın yapan “Bölgenin haber radyosu” Metropol FM’de Gazeteci İlhan Geyik’in hazırlayıp sunduğu “Objektif” programına konuk oldu. Programda gerçekleştirdikleri “Türkiye Covid-19 Siyasi Etki Araştırması” sonuçlarını paylaşan Eptemli, koronavirüs salgınının sosyal, siyasal ve ekonomik etkilerine dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre; vatandaşın bu dönemde hükümetin verdiği teşvik ve destekleri yetersiz bulduğunu kaydeden Eptemli, “Türk halkı şu anda tamamen virüse odaklanmış durumda. Salgın bittikten sonra ekonomik sıkıntılar yavaş yavaş ortaya çıkar. Ekonomi vatandaşın cebine dokunduğu anda siyasi çöküşler başlar.” dedi. Burhan Eptemli, yöneltilen sorulara şu cevapları verdi:

‘COVİD-19 İLE EKONOMİK KAYIPLAR OLDU’
Koronavirüs sürecinde yaptığınız araştırmanın sonuçlarını paylaşabilir misiniz? 

Bu dönemde 30 Büyükşehir’de 2 bin 118 kişiyle bilgisayar desteği ve telefonla bir anket gerçekleştirdik. Ankette “Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüsle ilgili yaptığı açıklamaları güvenli buluyor musunuz?” şeklindeki soruya deneklerin yüzde 82.7’si ‘güvenli bulduğunu’ söyledi. Türk halkı hükümet ile birlikte direne direne salgını yendi; çok iyi gidiyor. Hükümetin söylediklerini vatandaşlar yüzde 95 uyguluyor. Buda hükümet ile halk arasındaki bütünlüğü gösteriyor. Her insanın bir siyasi düşüncesi olabilir; fakat kimse bu konuda siyasi görüşlerini gütmüyor. Hükümetin bu süreci iyi yönettiğini tüm siyasi partilerin seçmenleri kabul ediyor.

‘HALK DESTEKLERİ YETERLİ BULMUYOR’
Türk halkı pandemi sürecinde hükümetin sunduğu yardım paketlerini yeterli buldu mu?

Araştırmamızda hükümetin ‘koronavirüsle mücadelesini yeterli buluyor musunuz?’ şeklindeki sorumuza yüzde 65,5 oranında ‘evet yeterlidir’ cevabını aldık. ‘Hükümetin sağladığı destek ve teşvikleri yeterli buluyor musunuz?’ sorusuna yüzde 80 oranında ‘yeterli bulmuyoruz’ karşılığını aldık. Koronavirüste yaşananları şu örnekle analiz edebiliriz: Dişi ağıran bir insanın önüne dünyanın en leziz yemeklerini de koysanız, umurunda olmaz. Diş ağrısı geçtikten sonra kişi gelen güzel yemeklerin farkına varmaya başlar. Türk halkı şu anda tamamen virüse odaklanmış durumda. Salgın bittikten sonra ekonomik sıkıntılar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Tüm bu noktada siyasi sonuçları etkileyecek. Ekonomi vatandaşın cebine dokunduğu anda siyasi çöküşler başlar.


‘TÜRKİYE PASTADAN PAYINI ALACAKTIR’
Pandemi sonrası diğer ülkelerin Türkiye’ye yönelimi olacak mı? 

Virüs dolayısı ile pek çok devletin Çin’e bakış açısının değişmesi nedeniyle bu ülkenin ekonomik anlamda kayıplar yaşayabileceği öngörülebilir. Türkiye de elbette bu krizden faydalanabilir. Ama bu kısa vadede olabilecek bir durum değil. Çünkü Türkiye’nin gelecek olan ürün talepler için altyapısı ne kadar hazırdır? Altyapısı hazır olan ülkeler daha çok ön plana çıkacaktır. Türkiye de mutlaka uzun vadede bu pastadan payını alacaktır.  İş insanları da buna göre hazırlıklarını yapıyor. 


‘ANLIK TEPKİLERDE OY ARTIŞI OLABİLİR’
Ekim 2019’daki araştırma sonuçlarınıza göre “Bugün seçim olsa Cumhur İttifakı kazanamaz” dediniz. Bugün Cumhur ittifakı ve Millet İttifakının oy oranları hangi düzeyde?

Ekim ayında yaptığımız anket ile bugün gerçekleştireceğimiz çalışmayı orantılamak sağlıklı olmayan ‘şişirme’ bir tabloyu yansıtabilir. Çünkü halk anketlerde anlık tepki verebiliyor. Anlık tepkilerde oy artışı olabilir. Örneğin; her hangi bir olay sonrası ‘milliyetçilik ruhu’ kabardığında bazı partilerin oy oranı yükselebiliyor. Ama üzerinden bir hafta geçtiğinde rakamlar normal seyrine dönebiliyor. Sular bir anda dalgalandığında bir müddet sonra durulanabiliyor. Ekim ayında yaptığımız araştırmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı yüzde 45 bandındaydı; fakat bugün bu oranın yükseldiğini söylemek mümkün. Covit-19 sürecinde hükümet daha kazançlı çıktı.


‘İKTİDAR-MUHALETEF EL ELE VERMELİ’
Bu süreçte muhalefette çeşitli eleştirilerde bulundu. Türk halka Covit-19’la ilgili yaşanan bu tartışmaları nasıl değerlendirdi?

Araştırmamızda “Koronavirüs sürecinde hükümetin mi, muhalefetin mi tutumunu doğru buluyorsunuz?” biçimindeki sorumuza halkımız “her ikisini de yanlış buluyoruz” diye, çok güzel bir cevap verdi. Ankette yüzde 34,1’lik bir oran “her ikisini de yanlış buluyorum”, yüzde 21’lik oran “hükümet”, yüzde 16’lık oran “muhalefet” diyor. Bu süreçte partilerin birbirini eleştirmesi doğru değil. Biz şu anda virüs ile savaşıyoruz. İktidar ve muhalefetin el ele vermesi gerekiyor; bugün eleştiri yapmanın zamanı değil.


‘HALKIMIZ KISA SÜREDE ORGANİZE OLABİLİYOR’
Türkiye salgın döneminde 80’den fazla ülkeye de yardım etti. Kimi çevreler bu yardımları eleştirdi. Siz bu yardımları nasıl buluyorsunuz?

Araştırmamızda vatandaşların yüzde 36,7’si Amerika ve Avrupa’ya yardımı doğru bulmuş. Yüzde 63,3’lük bir kısmı bu ülkelere yardımı olumsuz bulmuş. Ülke olarak ‘biriz, beraberiz; hep beraber Türkiye’yiz.’ Ne olursa olsun bir sıkıntı olduğunda bir anda organize olabiliyoruz. Birleştiğimizde gücümüzü gösterebiliyoruz. Bana göre Türkiye’nin başka ülkelere yardım etmesi gayet doğru bir karar. Zaten salgında Avrupa ve Amerika’daki olumsuz manzaraların hiç biri Türkiye’de olmadı. Yoğun bakım ünitelerimiz de bir sorun çıkmadı. En azından ülkelere şunu gösterdik; Siz ABD ve Avrupa olabilirsiniz; ama günü geldiğinde biz halk olarak sizden üstünüz. 


‘4 KİŞİDEN 1’İ BELEDİYELERİN YARDIM TOPLAMASINDAN YANA’
CHP’li belediyeler salgın döneminde yardım toplamak istedi. Bunu da ankette halka sordunuz. Nasıl bir sonuç ortaya çıktı?

Bu süreçte bazı Belediye Başkanlarının (CHP’li) hükümetten bağımsız yardım toplamalarını doğru buluyor musunuz?” şeklindeki sorumuza ankete katılanların yüzde 61.3 ‘Evet’ , yüzde 22.2 ‘Hayır’ derken; yüzde 16.5’lik kesim fikrini beyan etmemiş. Fikrini beyan etmeyenleri de paylaştığımızda ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 73.4. Yani 4 kişiden 1 Belediyelerin yardım toplamasını olumlu buluyor. Hükümet yanlısı seçmen dahi bu uygulamayı doğru olduğunu düşünüyor. Kişisel olarak ben de doğru değerlendiriyorum. Çünkü sonuçta herkes virüsle mücadele etmeye çalıştı.


‘TÜRKİYE’ NİN EN ÖNEMLİ SORUNU EKONOMİ’
Ankette ‘Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” diye bir soru sormuşsunuz. Aldığınız sonuçları analiz edebilir misiniz? 

Bu soruya deneklerin yüzde 44, 7’si koronavirüs, yüze 39, 5’i işsizlik, yüzde 9,1’de ekonomi, yanıtını vermiş. Haziran’ın ikinci haftası bir çalışma daha yapacağız. Eminim ki koronovirüs oranı düşecek. ‘ Şişme’ bir rakam; anlık bir tepki ile verilmiş bir cevap. 2-3 yıl önce yaptığımız anketlerde yüzde 80-90 oranında birinci sırada terör ve işsizlik çıkardı. Fakat son bir yıldır yaptığımız çalışmalarda terör sorunu 3-4 ve 5. sıralarda çıkıyor.  Yavaş yavaş insanlar Türkiye’de terör sorununun bittiğini ve biteceğini düşünüyor. 


‘ARAŞTIRMA FİRMALARININ İTİBARI AZALDI’
Kimi zaman ‘Türkiye’nin en başarılı belediye başkanları’ anketleri yayınlanıyor. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maalesef son birkaç seçimdir biz araştırma firmalarının itibarı azaldı. Televizyonlara çıkan üstatlarımız farazi oranlar veriyorlar. Aslında hepsi gerçek sonucu biliyor. Ama algıya yönelik bir çalışma yapıldığında objektif sonuçlar değiştirilebilir. İstenildiğinde masa başında anketle oynanabilir. Araştırma şirketlerini denetleyen bir mekanizma yok. Ancak anket yaptırmak isteyen kişi veya kurumlar birden fazla firmaya anketler yaptırarak çapraz sonuçlarla daha doğru sonuçlara ulaşabilir. Türkiye’nin bir yerinde anket yapıldığında mutlaka araştırma firmalarının birbirinden haberleri olur. Son olarak belediyelerle ilgili bir araştırma sonucu yayınlandı. Ben araştırdım, hiç kimsenin bundan haberi yok. Sadece araştırmayı yayınlayan bir firma var. Diyelim ki araştırmayı ofisinden telefonla yaptı. Cebinden bu kadar masrafı niye yapsın ki? Koronavirüs sürecinde herkes işyerini kapatırken bu firma neden bütçesinden 450-500 bin lira harcayıp bu anketi yapsın? Bende telefonla bir araştırma yaptığımda 12-13 bin TL harcamam oluyor. Her ay bunu yaptığım zaman çok büyük rakamlar ortaya çıkıyor. Bir sponsor olmadığı sürece hiçbir araştırma şirketi bu işin altına girmez. Bir belediye nasıl oluyor da beş yılda 6 defa birinci olabiliyor? Hep bir belediye birinci çıktığı zaman göze batıyor. ‘Acaba belediye başkanına bir operasyon mu yapılıyor?’ diye düşünürüm. 


‘GELECEK PARTİSİ İLE DEVA PARTİSİ İTTİFAK YAPTI’
Deva ve Gelecek Partisi’nin AK Parti’den oy alacağı söyleniyor. Bu iki yeni partinin oy potansiyelleri nelerdir?

Evet, halkın iki partiden beklentileri var. Seçmen sandıkta sağ ve muhafazakâr bir parti göremediği için AK Parti’ye oyunu veriyordu. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın parti kurmalarının AK Parti’nin oylarını etkileyeceği düşünüldü. Fakat özellikle Babacan çok sesiz dururdu. Bir takvimi mi var; onu bilmiyorum. Sanki bir pişmanlık yaşıyormuş gibi bir duruşu var. Babacan ve Davutoğlu parti kurmadan önce ‘Acaba AK Parti’nin başına geçebilir miyiz? gibi bir düşünceleri vardı. Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi koşulları içerisinde ‘Gelin’ deseydi, ikisi de giderdi. Bizim anketlerimizde Gelecek Partisi yüzde 2.2, Deva Partisi 2.1 görünüyor. Bu rakamlar bu partilerin önemli bir noktaya geldiği anlamına geliyor.  Daha çok AK Parti’den oy alıyor. Bunlar emanet değil; kalıcı oylar. Gelecek Partisi ile Deva Partisi ittifak yaptı; sloganları da ‘Gelecek Devada’ şeklindedir. Üçüncü bir ittifak şeklinde seçime gireceklerini düşünüyorum.



 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER