ADANA’YA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPILIYOR

ADANA’YA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPILIYOR

CHP Adana Milletvekili, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Burhanettin Bulut, Çukurova Metropol Gazetesi İmtiyaz Sahibi Tanır Emre Üzelgeçici’ye nezaket ziyaretinde bulundu. 

‘KENTİN DİNAMİKLERİ BİRLİKTE HAREKET ETMELİ’
Ziyarette; Metropol’ün sorularını cevaplayan Burhanettin Bulut, 31 Mart’ta Adana’da başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kazandıkları ilçe belediyelerin ‘çok değerli’ olduğunu söyledi. Önümüzdeki 5 yılda vatandaşların CHP’li belediye başkanlarının sunacakları hizmetleri daha fazla görme şansını bulacaklarını beliren Bulut, iktidar yolundaki yürüyüşlerinde halkın verdiği bu önemli fırsatın çok iyi değerlendirileceğini ifade etti. Başkan Zeydan Karalar’ın Seyhan İlçe’de ve geçmişteki siyaset ile iş yaşamındaki deneyimleriyle Büyükşehir’deki sorunların üstesinde geleceğine inandığını dile getiren Bulut, “Ama Karalar'ı da aşan metro, stadyum, teşvikler, işsizlik, nitelikli göç gibi çok sayıda sorunumuz var. Bu sorunların çözülmesi için kentin tüm dinamiklerinin birlikte hareket etmeleri gerekiyor.” dedi.
‘VALİNİN ÖNÜMÜZE DÜŞMESİ GEREKİYOR’

Bu konuda Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ın konumu gereği önlerine düşmesi gerektiğinin altını çizen Bulut, “Seçildiğimiz ilk günden itibaren Adana’nın meseleleri konusunda en küçük bir siyasi tavır sergilemeyeceğimizi kamuoyuna deklare ettik. Kime gidilmesi gerekiyorsa, neler yapılması gerekiyorsa ‘biz varız’ dedik. Ancak yıllardır AK Parti hükümeti Adana’ya ‘üvey evlat’ muamelesi yapıyor. Ciddi haksızlıklar ve izah edilemeyecek yanlışlıklar var. ‘Adana bu hükümette ne yapmıştır?’ sorusunu sormak lazım. Elbet iyi ilişkiler olsun. Ama biz ilişkilerimizi Adana’nın menfaatleri üzerine oturturuz. Benim aradığım Adana’ya hizmettir. Kentin sorunlarına dair ne görev var ise yapmaya hazırız. Ben sadece yemeklerde birliktelik fotoğrafı vermek istemiyorum. Bir araya gelecek isek, buyurun; işsizliği, istihdamı, üretimi ve diğer projelerimizi konuşalım. Yıllardır ilin beli başlı sorunları konuşuluyor; fakat bir arpa boyu mesafe alınamıyor.” diye konuştu.



ÖZEL HABER: MEHMET ŞAHİN

“‘TEK ADAM’ YÖNETİMİ KRİZE NEDEN OLDU!”
SPOT:
CHP Adana Milletvekili, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Burhanettin Bulut, Çukurova Metropol Gazetesi İmtiyaz Sahibi Tanır Emre Üzelgeçici’ye nezaket ziyaretinde bulundu. Metropol’ün sorularını cevaplayan Bulut, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini eleştirdi.
xxxxxxxxxxx

Gerek 2017’de yapılan referandumda, gerekse 24 Haziran yerel seçimleri sırasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini’nin yeterince tartışılamadığını dile getiren Bulut, bu süreçte ‘ülkenin bekası’ gibi, farklı bir algıyla gündem oluşturduğunu kaydetti.  O gün CHP’nin sistemle ilgili gündeme getirdiği ‘endişelerinin’ hepsinin gerçekleştiğini anlatan Bulut, “Keşke gerçekleşmeseydi. Biz ‘kuvvetler ayrılığını güçlendirmek için parlamentoyu güçlendirmek; hukuku da bağımsızlaştırmak lazım’ dedik. Fakat AK Parti hükümeti, ‘Hayır, biz kaliteli yasama yapacağız; bakanları devreden çıkartacağız. Milletvekilleri halkın beklentileri doğrultusunda yasaları hazırlayacak.’ dedi. Biz onlara, ‘Sizin siciliniz bozuk, bunları yapmazsınız. Çünkü ‘tek adam’ yönetimi dışında bir amacınız yok.’ karşılığını verdik. Aradan bir yılı aşan bir süre geçtikten sonra CHP olarak, biz yine aynı tezlerimizin arkasındayız.” şeklinde konuştu. 
 ‘TOPLUM BUNUN FARKINA VARDI’
Yeni dönemde toplumun artık bir takım gerçeklerin farkına vardığına dikkat çeken Bulut, “yargı bağımsızlığı ve güvenirliği” açısından endişe verici gelişmelerin yaşandığını savundu.  ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları sonrası Türkiye’de tutuklu olan rahip Andrew Brunson'un ve Almanya Başbakanı Merkel’in konuşması ile Cezaevinde olan Gazeteci Deniz Yücel'in serbest bırakıldığını iddia eden Bulut, “Ali Babacan parti kuracak; ‘hakkında soruşturma açılacak’ deniyor. Aradan yıllar geçtikten sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener hakkında soruşturma başlatılıyor. CHP'li Canan Kaftancıoğlu 7 yıl önce attığı twitler nedeniyle yargılanıyor. Güven vermesi gereken yargının toplum üzerinde müthiş bir baskısı söz konusu. Yeni sistemle tüm yetkiler ‘tek kişide’ toplanmış halde. Adeta ‘kontrolsüz bir güç’  karşı karşıyayız. Yasama gerçek işlevini yerine getirmiş olsaydı belki bir nebze denge oluşturabilirdi. Ama şimdi TBMM’nin iktidar üzerindeki kontrolü; dolayısı ile ‘denge-fren’ mekanizması tamamen ortadan kalkmış durumda.” açıklamalarını yaptı.
‘TORBA YASALAR KAVAGA İLE ÇIKIYOR’
Vatandaşların acil beklediği yasalardan daha ziyade mecliste ‘torba yasaların’ kavga ve gürültüyle geçtiğini savunan Bulut, sözlerine şöyle devam etti: “Benim dahil oldum Sağlık Komisyonu’nda 48 saat süren toplantılar yapıldı. Kavgalar, tartışmalar, gürültüler… Biz olabildiğince onların getirdiği tasarılardaki hataları düzeltmeye dair çaba sarf ettik; birçok maddeyi düzelttik. Ama son günlerde yapılan tartışma Meclis’in değerini azaltmaya milletvekillerinin çalışma temposuna yönelik değil. Buna dikkat çekmek lazım. Mesele burada halkın iradesinin yok sayılmasıdır. Konu milletvekilleri değil; halkın yönetim üzerindeki etkisizliğinin konuşulmasıdır. Milletvekilleri mecliste halkın temsilcileridir. Elbette Cumhurbaşkanı icranın başıdır. Ama tek başına bu konuda yetkili değildir. Vatandaşlar milletvekillerine de oy vermiştir. Cumhurbaşkanı da, milletvekili de, belediye başkanı da halkın iradesiyle seçiliyor. Sonuç olarak; yargının bağımsızlığı azıldı, yasama kalitesi düştü, yürütme de dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir güç elde etti. Hiçbir denetim ve kontrol yok. Sadece tek bir kontrol var; bir daha ki sandık…”
‘HİÇ BİR DENETİM VE KONTROL YOK’
Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hiçbir denetiminin olmadığını öne süren Burhanettin Bulut, şunları söyledi: “Yani ne yaparsa yapsın; bilmem ne hazinesini alıp bir yere verse hiçbir denetim yok. Eskiden meclis ‘yapılan bir yanlış için tekrar oylama yapalım’ diyebiliyordu. Veya yargı müdahale edebiliyordu. Şu anda hiçbir kontrol yok. Tüm bunlar bir senedir yaşandı. Gelinen nokta şu; doğal olarak krize sebep oldu. Ekonomi sadece yatırım ve üretimden uzaklaştığı için bu hale gelmedi. Alınan tedbirler de sadece sıcak paraya ilişkin değil. Örneğin; 400 milyarlık bir düzenleme yapılıyor, yine 5 müteahhitte veriliyor. Vatandaşa yönelik yine tek bir yok. Ama bunların hepsi için doğru bir yönetim ve güven lazım. Ekonomik krizin en büyük sebebi dış sermayenin ‘korkuya’ bağlı olarak parasını ülkeden çekmiş olmasıdır. Ayrıca toplum şunu gördü:  Ya bu adam Yüksek Seçim Kurulu'nca onaylanmış bir seçime bile müdahale etti. Temel sıkıntılı hususlardan birisi budur. Halk, ‘İktidar sahipleri irademi yok saydı.’ dedi. Böyle bir şey olabilir mi? Seçim bitmiş, halkın iradesi sandığa yansımış. Bir tek oy bile fazla olsa, kazanılmış demektir. Ama buna rağmen İstanbul seçimleri yenilendi.” 
‘ESKİ GÜNLERİNE DÖNME İHTİMALİ GÖZÜKMÜYOR’
Ekonomik sorunlar, toplumun güvencesiz hale getirilmesi, yargının, üniversitelerin ve Milli Eğitim’in içinde bulunduğu ‘vahim durumun’  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini gidişatını gözler önüne serdiğini aktaran CHP’li Bulut, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugünkü yapıyla ekonomi veya yargı düzelmez. Atanan yargıçlarla yargı düzelebilir mi? Üniversiteler de düzelmez. Örneğin; ODTÜ dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir. Özelliği ise burada özgür ruhlu çocukların yetişmiş olmasıdır. Siyasal iktidar orada yurt yapıyor. Belediye Başkanı ‘Gelin, size yer vereyim’ diyor; ama kabul etmiyorlar. Çünkü zihniyetlerine uygun gençleri ODTÜ’ye sokmak istiyorlar. İddiam şu: AKP artık bulunduğu noktadan daha yukarıya çıkamaz, aşağıya doğru gider. AKP’yi destekleyen kitle artık, ‘Biz birçok zorluklar yaşardık. İstanbul seçimleri AKP’deki düşüşü net bir şekilde ortaya koydu. Zaten iktidarda bu gidişatı durdurabilecek bir bakış anlayışı da şu anda görünmüyor. AKP’yi destekleyen kitleler büyük bir hayal kırıklığı içerisindeler.  Çünkü ‘biz mazlumlar için bu işlere girdik’ diyen kesimler, ‘Şimdi aynısını AKP kadroları ülkemize yapıyor’ diyerek, bu güne kadar verdikleri desteklerini çekiyorlar. Ayrıca ekonomik açıdan böyle bir gidişatın düzelme ihtimal gözükmüyor. Üretime ve istihdama yönelik çabaları yok. Hukuk konusunda bir endişeleri bulunmuyor. Aksine kendilerine hukuk oluşturmaya devam ediyorlar. Üniversitelerde benzer bir durum söz konusu. Dolayısı ile bundan sonra AK Parti’nin eski günlerini görmesi ihtimali gözükmüyor.” 

 ‘EYLÜL’DEN SONRA YENİ PARTİLER KURULABİLİR’

Önümüzdeki günlerde yeni partilerin kurulabileceğini; Eylül ayından itibaren bu tartışmaların daha da şiddetleneceğine işaret eden Bulut, Ali Babacan veya Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında bir veya iki partinin sahneye çıkabileceğini hatırlattı.  Bundan sonraki tartışmaların AKP’nin iktidarını korumaya yönelik tedbirler üzerinde yürüyeceğini ileri süren Bulut, bunun için kulislere sızan bilgilere göre yüzde 50’lik barajın aşağıya çekilmesinin hedeflendiğini görüşünü ortaya attı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Babacan veya Davutoğlu ile hareket etmek isteyen isimleri bir takım makamlara atayarak (Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu gibi) kendi taraflarına çekecek adımlar atmayı sürdüreceğini savunan Bulut, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanı istediği kadar danışman ve yardımcı atayabilme yetkisine sahip. Ama bunların hepsi iktidarı devam ettirme yönelik beyhude çabalardır. Türkiye'de ‘tek kişilik’ yönetim anlayışının eksikleri net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Bu yüzden arayışlar çerçevesinde Eylül ayında yeni bir siyaset sahnesi açılacak gibi gözüküyor. Şimdiden bir şey söylemek çok mümkün değil; ama AK Parti'nin artık tek başına iktidarlığı görünmüyor. Önümüzde görünen tablo ana gövdenin CHP’de olduğu bir iktidara doğru yönelme var. Meclisin bu dönem kadar çok parti ile temsil ediliyor olması iyi bir şey. Babacan ve Davutoğlu’nun kuracakları partilerin varlığı Türkiye'nin demokratik kültürünün güçlenmesine katkı sağlar. Bunlara yönelik bir engelleme ülke demokrasisi açısından büyük sıkıntılar doğurur. Yine bir sayfa açılıyor. Dünyada ‘bize özel’ dedikleri sistemin adı ‘tek başına’ yönetim şeklidir. Bu da en geri yönetim biçimidir. Senatosu, meclisi ve hukuku olmayan bir yönetimin devam etme şansı yoktur. O yüzden ya kendi elleriyle bunu düzeltecekler.  Veya halk bunu tekrar düzeltecektir.”dedi.

 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER