Celal Güven Gelecek Dertler Bitecek

Celal Güven Gelecek Dertler Bitecek

DSP Sarıçam Belediye Başkan Adayı Celal Güven’e ittifak adayı gösterilememesine rağmen büyük bir cesaret ile belediye başkan adayı olmasını, mevcut başkanın aile şirketine çevirdiği belediyeyi, seçimde kullandığını bütçenin kaynağını, tavanda olan lakin tabana yansımayan ittifakın aslında gönüllerde nasıl kurulduğunu, işsiz Sarıçamlı gençlere istihdam projelerini ve daha birçok merak edilen soruları yönelttik. Celal Güven içtenlik ve samimiyetle sorularımıza yanıt verdi.

Seçimlere 2 gün kala Çukurova Metropol Gazetesi’ni ziyaret ederek Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Tanır Emre Üzelgeçici ile görüşen DSP Sarıçam Belediye Başkan Adayı Celal Güven, Sarıçam halkının kendisine gösterdiği ilgiyi sandığa da yansıtacağından emin olduğunu belirtti. Güven, “Hem kendime hem de Sarıçam halkına güveniyorum” dedi.

Celal Bey kendinizden bahseder misiniz? Celal GÜVEN kimdir?

Ben işletme fakültesi mezunuyum, eşim de iktisatçıdır. Babam ziraat mühendisi, oğlum ziraat mühendisi, dedem eski bir parlamenter 5 dönem milletvekilliği yapmış, aynı zamanda eski bir gazeteci. Adana’da Latin harflerle, Atatürk’ün emriyle ilk Türkçe yayın yapan Türk Sözü gazetesinin sahibinin de torunuyum. Türk Sözü gazetesi Adnan Menderes’in iktidarı döneminde Menderes lehine yazı yazmadığı için kapatılmış. Bizim ailemiz İnönü’cü bir aile. Bu partiyi kuran benim Kuvayı milliyeci dedem ve beş dönem milletvekilliği yapan Ferit Celal Güven.  Böyle bir aileden geliyorum.


Seçimde kullandığınız bütçenin kaynağı nedir?

Adana Ticaret Odasına kayıtlı bir şirketiz. Türkiye’de de biz ilaç distribütörüyüz, bulunduğumuz sektörün en büyüklerindeniz. Bünyemizde ziraat mühendisleri çalışıyor, pazarlama elamanları çalışıyor. Aynı zamanda çiftçilikle uğraşıyorum. Şimdi bir yola çıkarken bir işe belli bir bütçe ayırırsınız. Düğün yapacaksanız, düğün salonu tutarsınız, ne şekilde yapacağınıza karar verirsiniz ve kendi bütçenize göre bir düğün yaparsınız. Bence bir siyasetçinin düğünüdür seçime katılmak. Ben kendi kazancımla bu işe bütçe ayırarak girdim.Bilal Uludağ’ın Adana Barosu’ndan bir dava kazandığını hiç duymadım, başarılı bir avukat değil. Mehmet Koca başarılı bir iş adamı değil. Beni kim finanse edecek. Buna ihtiyacım yok ki. Zeydan Karalar’a, ‘eğer aynı partide mücadele vereceksek, senin seçim harcamalarının Sarıçam’daki sponsoru benim’ dedim. İster aday olayım, ister olmayayım.  Destek vereceğimi söyledim. Zeydan Karalar bunu biliyor, bizim genel merkez biliyor. Bir de ben böyle şeylere tenezzül edecek karakterde değilim. İnsanın bir karakteri olur, aile yapısı olur. Adana siyaseti maalesef çok düzeysiz yapılıyor artık.


Başkan adayı olduğunuz Sarıçam’ı okurlarımıza anlatmak isterseniz ne söylemek istersiniz?

Sarıçam hem merkez ilçe hem kırsal ilçe. Yani merkezi de içinde barındırıyor, tarım işletmelerini ve tarımı da içerisine alıyor. Aynı zamanda baraj gölünü içerisine alıyor. Sarıçam çamlıklarını içerisine alıyor. Yani coğrafi olarak hem tarım toprakları var hem baraj gölü var hem de ormanlık yerler var. Buralar turizm alanına açılabilir. Normal toprakları da tarıma çok uygun topraklar. Hayvancılığa uygun topraklar. Bir de Sarıçam’ın toprak yapısı ova köyleri gibi bir tuzluluk oranı yok. Hem organik tarıma uygun hem bahçe ve sera meyvecilik tarımına. İçerisinde İncirlik Hava Üssü’nün olması, organize sanayinin olması, iki üniversitenin olması dolayısıyla böylesine önemli bir stratejik yer. Bir önemi de imar alanına uygun. Toprak yapısı, jeolojik yapısı konut yapımına uygun. Sarıçam’ın demografik yapısına bakarsanız, 120 bin seçmenimiz var. 90 bini kırsal seçmen, 30 bini de yeni yerleşim. Yani dışarıdan yerleşim alıyor. Bu 30 binin de 10 bini kadarı yine kırsaldan geliyor. 20 bin kadarı da Çukurova, Seyhan tarafından.



Sizce mevcut başkan belediyeyi nasıl yönetiyor? İstihdama yönelik çalışması var mı?

Tabii gençlerle de ilgili projelerimiz var.  Sarıçam’ın en büyük sorunu her yerde olduğu gibi işsizlik. Ben kalkınma bakanlığından çıkarttırdım, Hem 5 yıl görev yapan Ahmet Zenbilci’nin, hem de 5 yıl görev yapan Bilal Uludağ’ın hibe kredileriyle ilgili hiçbir proje tasarımları yok, meclis üyelerine de sordum. Neden yok, birincisi Sarıçam’ı Sarıçamlılarla idare etmiyor. İkincisi, vizyon kupon adamları yok. Yani kadrosunda kupon adam yok. Kadrolaşmayı ailesine göre yapmış. Soyadı Uludağ olanları müdür yapmış, kadrosunu siyasi kadrolaşmaya göre yapmış, bu benim partilim demiş, hatır için müdürlüğe atamış. Adam idare edemiyor, kapasite yok. Biz profesyonel kadrolaşmayı hedefliyoruz.


Sarıçam sürekli imar konularıyla gündeme geliyor. Siz bu konuda neler yapacaksınız?

Sarıçam’da kişiye göre imar veriliyor ve bu işten kazanç sağlanıyor. Bununla ilgili biz imar durumunda tarımsal toprakları korumaya itina göstereceğiz. Her yere imar vermeyeceğiz. Mevcut alanlarda da bu düzenlemeler yapılırken toprağı daha fazla koruma amaçlı daha yüksek yoğunluk vereceğiz. Daha yüksek bina yapılsın. Birim alanda daha yüksek bina yapılmasının bir faydası da hem toprak daha fazla eksilmeyecek, hem müteahhit bundan kazançlı çıkacak, hem de toprak sahibi kazançlı çıkacak. Yani bir şey yaparken hem toprağı koruyacağız hem yolları geniş tutacağız, hem otoparkını geniş tutacağız. 3 kat yapana kadar 8 kat yap ama otoparkını da içinde barındıracak, çocuk oyun alanını da barındıracak. Geniş yollarla geleceğe yönelik trafik sorununu da düşünerek hem toprak sahibine fayda sağlayacağız,  hem müteahhitte fayda sağlayacağız. Böylelikle yaşam düzeyini kolaylaştıracağız. İmar düzenlemesine bakış açımız bu.

Adayların açıkladığı projeleri doyurucu buluyor musunuz?

Adana’da bu dönem, ben büyükşehir adaylarını da dinliyorum, çok vizyonlu projeleri yok. Yani dişe tırnağa dokunur şeyler değil.  Böyle ezan üzerinden, HDP üzerinden, milliyetçilik üzerinden, mezhep üzerinden algı operasyonları yapılıyor. Oysaki Adana’nın tasarım açısından nasıl bir Adana olması lazım, bunların masaya yatırılması lazım. Mesela ben Halk TV’de Büyükşehir adaylarını da dinliyorum. Adayların bu anlamda birbirleriyle mücadelesi yok.


Sizin projeleriniz neler?

Belediyelerin artık yol yapmak, kanalizasyon yapmak, nikâh kıymak görevlerinin dışında ekonomiye katkı koyan projeleri de uygulaması lazım. Mesela nelerdir bunlar, bizim seracılık projemiz var, erken meyvecilik, Avrupa’nın en erken iklimine sahibiz. Erken meyveciliği yapıp bunun da pazarlama ağını oluşturacak şekilde. Süt kooperatifi projemiz var, köylünün sütünü alıp pastörize hale getirip veya soğutma tanklarında soğutup, bir haftada tüketilecek süt haline getirip, Çukurova, Seyhan ve Yüreğir’de de süt satış noktaları oluşturarak halkın yağı alınmamış içerisinde katkı olmayan sağlıklı süt almasını sağlamak. Bu da çok inanılmaz bir proje. Ayrıca kesme çiçekçilik projemiz var yani bölgede bizim tarım işçileri çok yoğun, bu işi anlayan tarım işçileri de var. Ovada çalışıyorlar. Bölgede hareketlilik sağlarsak kendi işçilerimiz kendi tarlalarında sebze üretir, mantar yetiştiriciliği yapar, süt üreticiliğine önem verir.

Adana’nın merkez ilçeleriyle kıyasladığınızda Sarıçam’ı nasıl konumlandırıyorsunuz?

Yüreğir büyümüyor, Sarıçam çok hızlı büyüyor. Sarıçam’ın 30 bin kadar konutu bir iki yıl içinde dolacak, tamamlanacak. Yani seçmen 120 binden 200 bine doğru geliyor. Hatta Çukurova’yı geçecek durumda. 10 yıl sonra da Çukurova’yı geçer. Belediye’yi idare eden bir Belediye Başkanı, 50 yıl 100 yıl sonrayı görerek o bölgeyi tasarlayacak. Onun için yeni bir imar düzenlemesi gerekiyor. Büyükşehir ile istişare yapılıp bu genişleyen Sarıçam’a ona göre geniş yollar açılması lazım. Altyapı sorunu korkunç boyutta. Mevcut yapılan yapıların da sorunu var. Bunun yanında metro yani raylı sistemde sorun var. Metronun son durağı Yüreğir’de, Sarıçam’a doğru gidilmemiş. Bu raylı sistemin Sarıçam’a da ulaştırılması lazım. Bir de metro için yan kollarla, üniversiteye, otogarlara, havalimanı gibi noktalara ulaştırılacak şekilde yeni bir düzenleme gerekiyor. Çünkü toplumun çok yoğun olduğu tren istasyonlarına, otogara, havalimanına, büyük hastanelere uğramıyor. Yani Adana trafiğinde bir rahatlatma sağlamadı bu.


Şu andaki siyasi atmosferi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben Kuvayı milliyeçi bir aileden geliyorum. Ömrümüzü biz bu yola adamışız. Ancak bazen tanık olduğum tablodan son derece rahatsız oluyorum. Başta Genel Başkanım, Büyükşehir Başkanım, İl Başkanım diyorlar ki, ‘gir bunun koluna, sana da ne istiyorsan verelim bu adamla çalış.’ Bana dünyayı, Adana’yı versen, Türkiye’yi versen ben bu adamla çalışamam. Hiç ideoloji kalmamış kimsede. Ben müthiş bir şoktayım. Kendini devrimci, sosyalist tanımlayan kişileri görüyorum. İnanılmaz bir şey. Adam sosyal demokratlara küfrediyor, aşırı uç bir adam. Adamda her yol var, yolsuzluk var, kartçılık var…  Yok, yok yani.

CHP’deki kavgalara neler diyorsunuz?

Türkiye’de sağ sol siyaset diye bir siyaset kalmadı. Benim dehşete düştüğüm durumlar var. Türkiye’deki siyasetin yeniden yapılanması gerekiyor. Siyasette de İsmet Paşa’nın dediği gibi, namuslu insanlar namussuzlar kadar cesur olmalı yani. Siyasetin bana göre düzeyi yükseltilmeli. Her konuda değişik meslek dallarından, bilge kişilerin siyasete zaman ayırması lazım.

Sarıçam’da sokak hayvanları çok büyük problem. Onlar için bir barınak yaptırmayı düşünüyor musunuz?

Tabii benim zaten sokak hayvanlarıyla ilgili bir barınak düşüncem var. Dağıttığımız broşürlerimizde de var. 


 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER