DEV ŞİRKETLER VERGİLERİNİ ADANA’YA ÖDEMELİ

DEV ŞİRKETLER VERGİLERİNİ ADANA’YA ÖDEMELİ

2014 yılında CHP Yüreğir Belediye Başkan Adayı, Parti Kurultay Delegesi Orhan Bayram, Adana’ya yatırım için gelen ulusal ve uluslararası şirketlerin vergilerini de bu kentte ödemeleri gerektiğinin altını çizdi. 


‘ADANA’YA YAZIK OLUYOR!
Metropol Gazetesi İmtiyaz Sahibi Tanır Emre Üzelgeçici’yi ziyaret eden Orhan Bayram; ziyaret öncesi Adana Efsane Radyo’da katıldığı programda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Adana’ya yatırım yapan dev şirketlerin vergilerini burada beyan etmelerini isteyen Bayram, “Yumurtalık ve Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde devasa yatırımlar yapılacak. Buraya gelen büyük firmalar vergilerini Adana’ ya ödeyecekler mi ödemeyecekler mi? Veriyorlarsa iyi yapıyorlar. Vermiyorlarsa Adanalıya yazık oluyor.” dedi.

‘MUTLAKA PAZARLIK YAPILMALI’
Adana’da faaliyet gösteren pek çok büyük firmanın şirket merkezi burası olmadığı için vergilerin şehir dışına gittiğini hatırlatan Bayram, “Bundan dolayı Adana Valiliği’nin ve belediyelerin kentte yatırıma gelen işletmelerin vergilerini Adana’ya yatırıp yatırmadıkları konusunu dikkatli bir şekilde izlemeleri lazım.  Yerli veya yabancı dev firmaların projeleri belediyelerden geçme aşamasında bu pazarlıklar mutlaka yapılmalı. Adana’nın menfaatleri göz önüne alınarak bu adımlar atılmalı.” şeklinde konuştu. 
 
 CHP’de Gençlik Kolları Başkanlığı, Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan; 2014 yılında CHP Yüreğir Belediye Başkan Adayı olan Parti Kurultay Delegesi İşadamı Orhan Bayram, Radyo Efsane’de katıldığı programda, uzun yıllara dayanan siyasi birikimi ve deneyimleri doğrultusunda kentte ve yerel yönetimlere yönelik önemli tespitlerde bulundu. CHP’li Bayram, programda yöneltilen sorulara şu yanıtları verdi:


‘HER SEÇİMİN AYRI BİR HİKÂYESİ VAR’
Adana’daki yerel seçimleri değerlendirebilir misiniz? CHP’li Belediyelerden nasıl bir performans bekliyorsunuz?

 Her seçimin kendisine özgü koşulları ve hikâyesi vardır. Zaten böyle olmazsa her seçim birbirinin tekrarından öteye geçmez. Türkiye’de her şeye rağmen seçimlerle ilgili demokrasinin işlevselliğinden dolayı kimi dönem değişiklikler; bazı dönemler de tekrarı yaşanıyor. Henüz Belediye Başkanların performansını irdelemek için çok erken… Çünkü bir projeyi hayata geçirmek için 5, 6 aylık bir aşama var. Ama Büyükşehir Belediyesi’ni ayrı bir kategoride değerlendirmek lazım. ‘İnsanın aynası işidir; lafa bakılmaz.’ Adana’da son 40 yılın 25 yılı eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile geçti. Durak, yeni bir kent oluşturabilmek için hem arazi sahiplerinin, hem gelen müteahhitlerin, hem de o dönemde kooperatifleşmenin çabası ile Mahfesığmaz, Turgut Özal Mahallelerinde yeni bir Adana oluşturdu. Belki buralar dört dörtlük değildir; ama eskiye nazaran bir nebze daha iyi. Durak’tan sonra Zihni Aldırmaz dönemi var. Aldırmaz, Durak ile çalışmış. “Hiç belediyeciliği bilmiyor” demek, kendisine haksızlık olur. Adana Demirspor binasının yıkılması, Türkmenbaşı Bulvarı’nın Denizli Mahallesi’nden geçirilip, Havalimanına; Havalimanı kavşağının Dağlıoğlu ve Gülbahçesi’ne bağlanması gibi bir çok iş yaptı. Tabi hiçbir şey yapılmamış bir kentte bu tür dokunuşlar “Ya kentte bir şeyler yapılıyormuş” gibi bir hava, bir mutluluk ve heyecan meydana getiriyor.

‘KASIM GÜLEK KÖPRÜSÜ YERİN ALTINA ALINMALI’
Adana’nın kentsel planlaması konusunda neler söyleyeceksiniz?


Koskoca bir Adana’da helen Kasım Gülek Köprüsü’nün altından tren geçiyor. Halbuki yıllar öncesinden buranın yerin altına alınması gerekiyordu. Ama bu kimsenin aklına gelmedi. Ben burada söylüyorum; şehirde adete bir duvar gibi duran Kasım Gülek Köprüsü hızlı bir şekilde yerin altına alınmalı. Atilla Altıkat Köprüsü yıkıldı;  Ziya Paşa ile çarşı birbiriyle kucaklaştı. Kasım Gülek Köprüsü’de “tüp bir geçiş” yöntemiyle yer altına verilirse o bölgede birbiriyle kucaklaşır.

‘VERGİLERİNİ BURAYA ÖDEMİYORLARSA YAZIK OLUYOR’
 Büyükşehir’in çok tartışılan “borçlanma talebi”  meselesindeki görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?

Bu memleketin birer evladı olan eski belediye başkanlarınızın hepsi birer değerdir. Aytaç Durak, “Benim 2 bin personelle bıraktığım belediyeyi Zihni Aldırmaz yaklaşık 7, 8 bine çıkardı.” demişti. Hüseyin Sözlü döneminde de bu rakamın 14 bine çıkmış olması Adana’nın kendi içinde kaldırabileceği bir yük değildir. İzmir Belediyesi’nde 30 bin çalışıyor. Nüfus olarak Adana’nın iki katı. Adana’da da 15 bin kişinin Büyükşehir’de çalışması normal karşılanır. Ama bizim gözden kaçırdığımız bir şey var. Devletin bir kentteki nüfus oranına verdiği gelirin dışında, Adana’ya yatırım yapan şirketlerin vergi beyanlarını buraya vermedikleri sürece gelirinin İzmir kadar olma şansı yoktur.  Şimdi Yumurtalık ve Ceyhan da devasa enerji yatırımları yapılacak. Bilmiyorum; eğer vergilerini buraya ödüyorlarsa iyi yapıyorlar. Vermiyorlarsa Adanalıya yazık oluyor, demektir.


‘KENTİN EN ÖNEMLİ SORUNU ULAŞIM’
Size göre kentin en önemli sorunları nelerdir?

Şehrin en önemli sorunu kesinlikle ulaşımdır. Mutlaka bir çözüm önerisi vardır. Bu kent birden bire kurulmuş değildir. Geçmiş dönem belediye başkan adaylığım döneminde de söylüyordum: Bir kentin imar müdürü emlakçı olursa, caddelerin büyüklüğü de emlakçının vicdanı kadar olur. Adana’nın 500 metre, 1 km uzağındaki kenar mahallerine bir gidin… Varoş dediğimiz yerler öyle kent merkezine uzak yerler değil. Adana Tepebağ denilen yerleşim yerinin etrafında daha sonra pamuk ile sanayileşen; dereleri ve ırmakları ıslah edilmiş bir kent. Burada pamuk üreticiliği başlıyor. Burada pamuk ve tarıma dayalı bir sanayi oluşuyor. Fabrikaların çevresinde mahalleler oluşuyor. Adana da bu fabrikaların yarattığı bir hikaye var. Örneğin; Güneysanayi’den dolayı Sakarya ve Denizli Mahallesi kuruluyor. Kentin tarihini bilirsek bu sorunlara daha mantıklı çözümler üretebiliriz. Adana da mahallelerde yaşatılan bir tecrit var. Öncelikle şehrin bu tecritten kurtulması lazım. Örneğin; bir Anadolu Mahallesi’ne bakın. Bu mahalleye ulaşmak kilometrelerce yol gitmek gerekiyor. Hâlbuki buna gerek yok. Asri Mezarlığın yanından yapılacak bir yol ile bu mahalleye rahatlıkla ulaşılabilir. Kamulaştıracağınız evlerin de bir değeri yok. Evlerin tamamı 1965 model. O evi kamulaştırırsanız parasını alan da mutlu olur.

‘BÜYÜK BİR KENT OLMA MODELİ’
Kent ve kentlilik bilinci hususunda neler söyleyeceksiniz?

Bugün Adana kentli olma özeliğini kaybediyor. Eski kent merkezi diye bir şey yok. Hani eskiden  “Çarşıya gidiyoruz” diyorduk ya… Artık böyle çarşı kavramımız yok.  Çünkü Adliye binası  buradan kalkıyor, Maliye gitti. Bir Tapu binası kaldı. Kent merkezindeki ofisler genel olarak avukat, muhasebeci, iş adamı ve sigorta şirketleri gibi meslek grupları tarafından kullanılıyor. Abidinpaşa diye bir caddemiz var. Ama önceden burayı herkes Bankalar Caddesi olarak bilirdi. Orada doktorlar vardı. Bankalar gidince yerine tekstilciler geldi.  Ölümsüzlükle ilgili hikâyelerin anlatıldığı köprü Misis’dir.  Bir tarafta Yılan Kale, diğer yanda Toprak Kale… Kadirli de Anavarza Kalesi ve Tumlu Kalesi… Müthiş bir tarihi var.  Ama kimsenin bunlarla ilgili ciddi bir ilgili bilgisi veya çalışması yok. Çünkü kendimize ve kentimize yabancılaştık. Karataş ve Yumartalık gibi bir değer var. Bugüne kadar el değememiş 40-50 km’lik bir Tuzla-Tarsus aksı var; hiçbir tesis yok. Olmayabilir; ama hiç olmazsa çadırcılık, kampçılık geliştirilebilir. Bizler çocuklarımızı sanattan, edebiyattan bu kentteki yaşam kültüründen uzaklaştırdık.  

‘KENAN EVREN BULVARI İSTİKLAL CADDESİ OLABİLİR’
Yerel sorunlara ve bunlara ilişkin çözümlerinizi paylaşabilir misiniz?

Adana’nın yeni yollara ihtiyacı var. Bugün ilin her tarafında “kentsel dönüşüm adı altında binalar yapılıyor.’ 5 katlı binaların yerin 10 katlı binalar inşa ediliyor. Daire sayısı artıyor. 40 kişinin yaşadığı yere 80 kişi gelir, araç sayısı artıyor. Bir kere belediyelerin standartlarını yükseltmeleri gerekiyor. Eğer kent merkezinde bir iş yeri açılıyor ise gelen masa sayısının yarısı kadar otopark şartı olmalı. Yani bir lokantada 100 masa var ise 50 adet otopark yeri olmalı. Yok ise o zaman kentin başka yerini o kişiye açmalı. Sokaklar kaos… Bir yere yemek yemeye gidiyorsunuz kaos.. Park için aracınınız anahtarını tanımadığınız bir kişiye vermek zorundasınız. Kenen Evren Bulvarı’nın iki aksı bir gidiş bir geliş. Sürekli akan tarafı bir şerit. Bir tarafından sürekli araçlar park halindedir.  Teknik bir kadro inceleyebilir. Benim Başkan Zeydan Karalar’a önerim Kenan Evren Bulvarı’nı İstanbul’daki ünlü İstiklal Caddesi haline dönüştürmesidir. Çünkü Adana ticaretin, yaşamın, sanatın, kültürün olabileceği en ciddi yerlerden birisi Kenan Evren Bulvarı’dır. Burası tek şerit haline getirilip insanların rahat gezebileceği bir alan haline getirilebilir. Turgut Özal da bağlanabilir. Burası önemli bir aks; geleceği kucaklayabilir, oradaki insanları modern bir yaşama kavuşturabilir. 



 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER