EMRE ALHAN:Çocuklar her şeyi kendi kendine öğrenir

EMRE ALHAN:Çocuklar her şeyi kendi kendine öğrenir

Adana Çocuk Doktoru Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Doktor Sadık Emre Alhan’ı özel muayenehanesinde ziyaret ettik, merak edilenleri sorduk. Tanrı, bebeğin midesinin hacmine göre sütün yoğunluğunun ayarını yapar diyen Alhan, “Bebek büyüdükçe sütün miktarı artıyor. Dünyada böyle başka bir çeşme yok, bebeğin ihtiyacına göre süt geliyor”dedi.


HABER-SERAP ERBAY

Profesör Doktor Sadık Emre Alhan ile gerçekleştirmiş olduğumuz röportajı sizlere aktarıyoruz.

Özgeçmişinizden başlayalım isterseniz. Sadık Emre Alhan kimdir? Bize biraz bahsedebilir misiniz?

Aslen Malatya fakat doğma büyüme İstanbulluyum. İnsanın doğduğu yer değil doyduğu yer önemli. 1986’dan beri Adana’dayım. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra mecburi hizmet, askerlik derken 1986’da geldim Adana’ya. 1990’da üniversitede Yardımcı Doçent oldum. 2000 yılında Profesör oldum. 10 yıl ana bilim dalı başkanlığı yaptım. 2 yıl önce de emekli oldum.

HEPİMİZ İNEK SÜTÜYLE BÜYÜDÜK

Sezaryen ile doğum sonrasında bebeklerde süt alerjisi veya obsesifkompülsif bozukluğu çoğalıyor diye söylentiler var. Bu doğru mudur? Süt alerjisinin belirtileri nelerdir?

Öyle bir veri yok tabii ki. Böyle bir verinin olması için yazılı dokümanlar olması lazım, araştırmalar yapılması lazım. Süt alerjisi değişik nedenlerden dolayı olur. Bunlardan bir tanesi, kakada kan görülmesi, fakat bu o kadar sık görülen bir durum değil. İlk 6 ay anne sütünü muhakkak öneriyorlar. İnek sütüne de 6 aydan sonra başlayabilir. Hepimiz inek sütüyle büyüdük, hepimizde obsesifkompülsif bozukluğu mu var. En ideali anne sütü, ben anne sütünün yerine başka bir şey tanımıyorum. Ama şöyle bir algı var, ‘inek sütü verilmez.’ Peki ne vereceksiniz. Mama vereceksiniz. Mamalar ne, inek sütü önce toz haline getiriliyor ve o toz paketlere konuluyor. O inek sütü tozlarını sulandırıp bebeğe veriyorsunuz. Yani inek sütü veriyorsun, ne fark etti. Ailelerin bütçesine ekonomik güç kesilmesinden başka bir yararı yok.


DÜNYADA BÖYLE BİR ÇEŞME YOK

Anneler bebeğin doyup doymadığını anlamıyorlar ve orada da telaşa kapılıyor. Bebeğin doyduğunu nasıl anlarız?

Annelerde bir alışkanlık var, ‘benim sütüm bebeğe yetmiyor, bebek üç dakikaya bir bırakıyor, bebek emmiyor’ gibi. Hep bebek suçlu yani annelerde hiç suç yok. Bebeğin midesinin hacmi çok küçük ama Tanrı buna bir ayar yapmış. Başlangıçta sütü koyu gönderiyor, bebek büyüdükçe o sütün yoğunluğu azalıyor. İçindeki protein miktarı yüzde 10’dan yüzde 1’e düşüyor. Tanrı buna ayar yapmış, bebeğin ihtiyacına göre sütü az gönderiyor. Bebek büyüdükçe sütün miktarı artıyor. Dünyada böyle başka bir çeşme yok. Bebeğin ihtiyacına göre süt geliyor. Bebekler kırkı çıkana kadar günde 10’ar kere emer, daha sonra 8’e düşer. Çünkü gelen süt miktarı da 5 ml ile başlar 250 ml kadar çıkar. Başlangıçta bu kadar çok süt gelmemesinin sebebi, süt taşar ve bebek boğulma tehlikesi geçirebilir. Tanrı bunun ayarını yapmış. Başlangıçta bebeğin midesinin hacmine göre sütü az ama yoğun gönderiyor, daha çok ama yoğunluğu az gönderiyor. Anne sütünün yetip yetmediğinin kriterleri var. Nasıl ki arabaların yağ, su, benzin göstergesi var bizde de öyle. Bir bebeklerin göstergesi var bir de annelerin göstergesi var. Bebeklerin göstergesi şu, bebek kırkı çıkıncaya kadar günde 10’ar kere emmesi. Tanrı, anneler bebeklerine daha iyi baksın, bebeklerin mideleri gece dinlensin diye acıktırmaz. Gece yatar ve sabah ilk ışıklara kadar uyanmaz, daha sonra başlar ağlamaya. bebek kakasını çok yapıyorsa bu bebeğin iyi beslendiğinin göstergesidir. Günde 10’ar kere emen bebek, günde 5-6 kere de kaka yapar bu normal.


HER ŞEYİN NORMALİ SAĞLIKLIDIR

Siz bir çocuk doktoru olarak sezaryen doğumu öneriyor musunuz? Normal doğum mu sezaryen doğum mu?

Her şeyin normali sağlıklıdır. Amerika’da, Avrupa’da insanlar artık normal doğum yapıyor. Bizde sezaryeni tercih etmelerinin sebebi, doğumdan kaçma, ağrıdan kaçma ve türlü sosyal nedenlerden dolayı tercih ediliyor ama doğru bir şey değil bu. Doğum öyle bir travma ki, normal doğum sırasında bebek kanaldan geçerken oradaki basınçtan dolayı akciğerleri sıkışır ve bu ve sıvı kolaylıkla atılır. Ama sezaryen da bu böyle değil. Akciğerdeki sıvıyı çocuk atamıyor ve solunum yetmezliği problemleri yaşayabiliyor. Hele bebek erken alınırsa bu çok sıkıntı yaratabiliyor.

TOPLUMUMUZDAKİ ANNELERİN DEMİRİ DÜŞÜK

Bizler kan ilacı içerek büyüdük ama şu anda çocukların kan depoları maalesef boş. Çocukların kan depoları neden bu şekilde?

Çocukların kan depoları boş değil. Bundan 20 sene öncesini konuşayım ben. Demir eksikliği anemisi tedavi etmekten illallah etmiştim. ‘Çocuk gelişmiyor, soluk, çocuk öğrenmiyor, çocukta gelişme yok.’ Bakıyorsun, hepsinin demiri düşük. Çünkü bizim toplumumuzdaki annelerin yüzde 30’unun demiri düşük. Annede kansızlık var ve bebeğine de yeteri kadar demir geçiremiyor. İlk bir yıl beslenmemiz süt ağırlıklı, demir neyde var, dana etinde var, balıkta var, ciğerde var, sakatatta var gibi. Çocuk bunlardan hangisini yiyor, hiç birini. Bir tek sütle besleniyor. Zaten anneden yeteri kadar kan geçmemiş, demir geçmemiş. Bu yüzden çocukta demir eksikliği başlıyor. Huzursuzluk, iştahsızlık, öğrenememe, enfeksiyona meyil, bütün bunlar demir eksikliğinden oluyor.


 

EMZİK KULLANILSIN AMA ERKEN YAŞTA BIRAKILSIN

Çocukların emzik kullanmasını öneriyor musunuz, sakıncaları var mı?

Ben belli bir dönem kullandırtıyorum, kendi çocuklarıma da kullandırttım. Kullanma demek olmuyor ama erken yaşta da bıraktırtmak lazım. Ağız yapısı, diş yapısı bozulmasın diye.

ÇOCUKLAR HER ŞEYİ KENDİ KENDİNE ÖĞRENİR

Kanguru ve yürüteç ile ilgili neler söylersiniz. Bunların zararı var mı?

Ben yürüteci hiç kimseye tavsiye etmiyorum. Yürüteç alacağınıza mama sandalyesi alın. Darwin’in bir teorisi var, anne karnındayken bebek iki büklüm durur. Doğduktan sonra yavaş yavaş dik hale gelir, önce başı dikelir, oturur, ayağa kalkar, yürür. Çocuk bunların hepsini kendisi öğrenir. Ama yürütece konulduğu zaman oradan oraya kayıyor, bir de kaydığı vakit sağa sola çarpıyor, takla atıyor. Bunun için yürüteci kesinlikle tavsiye etmiyorum. Kanguru için aynı şeyi söyleyemem. Kanguru kullanılabilir.

SÜNNET TEMİZLİKTİR

Sünnet için sizce en uygun yaş kaçtır? Sünnet sakıncalı mıdır?

Dini bir zorunluluk yoksa birinci aydan sonra sünnet yapılabilir. Bizler, ‘hele şu doğum telaşı falan kalksın’ diyoruz. Aslında doğduktan hemen sonra yaptırılması en uygunu ama ben birinci aydan sonra yaptırtıyorum. Ben diyorum ki, ya 1 yaşından önce yaptıracaksın ya da 5 yaşından sonra yaptıracaksın. Çünkü çocuk ya bilmeyecek neyin ne olduğunu ya da 5 yaşından sonra anlatacak herkese, farkında olacak ne yapıldığının. Aileler düğün yapmak istiyorlar, tören yapmak istiyorlar. Ben ailelere basit bir çözüm önereyim, ‘kardeşim yap şunu 1 yaşından önce, kimseye de söyleme. 5 yaşında da düğününü yap.’ Sünnet sakıncalı mıdır sorusuna gelecek olursak, sünnet temizliktir. Sünnet mikroplardan korur. Biz idrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için özellikle sünneti öneriyoruz ki, temizlik olsun, hastalık olmasın. 

 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER