NİSANDA ADANA’DA COŞARIZ KARNAVALLA

NİSANDA ADANA’DA COŞARIZ KARNAVALLA


Özel Haber-Betül Ertuğrul

Bu yıl yedincisi düzenlenen ve Adana’nın tanıtımına büyük katkı sağlayan Portakal Çiçeği Karnavalı renkli görüntüler sergilemeye devam ederken Festivalin fikir babası Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt, Gazetemiz imtiyaz sahibi Tanır Emre Üzelgeçici'ye nezaket ziyaretinde bulundu.

“Nisan’da Adana’da” sloganıyla, 2013 yılından bu yana on binlerce kişiyi, portakal ağaçlarının çiçek açtığı ve o eşsiz kokusunu tüm şehre yaydığı dönemde, Türkiye’nin ilk sokak karnavallarından Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nı Adanalılar ile buluşturan Toyota Türkiye CEO’su ve aynı zamanda Portakal Çiçeği Karnavalı’nın fikir babası Ali Haydar Bozkurt ile gerçekleştirmiş olduğumuz keyifli röportajı sizlere aktarıyoruz.


PORTAKAL ÇİÇEĞİ İNSANLARA İYİ GELİYOR

İleriye dönük Karnavalla ilgili belki şunu da ekleriz, bunu da yapsak iyi olur dediğiniz düşünceniz var mı?

O kadar çok şey var ki eklemek istediğimiz, henüz başaramadığımız konular var. Mesela sokakların karnaval döneminde daha düzenli hale getirilmesi, stantların standart hale getirerek daha estetik ve güzel görünmesini sağlamak istiyoruz. En önemlisi de, bu karnaval cumartesi ve pazara sıkıştırılmış bir şey değil, 3 hafta boyunca portakal çiçekleri açıyor. Ben istiyorum ki 3 hafta boyunca, şu hafta sonu yaşadığımız yoğun trafik dışında daha sakin bir karnaval dönemi de olsun. İnsanlar gelsinler, bizim otellerimizde 3 hafta boyunca doluluk olsun, 3 hafta boyunca esnafımızın yüzü gülsün, 3 hafta boyunca sokaktaki insanların hepsi birbirine portakal çiçeği kokusunu hissettirerek gülümsesin. Şu anda herkes mesela, ben bakıyorum sosyal medyada herkes şunu söylüyor, ‘bu portakal kokusunu duyduğumuzda yüzümüz gülüyor.’ İşte benim hayalim buydu en başta. Bu koku insanlara iyi geliyor gerçekten. Dünyada bazı yerler vardır, enerjisi güzeldir. Bilmiyorum Adana’nın enerjisi çok güzel ve bana hep iyi gelmiştir.

ÇOK BAŞARILI ÇALIŞMALAR YAPILIYOR

Adana’nın sokaklarına dökülen portakal çiçeklerini değerlendirerek kozmetikte kullanılması gibi bir çalışma söz konusu olabilir mi?

Şu an da zaten böyle bir çalışma var aslında. Adana’dan gelsin diye, Nisanda Adana’da vakfının oluşturduğu bir marka oldu. Burada da yeni bir marka, Portakal çiçeği kokusuyla ilgili ürünler oluştururlar. Geçtiğimiz yıl yaptılar bunun çalışmasını. Ben de şu anda kullandığım parfümün içerisinde portakal kokuları var diye seçmiştim, 12-13 yıldır kullanıyorum. Biz bunun çalışmalarını yaptırdık, konuya vakıf olan eczacılar, kimyacılarla birlikte. Hatta birkaç sene önce, bizim karnavalımızdan bir gece önce dolu yağdı ve ertesi gün dışarıdan herkes Adana’ya gelecek. Dedik ki, rezil olduk ne yapacağız. İşte o zaman bir eczacı hanımefendi bununla ilgili bir çalışma yapıp, portakal çiçeği kokusu geliştirdi. Ve biz onu Adana sokaklarına, her yere sıktırdık. İnsanlar kokuyu ayırt edemedi, ağaçlarda çiçek yok ama koku var diye. Çok başarılı çalışmalar yapıldığını ben biliyorum. Ama şunu da söyleyeyim, buraya gelmek lazım. Mesele sadece kokuyu paketleyip göndermek değil, buranın enerjisiyle birlikte yaşamak lazım. Buradaki insanın yüzündeki gülümsemeyi görmek lazım. Koku zaten çok endüstriyel bir şey. Dünya’da üzerinde çok fazla arge çalışmalar yapılan bir şey. Ama tutturması çok kolay olan bir şey değil. Portakal çiçeği kokusuna çok yaklaşıyorlar ama birebir aynısı maalesef yok. Doğayla kimse yarışamaz zaten. Doğa ana o kadar güzel ki, kendi doğallığında o işi zaten çözüyor.


ÇOK RENKLİ SAHNELERE TANIK OLACAĞIZ

Bize biraz da karnaval programından bahsedebilir misiniz?

Bu karnaval yaşanırken gelen eleştiriler, öneriler, geri bildirimler, bunların hepsini arkadaşlarımız topluyor. Ve karnaval biter bitmez, biz yaklaşık bir ay karnaval analiz çalışması yapıyoruz. Neyi doğru yaptık, nereler yanlış diye bunların bir raporunu çıkarıyoruz. Bir sonraki senenin karnavalında benzer şeyler yaşanmasın diye yapıyoruz bunu. Şu anda da mesela bunu toparlıyoruz. Yolumuz çok. Sokaktaki düzeni daha iyi istiyoruz, çok fazla davulcular dolaşıyor mesela bu gibi şeylere çözüm bulmak istiyoruz gibi. Tabi böyle büyük bir metropolde bu tür bir olayı organize etmek kolay değildir. Geçen sene sokaklarda yaklaşık 1-1 buçuk milyon insan vardı. Bu kadar büyük bir sayı, Adana’nın caddelerini dolduruyor. Bu nedenle iyi ayarlamaya çalışıyoruz ama her şey yüzde yüz olamıyor. Burada işte hoşgörü olması gerekiyor. Böyle bir şey 7 sene önce yoktu bunu unutmamak lazım ama şimdi var. Bunda bir sarılmamız lazım. Bu yıl ki karnaval programında da yine birbirinden renkli şeyler var. Mesela ulusal satranç turnuvası var, bütün illerden 800’den fazla yarışmacı her gün turnuvalara katılıyorlar ve Pazar günü sonlanacak, dereceye girenlere ödül verilecek. Çocuklar için birçok aktivite var şu anda Adana sokaklarında. Çok güzel çalışmalar yapmışlar. Karnaval kortejimiz var ve bu sene şöyle bir format aldık, artık uluslar arası olan bir formata dönelim, kostümlü hazırlanan gruplar yürüsün bizler de onları kenardan izleyip, alkışlayalım. O görsel şölene tanıklık edelim dedik ve bu sene bunu yapacağız ve Adana sokaklarında, Atatürk Bulvarı ve Ziyapaşa Bulvarında olacak bu. Bu yıl ilk defa yapacağımız su korteji var mesela. Seyhan Nehri üzerine otuzdan fazla tekne indirildi, Hollanda’dan gelen bir ekip hazırlıyor bunu ve bizde çok heyecanla bekliyoruz. Portakallı lezzetler yarışması bu yıl sevgili Tayyar Zaimoğlu önderliğinde yapılacak. Çok renkli sahnelere tanık oluyoruz orada.


BU KARNAVAL ADANA’NIN

Türkiye’de birçok festival düzenleniyor fakat hiçbiri Portakal Çiçeği Festivali kadar ses getiremedi. Sizce Portakal Çiçeği Festivali’nin bu kadar sevilmesinin sebebi nedir?

Bu işi sadece bir kişiye ya da kuruma mal etmek, bu işe katkı koyan birçok insana ve diğer kurumlara haksızlık etmek olur. Hasbelkader bu işin fikir öncülüğüyle anılıyorum. Eyvallah sağ olsunlar ama bu işin başarılı olmasını bu temel ilkelere bağlı olmamıza borçluyuz. Neydi bu temel ilkeler? Demiştim ki birinci ilke bu karnaval yüzlerce binlerce yıl kutlanmaya devam edecek.  Bir çeşit Hıdrellez olacak. Artık Nisan ayı geldiğinde insanlar ortak olarak Adana’ya gelmek istiyor. Nisan’da Adana’da olmak istiyor. Bunu herkes biliyor. Bu bir geleneğe dönüşecek ama bir gün geldiğinde kimse bu karnavalı kimin yaptığını bilmeyecek. O nedenle benim fikir babası olmam bu karnavalın başarısını üstlenmemi gerektirmez. Bu karnaval Adana’nın olmalı. İşte bu düşünceyi insanlara çok iyi aktardık ve Adana halkı bu işi doğru okudu, karnavalına sahip çıktı. 





 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER