Pozantı’nın çehresi değişiyor

Pozantı’nın çehresi değişiyor

Çukurova Metropol Gazetesi İmtiyaz Sahibi Tanır Emre Üzelgeçici, İnşaat Magazin İmtiyaz Sahibi H.İbrahim Harmancı, Çukurova Türk TV program yapımcısı Duygu Zengin, Jet Tasarım Sahibi Cem Acil,Adana’nın Pozantı İlçe Belediye Başkanı Mustafa Çay’ı ziyaret etti.

Adana’da yayla turizminin önemli merkezlerinden Pozantı’nın iki dönemdir Belediye Başkanlığı görevine seçilen Çay, hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan hizmetlerine devam edeceğini ifade etti. Çay, “Ben burada 2 dönemdir muhalefet partisinin belediye başkanlığı yapıyorum. Mustafa Çay,  ‘muhalefette nasıl hizmet yapılabilirin’ en önemli isimlerinden biridir. Bu zamana kadar bu memlekette ifade edipte gerçekleştiremediğim hiçbir proje olmadı. Fazlasını yaptım; ama hiçbir şey eksik kalmadı.Bu dönemle ilgili benim en büyük hayallerimden birisi, Cumhur ittifaklı belediye başkanlığının verdiği en büyük avantajlarından yararlanmak istiyorum.” diyor.Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Mustafa Çay, makamında konuk ettiği Ç. Metropol heyetinin sorularını cevaplayıp, daha sonra ilçede gerçekleştirdiği projelerini gezdirdi.


 Yayla turizminde önemli bir merkez olan Pozantı’nın bu potansiyelini değerlendirebilir misiniz?

 Pozantı Adana’nın bütün ilçeleri içerisinde özellikleri açısından çok farklı olan bir ilçe. Evet bizim Saimbeyli’miz, Feke’miz, Karaisalı’nın Kızıldağ’ı hatta Kozan’ın birtakım yerleri de dahil yayla merkezi gibi gözükse de; hem ulaşım hem sosyal yaşam şartları nedeniyle Pozantı’nın cazibesini hiçbir zaman yakalayamadılar. Pozantı otoyol avantajını da kullanmak suretiyle ve otoyoldan kaynaklı, tamamen yol boyu restoran ekonomisine bağlı bir ilçe olduğu için 24 saat hayatın devam ettiği; hiç ışıkların sönmediği, herkesin gece gündüz ihtiyacını giderebileceği bir yer. Bundan dolayı hem oksijen anlamında hem de yakınlığı, ulaşımın kalitesi ve buradaki yaşam kolaylıkları sebebiyle yoğun tercih edilen ve Adana’nın alt grubundan en üst grubuna kadar yani sanayicisinden iş adamına, siyasetçisinden sporcusuna herkesin kendini içinde bulduğu bir ilçe. Bu gün TÜİK rakamlarına göre 20 bin 700 olan nüfusumuz; yazın 100 binleri, özellikle Akçatekir başta olmak üzere Fındıklı, Kamışlı gibi yerlerin de yoğunluklu yaylacıları içinde barındırdığı için, kışın 150 nüfusa sahip olan köyümüz yazın 8-10 binleri bulabiliyor. Onun için toplamda 150-200 bin nüfusun olduğu bir bölge. Tabii ki zorlukları da var. Bunlar nedir derseniz; en büyük problem, kıştan çıkan Pozantı’nın binlerce sokağı var. Bu sokakların yağmur sularıyla yarılmış olması, asfalt yapamasanız bile normal şartlarda ulaşımlarını sağlayacak duruma ve düzeye getirmek gerekiyor. Bu ciddi bir maliyet, iyi bir ekipmana sahip olmanız lazım ama bunlar tabii ki ilçe belediyelerinde çok mevcut değil. Bunun dışında Pozantı merkez ve 16 köyün toplamının çöpünü ben 5 araçla topluyorum. Sadece Akçatekir yazın 6 tane çöp arabasıyla ve üzerinde 18 tane (vardiya sistemiyle bazen 24)  işçisiyle toplamak yetmiyor bazen. Bunun da sebepleri var, zorluğu şu; siz ekipman olarak zaman zaman yetiyorsunuz ama bu sefer vatandaşın duyarsızlık faktörü öne çıkıyor. Akçatekir’de zamanında imar yapılandırması çok dar yapılmış, 3 metrelik yollar var. 5 metre olan yerlerde de çöp arabasının belli bir oranı var. İnsanların çoğu geliyor, arabayı park ediyor gidiyor. Siz giremiyorsunuz, giremediğiniz için sokaktan çöp alamıyorsunuz. Cumartesi ve pazar belediye çalışmıyor gibi algı yaratılabiliyor. Bu yoğunluktan kaynaklanan, içeriye giremememizden kaynaklanabiliyor. Hep çağrı yaptık; televizyonlardan, bildiriler gönderdik ama insanlarımız duyarsızlığa devam ediyorlar. Buraya İller Bankası payının eksik geliyor. İller Bankası payını Yüreğir, Çukurova, Seyhan ya da Tarsus Belediyesi onlar alıyorlar, ben burada dertle baş başa kalıyorum.


İlçenin mevcut konumu göz önünde bulundurulmuyor mu?

Bulundurmuyorlar. Biz devlete yıllarca dile getirdik, hep konuşuldu. Ve her konuşulduğunda dediler ki; yaz sezonunda yaylak ve nüfusun yoğunlaştığı, deniz sezonuyla ilgili sahillerde nüfusu artan yerlere yılda 4 ay 5 ay ödemeler yapılsın, diye gündeme getirildi; hep vereceğiz denildi ama hiç verilmedi. Ve böyle olunca da, mecliste konuşma yapıyorum. Seyhan Belediyesi’nden bir tane, Sarıçam’dan bir tane, Çukurova’dan bir tane çöp arabası almaya çalışıyoruz, veriyorlar. Mazotu ve işçiyi ben veriyorum. Normalde onlar araçlarını verirken bana personel ve yakıtıyla vermeleri lazım. Çünkü onlarda ihaleyle veriyorlar ve o firmalardaki müteahhitlerde o paraları alıp cebine koyuyorlar. Ama burada her şey bana ait.Ben yaz dönemi için geçici işçi alıyorum; sigortası, maaşı falan hakikaten başlı başına bir problem.

Bunları aşmaya çalışacağız; ama bunlara rağmen mazeretlerin arkasına sığınmak yok. Ben burada 2 dönemdir muhalefet partisinin belediye başkanlığı yapıyorum. Mustafa Çay,‘muhalefette nasıl hizmet yapılabilirin’ en önemli isimlerinden biridir.Bayanlar için spor salonlarının, 8-10 meslek edinme yerlerinin, botanik parkının olduğu, piknik alanlarının yapıldığı, çok şahane bir tabiat parkı, restoran, kafe, şelale her şeyin ortaya konduğu bir ambiyansı yaşıyoruz. Onun dışında Pozantı, toprak bir tane bile yolun kalmadığı sokakları yaşıyor. Sosyalleşme anlamında gençlik merkezimiz, onun dışında sosyal aktivitelerimiz devam ediyor.

 

Bu faaliyetleri biraz açabilir misiniz?

Pozantı Sporun onursal Başkanı sıfatıyla bugün Adana Mustafa Çay’ın olmadığı dönemde küme düşen takımlar, Mustafa Çay gelince iki yıl üst üste şampiyon oldular. Bunların hiç biri tesadüf değildir. Başarının en büyük anahtarı, azim, kararlılık, inanç ve disiplinli olmak. Bunların hepsini içinizde barındırıyorsanız ve insanlara bunu aktarabiliyorsanız siz başarılı bir belediye başkanı, başarılı bir birey oluyorsunuz ve toplumunuz huzurlu oluyor. Ekonomik canlılık oluyor. Ve biz bunları sağlamaya çalışıyoruz. Şu an tamamen bütün işlerimizde eskiden hazır betonla yaptığımız duvarlarımızı bile şu an bütçemizi daha uygun kullanabilmek adına dağlardan kırdığımız taşları getiriyoruz, kepçemizi getiriyoruz, kamyonumuzla taşıyoruz ve hiç ihalesiz bir şekilde… Sadece esnaftan çırak alıyoruz ve kendi işçilerimizle şu an daha ekonomik daha konforlu gözüken yollar açıyoruz, duvarlar yapıyoruz. Ve bayramdan sonra Pozantı Belediyesi’nin kendi şirketine çalışacağı, kimseye peşkeş çekmeyeceği şekilde bütün işletmeleri kendimiz yapacağız. Kimsenin rantla, parayla konuşacağı bir şeyi olmayacak. Hepsi denetime tabi şirketimizi işleteceğiz. Bu dönemle ilgili benim en büyük hayallerimden birisi, Cumhur ittifaklı belediye başkanlığının verdiği en büyük avantajlarından yararlanmak istiyorum. Bir proje yaptırmak suretiyle Pozantı’yı tam kucaklayacak noktada olan stadyumun oradan gişelerin girişine kadar olan kısmını bir kanal içerisine aldırabilmek, en büyük mücadeleyi orada vereceğim. Bunu çok dillendirdim, seçim döneminde. Bu noktada bunu başarabilirsem Pozantı’nın şu E-5’in üzerinde geçiş noktasındaki yolu Sanayi Sitesi yaparak, güzel bir kanal içerisinde insanlara sandal gezisi yaptırarak, set kurulup enerji üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Bütçeniz bu projeleri karşılayabilir mi?

Değişik alternatiflerdir bunlar bizim belediyemizin bütçesiyle yapılabilecek işler değil. Bizim düşüncemizle ve mücadelemizle takibi sağlanması gereken ama devlet yatırımı ya da özel sektör yatırımıyla gerçekleşecek konular. Bununla ilgili mücadele vereceğim. Pozantı için hiç bir şey yapmasak bile bunu yaparak zenginlik kazandırmış olacağız. Ama Akçatekir yoğun nüfuslu olan bir bölge. Daha önce Akçatekir’in girişine yapay şelaleler yaptırdık, girişini güzelleştirdik. Karayolları Bölge Müdürüyle yaptığım ciddi görüşmeler, kurul toplantılarında Vali bey’in desteğini arkama alarak yaptırdığım yazışmalar sonucunda ve büyük bir uğraş sonunda Akçatekir’e hem kaldırım yolu hem de parke taşı yaptırmıştık. Parke taşı yapılırken aynı zamanda yağmur sularının tahliye edilmesini ASKİ’den yağmur tahliye aktarma yaptırmıştım. O ciddi anlamda Akçatekir’i biraz rahatlattı. Adana Büyükşehir Belediyesiyle ciddi bir planlamayı Aski’ye, altındaki su borularını bugün günün şartlarına uygun borular halinde değiştirmek suretiyle, sonra yürüyüş yapmak isteyenler için yaklaşık 3 bin 300 metre; yani, gidişli gelişli 6 kilometreye yakın insanların yürüyüş yapabilecekleri karşılıklı kaldırımlar yaptırdık. Ve sıcak asfaltla mükemmel bir kavşak haline geldi. İnsanların oturabilecekleri parklar yaptık. Akçatekir’de geçen dönem içerisinde toplam 153 tane sokağı ya asfalt ya parke taşı yaptık. Bu yaptığımız parke taşlarından bir kısmını vatandaş kendi parasıyla aldı, işçiliğini biz yaptık. Kendi imkanlarıyla parkesini alana yollarını biz yaptık. Ama 1000 sokağı olduğu için ne yaparsanız yapın arada kayboluyor, görünmüyor yaptığınız. Tekir böyle sıkıntılı bir yer. Daha önce Saimbeyli’de temelini attılar; burada da hem kanalizasyon sistemi hem de arıtma sistemiyle ilgili 4 ilçeden birisi Pozantı. Hüseyin Sözlü planlamıştı; aslında projesi hazırdı. Tabii Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ne yapacak bilmiyoruz. Başkan Karalar’ın da desteklerini bekliyoruz. Akçatekir’in en büyük problemi altyapı. Yani her tarafta koku var, sularda sağlıksızlık var, insanların yaşamında sağlıksızlık var. Bunun giderilmesi lazım.

Önümüzdeki dönemde turizm odaklı hangi projeleri hayata geçireceksiniz?

Biz de buna yoğunlaştık. Bir kır kahvesi yapacağız, kır lokantası yapacağız, insanların mesire alanlarında kullanabileceği tuvaletler yapacağız, barbeküler oluşturacağız, piknik masaları koyacağız, doğal yapay şelaleler yapacağız. Yani oraya insanların akın akın geleceği, oturacağı, dinlenebileceği çok büyük bir proje gerçekleştireceğiz. Ve Tekir için belki de hayati önem taşıyan bir proje olacak bu.

Teleferik projeniz vardı; onunla ilgili neler yapılıyor?

Ben ‘teleferik yapılacak demedim’ hiçbir zaman; hayalimi söyledim. Bu gün teleferik yapmanın bir anlamı yok, bu dediğim kanalı yaparsanız şimdi ormanın içinde bindireceksiniz adamı teleferiğe zaten erozyonlu bir bölge hiçbir anlamı yok. Geçen günlerde Ordu’daydım ben de teleferiğe bindim ama çıktığınız zaman yeşil bir alan görüyorsunuz. Yani çıktığınız yerin bir anlamı olmalı. Bunları yapabilmek için de önce şuranın bir rehabilite olması lazım. Vizyonu ve doğruyu düşünmek; yapabileceklerinizi söylemek lazım, hayalin peşinden koşmak lazım. Bunlar bizim bütçemizle olacak işler değil; projelerle olacak işler. Pozantı için bunların hiç biri olmaz, olamayacak şeyler değil. Biz inandığımız yolda yürüyoruz. Bu zamana kadar bu memlekette ifade edipte gerçekleştiremediğim hiçbir proje olmadı. Fazlasını yaptım ama hiçbir şey eksik kalmadı. Tabii bizi çok ilgilendiren önemli bir projemizde hemen kültür merkezimizin önünde kültür kamp projemiz vardı. Yaklaşık 5 milyonluk bir proje. Yüzde 30’unu Pozantı belediyesi karşılayacak, yüzde 70’ini Büyükşehir karşılayacaktı. İhalesi yapıldı ama şartnamesinden dolayı proje iptal edildi. Seçimden sonra Nisan ayında ihaleye çıkacaktı, şu anda bekliyor. Onun akıbetinin ne olacağını şu an bilemiyorum. Biz ısrarla gündeme getirmeye devam edeceğiz. Çünkü bu Pozantı’nın hakkı.

Yabancı turistlerle ilgili çalışmalar var mı?

Bizim bölgemiz yabancı turistleri çekecek kadar yer yok. Ama Ak Köprü bizim çok tarihi bir köprümüz. Osmanlı döneminde vergi alınan ve hala ayakta olan bir köprü. Butik otel tarzında oteller yapıp, yaşlı turistleri buraya çekecek projeler vardı. Bunlar hala var ama işte süreç yavaş işliyor. Yabancı turistten daha çok biz yerli turizme ağırlık veriyoruz. İskenderun’dan Mersin’e, Adana’dan Konya’ya, Niğde’ye, Ereğli’ye her yerden hemen hemen her gün 7-8 tane dış çekim için gelen gelin damatları görüyoruz. Biz bunu arttıracak özellikler ortaya koymaya başladık.

 

 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER