SAROS BAŞARININ GURURUNU YAŞIYOR

SAROS BAŞARININ GURURUNU YAŞIYOR



ÖZEL RÖPORTAJ-BETÜL ERTUĞRUL

SAROS seçim öncesi anketlerinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığını CHP’nin kazanacağını bilen tek anket firması oldu. .

Seçim öncesi SAROS Zeydan Karalar’ın, Gezici de Hüseyin Sözlü’nün önde olduğu anketleri paylaşılmıştı. Gazetemiz Metropol’de “Hangisi gerçek, hangisi yalan” başlığı ile iki anketi haber yaparak kamuoyunda gündeme getirdi. Seçim sonrası Zeydan Karalar’ın Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanması ile SAROS yaptığı ankette kimin kazanacağını önceden Adanalılarla paylaşmanın gururunu yaşadı.

Siyasal ve Sosyal Araştırma Servisi (SAROS), Mart ayı içerisinde 1208 seçmenle yüz yüze görüşerek bir anket yaptı. SAROS’a göre CHP’li Zeydan Karalar, yüzde 57,6 oranında oy alıyor ve Büyükşehir Belediye Başkanlığını garantilemiş görünüyordu.

31 Mart Yerel seçimleri öncesinde en çok konuşulan konulardan biri de anket şirketlerinin yapmış olduğu çalışmalardı. Birçok araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmalar manipülasyon iddialarıyla da gündeme gelmiş ve kamuoyunda bu durum sıkça tartışılmıştı.Seçimlerin geride kalmasının ardından gözler tekrar anket şirketlerine çevrildi. Adana’da sonuçlara en çok yaklaşan şirket ise CHP’li Zeydan Karalar’ın yüzde 57,6, MHP’li Hüseyin Sözlü’nün ise, yüzde 41,5 oy alacağını tahmin eden SAROS oldu.

Siyasal ve Sosyal Araştırma Servisi (SAROS)’un Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Eptemli, gazetemize nezaket ziyaretinde bulundu. Yönelttiğimiz sorulara içtenlikle yanıt veren Burhan Eptemli ile yapmış olduğumuz röportajı sizlere aktarıyoruz.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Burhan Eptemli, 1979 yılında Adana’da doğdum. Siyasal ve Sosyal Araştırma Servisi (SAROS)’un yönetim kurulu başkanıyım. 1997 yılında başladığım bu sektörde 2006 da Adana’da kendi ofisimi açarak iş hayatına atıldım. 2011 de İzmir’e 2016’da da Ankara’ya ofis açtık. 2016’da merkezimizi Ankara’ya taşıyarak faaliyetlerimize devam ettik. Araştırmalarımızı tüm Türkiye’de yapmaktayız. 7 Haziran, 16 Nisan ve 24 Haziran seçimlerini en iyi bilen firmalardan biriyiz. Bizim bir prensibimiz var, “Doğru tektir oda haktır. Biz her zaman doğruyu hakkı söyleriz.”

Yapmış olduğunuz anketlerde genellikle doğruya en yakın sonuçlar elde ediyorsunuz. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

İstanbul’u biz bilerek vermedik. Sadece İstanbul baş başa gidecek dedik. Çünkü bir algı operasyonu olmasın. Şöyle şeylerde gördük, baş başa gidiyor ve kimin alacağı da belli değil. İşte 50’ye 49 derdik, Cumhur ittifakının lehine versek bu sefer Millet ittifakı kazanacak. Millet ittifakı lehine alsak bu seferde Cumhur ittifakı alır. İnsanlar şuna bakıyor, kim aldı diye bakıyor. Oranlara veya hata payına bakmıyor. Bu yüzden İstanbul’u vermeme kararı aldık. Ankara’nın, İzmir’in, Adana’nın oranı zaten tuttu. Balıkesir için 1 puanla seçimi kaybediyor dedik ama 1 puanla aldı. O yüzden araştırmacılar doğru bir şekilde çalışırsa ve algı yapılmazsa gerçek sonucu bilirler.


AK Parti için genellikle anket çalışmaları en önemli çalışmalardan biridir. Sizce AK Parti, bu dönem anket çalışmalarına önem verdi mi ve ne derece kullandı anketleri?

AK Parti Genel Merkezi farklı bir strateji uyguladı. Anketlere evet önem verdi fakat son dakika Sayın Cumhurbaşkanımız çıktı, ‘Biz anketlere güvenmiyoruz, anketler patlayacak’ dedi. Kendisi de araştırmada çıkan gerçek sonuçları biliyordu, bu da bir algıydı. Çünkü anket firmaları gerçekleri yansıtmaya başladılar, gerçekleri söylemeye başladılar. AK Parti Genel Merkezinin yanında duran araştırma firmaları ortaya çıkıp sonuç söylemediler bile. Gerçek sonuçları herkes biliyordu fakat Sayın Cumhurbaşkanımız güvenmiyorum dedi. Güvenmiyorum demesi de doğruydu çünkü taraf olan ve olmayan herkes farklı bir sonuç veriyordu. Genel Merkez araştırmaya önem veriyordu ve araştırmaların sonucunda da gerçekleri biliyordu. Fakat maalesef ki, biz araştırmacıların bölünmesinden dolayı güvenimizi yitirdik, gerçekçi olamadık.

Taraf olan anket firmaları sizce bir yanılgıya düşürmüyor mu insanları?

Siyasetçiler eğer gerçek sonuçları istiyorlarsa şöyle bir çalışma yapabilirler. Örneğin bizimle çalışan Belediye Başkanı ‘bana gerçek sonucu ver, eğer kötü ise sonucu ben basına farklı bir sonuç vereyim’. Bu şekilde verilen sonuç algı araştırmasıdır ama kendisi gerçek sonucu bilir. Böyle yapan Belediye Başkanları vardır. Bunda bir mahsur görmüyorum, olabilir. Çünkü basında çıkan sonuca halk itibar edeceği için böyle bir şey yapabilir. Ama şunun araştırma sonucu, bunun araştırma sonucu diye isim vermemesi lazım. Benimle çalıyorsa eğer ben doğru ne ise vermek zorundayım. Başkasıyla çalışıyorsa da aynı şekilde.



Peki bunun bir yaptırımı yok mu? Basında iki tane anket firmasının SAROS ve GEZİCİ’nin anket sonuçları servis edildi ve aralarında 30 puan fark vardı. Burada bir yaptırım yapılması gerekmiyor mu?

Araştırma firmalarının şu kurtuluşu vardır, biz bu Pazar bir seçim olursa diye seçim günü anket yapmıyoruz. Bir hafta, on gün hatta bir ay öncesinden yapıyoruz. Tutturamadık diyelim, elçiye zeval olmaz mantığından hata payı bizim kurtuluş yönümüzdür. Örneğin sonucu tutturamadıklarında, ‘ya sonuç tutmadı, ben 10 gün önce yapmıştım ve o zamanın sonucuydu. Belediye Başkanı ne hata yaptı’ oluyor. Basında çıkan son iki günde, şehit haberi ve buna benzer haberler bir iki puan düşürür. Bizim daha önce yaptığımız bir çalışmada Zeydan Başkan 24 puan öndeydi. Fakat Sayın Cumhurbaşkanımızın miting yaptığı her ilde en az iki üç puan yükseliyor. Burada da Cumhurbaşkanımızın Adana’ya gelmesi, miting yapması, basında çok fazla yer alması, ister istemez Cumhur ittifakının oylarını arttırdı. O yüzden hiçbir araştırma firmasının yaptırımı yoktur. Sadece yaptırım gücü devlet eliyle olursa olur.


Vatandaş çok fazla anketlere katılmak istemiyor, çekimser kalıyor. Anket yaparken son yıllarda zorlandınız mı?

Ben 1997 yılında anketör olarak başladım bu işe. Soruları sorduğumuzda karşı tarafta cevap vermek istemeyen çok oluyor. Mesela Pazar günü seçim oldu, pazartesi anket yapsak kime oy verdiğini hatırlamıyorlar. Fakat soru içerisinde,  çaprazlama sorularla gidildiği zaman zaten kendisini belli ediyor. İnsanlarımız da o kadar dolular ki, bir ankete başladığımız anda ikna etmek çok zordur. İkna edip, ankete başladığınız anda hükümetler yıkıp, hükümetler kuruyor. Çok zor oluyor ikna etmek. Biz anket yaptığımız kişinin, adını, soyadını ve telefon numarası gibi bilgilerin tamamını alırız. TC numarası ve imza attırmak hariç hepsini alırız. Bu bizim kontrol mekanizmamızdır, anketör bu anketi yaptı mı, yapmadı mı diye kontrol ederiz. Halk, Belediye Başkanıyla ilgili bir şey olduğu zaman, Belediye Başkanını sevmiyorsa gerçekleri söyler. Ankete katılım çok zor değil, cevap almak zordur. Çaprazlama sorularla da net sonuca gidiyoruz. Örneğin, ’31 Martta yapılacak yerel seçim için hangi partiye oy vereceksiniz’ diye sorduğumuzda insanlar kararsızım diyor. Bu sefer kararsızım diyenlere şöyle bir soru soruyoruz, ‘kendinizi hangi ittifaka yakın hissediyorsunuz’ dediğimizde ya Cumhur ya da Millet diyorlar. Vatandaş orada şunu düşünmüyor, ‘ya ben hangisine yakın hissettiğimi söylediğim an da zaten partim ortaya çıkacak’ diye düşünmüyor. Yakın hissettiğine yüzde 99 oyunu verecektir. 


 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER