‘SORUNLARIN TEMELİNDE EKONOMİ YATIYOR’

 ‘SORUNLARIN TEMELİNDE EKONOMİ YATIYOR’

Adana’nın duayen siyasetçilerinden İsmet Vursavuş, Türkiye’de ekonomi bozuldukça ve bir kesiminde israf arttıkça toplumdaki sıkıntıların da aynı oranda büyüdüğünü ifade etti.

 Son yıllarda özelleştirme kapsamında birçok kamu yatırımının elden çıkartıldığını hatırlatan Vursavuş, ülkede işsizlik rakamlarının devamlı yükselmesinin kaygı verici boyutlara ulaştığını kaydetti.

‘Vatandaşlar sorunlarının çözümü için arıyor’

21. dönem (1999-2002 yılları arasında) DSP Adana Milletvekili İsmet Vursavuş, siyasi yaşamını CHP’de sürdürüyor ve partinin düzenlendiği çeşitli etkinliklerde deneyimlerini paylaşıyor. Çukurova Metropol gazetesini ziyaret eden Vursavuş, Türkiye gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek için illaki mecliste olmanın şart olmadığını vurgulayan İsmet Vursavuş, “Halen peç çok vatandaş bir sorunu olduğunda bizleri arıyor. Onların sıkıntılarına çözüm bulmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” dedi. 

‘İç ve dış politika bir bütün’

Türk iç siyaseti dünya siyasetinden ayrı tutmamak gerektiğini belirten Vursavuş, “Türkiye dünyanın diğer ülkeler ile çok konuda entegre olmuş durumda. Bağımızı koparamayız. Bundan doyalı iç ve dış politikayı birbiriyle bağlantılı; bir bütün olarak ele almak lazım.” diye konuştu.

‘Pek iyimser değilim?’

Bugün ülkenin gidişatı ile ilgili pek iyimser olmadığının altını çizen Vursavuş, bunun nedenlerini “Çünkü dış siyasette çok diplere vurduk.  İçeride ekonomik sorunlar var. İsraf, adaletli gelir paylaşımının olmaması, işsizliğin bu derece yüksek oluşu halkı huzursuz ediyor. İşçi, memur, esnaf; bütün kesimler bu olumsuz ekonomik tablodan etkileniyor. Genç işsizlik büyük bir problem. Üniversite mezunları umutsuz, iş bulamıyor. Herkes ‘acaba iş bulabilir miyim?’ derdinde… Bizler üniversiteyi bitirdiğimizde 1 gün sonra işe girdik; demek ki daha şanslıymışız. Ama o şans maalesef şimdi gençlerimde yok.” şeklinde açıkladı. 

‘Hangi sorunu anlatayım?’

Sözlerine, “Türkiye’nin sorunları o kadar çok ki hangisini anlatalım.” diye devam eden İsmet Vursavuş, her gün medyaya yansıyan şiddet içerikli haberlerin yoğunluğuna işaret ederek, şöyle  devam etti: “Her yıl yüzlerce kadın öldürülüyor, darp ediliyor. Tüm bu olumsuzlukların temelinde 1. derece ekonomik sorunların yattığını düşünüyorum. Her şeyi ekonomiye bağlıyorum. Ekonomi bozuluyor, israf artıyor. Devletin anormal bir harcaması var. Sıkıntıların daha da artacağını tahmin ediyorum. Özellikle 2007’den sonra peç çok kamu yatırımının elden çıkarması ile işsizlik süratle arttı. İşsizlik sadece bir aileyi değil; esnaf ve toplumun diğer kesimlerini de etkiliyor. Kısacası ekonomi hiç iç açıcı değil; gelir dağılımı dengesiz. Bu olumsuz tablo süratle devam ediyor. Fakir daha fakir, zengin daha zengin hale geldi. Enflasyonu yüzde 8.5 olarak açıklıyorlar. Enflasyonun yüzde 30’dan aşağıda olduğunu zannetmiyorum. Çünkü alışverişimi ben yapıyorum.  Dışarıda ben geziyorum, görüyorum. Kesinlikle enflasyon yüzde 30, 35’ten aşağı değildir. Pazara da ben gidiyorum. Fiyatları özellikle merak ediyorum. Halkın sıkıntılarını gözlemliyorum. Ucuz alışveriş yapmak için pazarın sonunu bekleyen o emeklileri, teyzeleri, amcaları ve ablaları gördükçe üzülüyorum. Daha önce bunlar yok muydu? Çok azdı; süratle arttı bu insanların sayısı… Gelir dağılımında makas çok açıldı. Kimi zaman ‘şu kadar milyoner sayısı arttı’ deniliyor. Geliri düşen insanların sayısı da çığ gibi artıyor. Hükümetin özellikle buna bir çözüm bulması lazım.”

‘Ülke KHK ile yönetiliyor’

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün parlamenter demokratik rejimi getirmesi ile ülkenin yüzünü dünyaya ve muasır medeniyetlere çevirdiğini anlatan İsmet Vursavuş, şu görüşleri dile getirdi: “96. Yılını kutladığımız Cumhuriyetimizin kazanımlarını maalesef son 17 yılda yavaş yavaş kaybetmeye başladık. Hükümetlerin şeffaf olması gerekiyor. Parlamenter sistemde parlamento demokratik seçimlerle oluşuyor. Oluşan parlamentoda  Bakanlarımız, milletvekillerimiz yazılı sözlü soru önergeleri ile halkın sorunlarını dile getirip, çeşitli taleplerde bulunuyor.  Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile maalesef bundan uzaklaştık. Bugün atanan Bakanlar adeta birer danışman gibidir. Bırakın vatandaşı, milletvekilleri bile Bakanlara  ulaşamıyor. Parlamenter sistemde milletvekilleri halkın içindedir. Halk Bakanları ile bire bir muhatap olabiliyordu. Ama artık bundan uzağız ve tek ses var; o da sarayın dediği kanun oluyor. Kanunun hükmündeki kararnamelerle (KHK) ülke yönetilmeye çalışıyor. Bu demokrasiden uzaklaşmamız anlamına geliyor.” 




 


 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER