YÜREĞİR’E ADAYIM

YÜREĞİR’E ADAYIM

Siyasetçi-Avukat Müslüm Susar, Çukurova Metropol Radyo’da Deniz Tengip’in hazırlayıp sunduğu ‘Kent ve Gündem’ programına katıldı. Canlı yayın sırasında, Yüreğir Belediye Başkan Adayı olduğunu açıklayan Susar, önemli değerlendirmelerde bulundu. Susar; “Yüreğir Belediyesi’nin doğru yönetildiğine inanmıyorum. Vatandaşların isteklerine, taleplerine cevap verdiğine inanmıyorum. Doğru projeler üretilip, hayata geçirildiğine inanmıyorum. Bu nedenle tüm Yüreğirli kardeşlerimin, dostlarımın yanında olabilmek, onların isteklerine uygun bir belediye başkanı olarak hareket edebilmek adına, Yüreğir Belediye Başkan adayıyım.”dedi.

BELEDİYE 36 MİLYON LİRA BORÇLU 
Siyasetçi- Av. Müslüm Susar, Yüreğir Belediyesi’nin 2019 yılına kadar borçsuz bir belediyeyken, şu anda 36 milyon Lira borç yüküyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, şu ifadelerde bulundu.“Bildiğim kadarıyla yaklaşık olarak 20 adet daire, 11 adet iş yeri ve çeşitli bölgelerde arsalarla birlikte kendisini artıya çıkarmış,  borçlu olmayan bir belediyeydi.  Aradan geçen zaman içersinde, 2020 yılında bütçesi 36 milyon Lira cari açık veren bir belediye haline geldi. Bu benim söylediğim bir şey değil, kendilerinin internet sitesinde paylaştıkları 2020 yılı geliri. Şu an Yüreğir Belediyesi borçlu bir belediye. Eğer değilse ilgililerin açıklamasını istiyoruz. 2020 yılı içerisinde Yüreğir Belediyesi’nde 1.460 personel var. Personel gideri olarak 39 milyon lira gösterilmiş, 5 milyon liraya yakın SGK prim giderleri gösterilmiş, 44 milyon lira personel gideri bütçede yer alıyor. 1.460 personelin 206’ sı memur, 89’ u işçi, 58’ i sözleşmeli, 937’ de normal personel işçi kardeşimiz var. Bu bana göre yanlış, yanlış olan işçi alımı değil kadro şişkinliği. Yüreğir Belediyesi özel yatırıma çok açık bir bölge. Belediyenin iştiraki olan şirketler var. Bu şirketler vasıtasıyla yatırımlar yapılabilir ve o yatırımcılarla yapılan sözleşmelerde, bölgemizin insanları istihdam edilebilir.” dedi.

ÖTEKİLEŞTİRDİLER
Av. Müslüm Susar, Yüreğir’in çocuğu, gerçek has evladı olduğunu vurgulayarak, “Yüreğirli kardeşlerimin eşit bir şekilde hizmet alabilmesi için, bildiğim doğruları söylemekten hiçbir zaman imtina etmeyeceğim.”dedi. Susar yaptığı değerlendirmede ; “ Yüreğirli kardeşlerimizin derdi benim derdim, mutluluğu benim mutluluğum. Cenabı Allah nasip etti, 2019 yılı seçimlerine kadar bizler meclis üyeliği görevini arkadaşlarımızla beraber ifa ettik ve elimizden geldiğince de Yüreğir halkına faydalı olmaya çalıştık. O dönemin Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan ve tüm meclis üyesi kardeşlerimle, bürokratlarla ve tüm siyasetçilerle işbirliği yaptık. Yüreğir’in çehresini birlikte değiştirdik. Mahmut Bey bizim partimizin bünyesinde olan bir belediye başkanı değildi, ama kendisine bir talep yönettiğimizde, makul bir fikir olduğunda bürokratlarına gerekli talimatları verir ve bizler o taleplerimizin hayata geçirildiğini görürdük. Bugün baktığımızda bu talepleri değerlendiren bir idareyle karşı karşıya değiliz. Ben bilirim anlayışıyla insanları ötekileştirdiler.” diye konuştu.

NEFES ALMAYA İHTİYACI VAR 
Yüreğir’in iyi yönetilmediğini dile getiren Susar, her türlü hizmete aç bir bölge olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti. Av. Müslüm Susar; “Yüreğir’de dilediğiniz projeyi yapabilirsiniz. Sayın Belediye Başkanımız Kocaispir’in de ‘Derdimiz İnsan’ sloganında olduğu gibi. Tabi bu gerçekten derdi insan olanlar için geçerli. Yüreğirli her türlü hizmete aç. Yüreğir yoğun göç aldığından bu yana gecekondulaşma çok fazla. İmarı çok kolay çözülebilecek bir bölge değil. Aslında vatandaşla idare arasında, ciddi manada bir bağlantı sağlanırsa, özgüven oluşursa, yerinde dönüşümde, kentsel dönüşümde yapılabilir. Ama vatandaşın Yüreğir’de nefes almaya ihtiyacı var. Sosyal aktivitelerde sıkıntı var. Gençlerimizin, çocuklarımızın eğlenebilecekleri, tiyatro, bale dans kursları, sportif faaliyetlere ihtiyaçları var. Bunları geliştirebilmek adına büyük markaları cezp edecek teklifler yapmak zorundasınız. Bugün çok kaliteli, dünya markası bir mağaza Yüreğir’de yok. Geceleri Yüreğir’in sokaklarında insanlar yürümeye korkuyor. Güvenlik zafiyeti elbette belediyenin sorumluluğunda değil. Ancak Yüreğir’de uyuşturucu kol geziyor.”şeklinde konuştu. 

OMUZLARA YÜKLEDİLER 
Yüreğir İmar AŞ.’ye yapılacak atamaların meclis kararıyla yapılması gerektiğini ileri süren Av. Müslüm  Susar,  birçok ismin yetki alınmadan atandığını iddia etti. Susar ; “Yüreğir İmar AŞ. ’ye yetki alınmadan atamalar yapıldığı, Türkiye Sicil Gazetesiyle belgeli. Atanan kişiler Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Gülbir. Adana Büyükşehir Belediyesi’nden Yüreğir Belediyesi’ne transfer edilen müdür Recep Demirci, Adana Büyükşehir Belediyesi’nde yıllarca görev yapmış değerli bir bürokrat Kaşif Barut ve son günlerde ismi basın yayın organlarında geçen, Fetö’den hakkında soruşturma başlatılan, Atatürk’e hakaretten tepki toplayan eski Kültür ve Basın Müdürü Osman Nuri Ünsal. Bu arkadaşlar zaten belediyeden yeteri kadar maaş alıyorlar. Sizler buraya bunları atayarak, tekrar maaş almasını neden sağlıyorsunuz? Almıyorlarsa çıkın açıklayın bizde size teşekkür edelim. Burada ki birçok şahıs devlet memuru, yarın Vergi- SGK borçlarından bu arkadaşlar sorumlu olacaklar. Yarın İmar AŞ’ de tespit edilip bir liralık kazanç onlara zimmet olarak çıkacak. Bu yükü bu insanların omzuna neden yüklüyorsunuz? Diğer başka bir husus ise; Doğruluğu benim tarafımdan teyit edilmiş, Ortepedia Hastanesi’nden İmar AŞ’ye kesilen bir sağlık faturası var, bu fatura neye istinaden kesildi?” 

İNSANLAR MAĞDUR EDİLİYOR
Çarpık kentleşmenin Yüreğir’in kaderi olmadığına dikkat çeken Susar, şunları kaydetti; “Yüreğir Belediye Başkanı Kocaispir Bakanlarıyla yaptığı görüşmede Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde Kentsel dönüşümün başladığını ve hak sahipleriyle birebir görüşülerek bütün insanların gönüllerinin hoş edileceğini ve çok güzel bir manzaranın ortay çıkacağını belirtmişti. Hatta Yüreğir Belediyesi’nin resmi sitesinde hak sahipleriyle birebir görüşüleceğini bildirerek, süreçle ilgili bilgi veren Başkan Kocaispir, şunları paylaşmıştı. ‘Mahalle sakinlerimizin heyecanla beklediği an geldi. Artık birebir görüşmeler başlıyor. Bakanlığımız GEDAŞ Firması birkaç gün içerisinde mahallemizde ofislerini faaliyete geçirecekler. GEDAŞ Firması tarafından diğer çalışmalar kısa süre içerisinde yapılacak’. Bu paylaşımdan sonra bir vatandaşa evi boşalt dediler. Yani riskli yapı doğru. Orada bir sel meydana geldi doğru, ama orası gariban insanların yaşadığı bir bölge. Orada ki insanlara maddi ver manevi anlamada doygunluk sağlayacak bir şey sunulmaz ise bu insanlar mağdur edilecek.” 

YAŞAMAYAN BİR FİRMAYA İHALE VERİLMİŞ
Yüreğir Belediyesi’nin ihalelerinden söz eden Av. Müslüm Susar, dikkat çekici iddialarda bulundu: “Yüreğir Belediyesi’nde 02.05.2019 tarihinde pazarlık usulü kamu ihale kanunun maddesi. Belediye’nin sosyal ve kültürel etkinliklerinde kullanılmak üzere plastik masa ve sandalye alınması işi ihaleye çıkarılıyor ve 27.05.2019 da 297 bin TL’ ye sözleşme imzalanıyor. Ben bedele ilişkin hiçbir yorum yapmıyorum. Firmaları da deşifre etmek istemem. İlgili kurum ve kuruluşlar benden bu belgeleri isterler ise vermeye hazırım. İhaleyi alan firma Ticaret Sicil’ de terk edilen bir firma. Yani resmi olarak yaşamayan bir firmaya ihale verilmiş durumda. Kamu İhale Kanunun 21 inci ( f ) maddesi doğal afetler, salgın hastalıklar, can ve mal kaybı vb. gibi zorunlu hallerde idarenin başvurabileceği bir pazarlık yöntemidir. Öncelikli olarak yeterlilik belgesi istenir, yeterlilik belgesinden ziyade farklı farklı en az 3 firmadan teklif alınır. Eğer bu firmadan yeterlilik belgesi istenmişse, bu firmanın temin edip vermesi mümkün değil. İstenmemişse de terk durumda olan bir firmaya zaten ihale verilmesi suçtur.” 

YETERLİLİK BELGESİ YOK 
Yayın sırasında belgelerle açıklamalarda bulunan Susar, şu ifadelere yer verdi: “Şimdi yine pazarlık usulü madde (b) ye göre doğal afetler salgın hastalıklar vs. buna istinaden acil durumlar haricinde yapılan ihaleye başvurulmuş doğrudur. 3 katlı lastikli maske ihalesi yapılmış. Bu ihalede dikkat çekici bir durum var. 9 Eylül 2020 tarihinde kurulan firmaya 24 Aralık 2020 tarihinde ihale verilmiş. Sadece bu değil bunun gibi birçok firma var. Birde dezenfektan ve maske ihalesi birbirinden ayrıştırılacak ihaleler değil. Tek bir ihale, yani açık ihaleyle çıkartılabilecek tarzda ihaleler. Bu yola başvurulmuş olması acabamı dedirtiyor. 9 Eylül’de kurulan bir firmaya yeterlilik belgesi alınabilir mi?  Yine 27 Şubat 2020 tarihli ihale var. Yemek paketi hazırlanması ve dağıtımı (yemek dışında) 312 bin 500 TL’ye, Fatih beyinde tüm Adana siyasi camianın da yakından tanıdığı AK Partili bir isme ihale edilmiş. Bu yemek paketi hazırlanması ve dağıtımıyla alakalı olarak, elbette yine yeterlilik belgesi aranmalı. Burada dikkat çekmek istediğim şey, seçimler kazanıldıktan hemen sonra kurulan, yeterliliği olmayan firmaların 21 (f) maddesi uyarınca ihale almaları.” 





















 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER