BAŞKAN ÇETİN; KAYNAKLARIMIZI DOĞRU YERLERE HARCIYORUZ

BAŞKAN ÇETİN; KAYNAKLARIMIZI DOĞRU YERLERE HARCIYORUZ

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Metropol Medya’da yayınlanan “Objektif” programına konuk oldu. Programda Gazeteci İlhan Geyik’in sorularını cevaplayan Başkan Çetin, kornovirüsle mücadele çalışmalarından belediyedeki yatırımlara kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. Belediyeyi akıllıca ve şeffaf yönetim anlayışı ve israfı engelleyerek yönettiklerini ifade eden Çetin, “Bu şekilde zaten bir kaynak yaratmış oluyoruz. İsrafı engellediğiniz zaman önemli ölçüde kuruma bir birikim sağlamış oluyoruz. Kaynaklarımızı doğru yerlere harcıyoruz. Belki bazılarını kırıyoruz, üzüyoruz; ama bu benim babamın parası değil ki… Daha özenli davranmak zorundayız. Dolayısı ile gelen az miktardaki parayı bile en verimli şekilde kullanıyoruz. Çok şükür Çukurova Belediyesi her vaadini yerine getiren bir kurumdur. Biz seçim zamanı ne vaat ettiysek hepsini yerine getirdik.” dedi. Çetin, İlhan Geyik’in yönelttiği sorulara şu cevapları verdi.

Koronavirüs ile mücadele çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Virüs tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hayatın tamamen değişmesine yol açtı. Bu süreçte tüm belediyeler pandemiyle mücadelede ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiler. Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Ufak tefek eksiklikler ve yanlışlıklar oldu mu? Oldu tabi... Maskelerin nasıl dağıtılacağı konusu bayağı speküle edildi. O süre zarfında belediye olarak maske bulma konusunda epey zorluk çektiğimizi söylemeliyim. Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde kadınlarımız maske üretimi yapıyorlar; ama personelimize bile yetmeyecek kadar. Bizim 1000’nin üzerindeki personelimiz devamlı sahada çalışma yürütüyor. Ateş ölçer, dezenfeksiyon gibi tedbirleri ilk önce belediye binamızda gerçekleştirdik. Genelgeler yayınlanmadan önce bizler kronik rahatsızlığı olanlar, hamileler, 12 yaş çocukları olan personellerimizi idari izinli saydık. Kreşlerimizdeki çocukları eve gönderdik. 13 Emekli Dinlenme ve 4 Kadın Sohbet Dayanışma Evlerimizi, Atatürk Kadın Yaşam Köyümüzü ile Toplum Merkezlerimizin tamamını mecburen tatil etmek zorunda kaldık. Bu arada dezenfeksiyon çalışmalarına başladık. Periyodik olarak Çukurova İlçemizin her cadde ve sokağını oluşturduğumuz dört ekiple dezenfekte ettik. Talep halinde bütün işyerleri ve evlerde dezenfeksiyon faaliyetleri yürüttük. Maske satışı yasak olmadan önce çok ucuza maske bulduk. 40 bin maske alıp ücretsiz dağıttıktan sonra yasak kararı çıktı.

Semt pazarlarında salgınla ilgili hangi tedbirleri aldınız?

Kaymakamlık, İl Ticaret Müdürü ve İlçe Emniyet Müdürü ile devamlı istişare halinde büyük bir uyum içerisinde bu çalışmaları yürüttük. Çukurova İlçesi’nde pazar kurulumu iki güne yayılıyor. Bazı aksaklıklar yaşanınca Valilik kararı ile bunu bir günle sınırladık. Pazarcı sayısının iki katı vatandaş alınacak diye bir düzenleme yaptık. Ancak Huzurevi Pazarında bir kargaşa yaşandı. Vatandaş birden bire oraya hücum etti. Engellemeye çalıştık. Daha sonra da bu karar kaldırıldı; tam tersine Pazar kurulum süresi uzatıldı. Bu şekilde daha düzenli oldu. Büyükşehir ile birlikte Pazar yerlerinin çizimini gerçekleştirdik.

Maske konusunu nasıl çözüm ürettiniz? 

Maskelerin marketlerde ve eczanelerde satılması kararı doğrudur. Vatandaş gidip 1 liraya ihtiyacı kadar maske alabilecek. Vatandaş bu maske hususunda işin para tarafında değil; maskeyi temin edemedi. Bizde Belediye olarak konunun para tarafında değiliz. En ucuza maskeyi bulmuştuk. 40 bin adetten sonra almamıza izin verilmedi. En son Valilikten temin ettiğimiz maskelerle personelimiz sahaya çıktı. Ama bundan sonra maske eksiğini tamamlayıp, ihtiyaç olan Pazar yeri gibi noktalara dağıtımını yapacağız.

Pandemi Kurulu ile ortak faaliyetlerinizden söz edebilir misiniz?

‘EN AZ VAKAYA RASTLANAN İLÇELERDEN BİRİSİYİZ’

İl Pandemi Kurulu ile çok uyumlu bir çalışma sergiliyoruz. Tüm çalışmaları el ele yürüttük. Sokağa çıkmaları sınırlanan 65 yaş üstü yüzlerce yaşlımıza her gün düzenli sıcak yemek servisi gerçekleştiriyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza gıda paketleri dağıtıyoruz. Büyükşehir Belediyesi ’de aynı şekilde yardımlarını sürdürüyor. Her şey gayet iyi gidiyor. Bu çalışmaların sonunda gurur duyarak söylüyorum; Büyükşehirlerin içerisinde en az vakaya rastlanan merkez ilçelerden biriyiz. Dezenfeksiyon çalışmaları, halkın bilinçli yaklaşımı, uyumlu çalışma ve alınan tedbirlerle Çukurova İlçesi’nde çok fazla virüs vakasına rastlanmadı. İnşallah salgını hep birlikte atlatacağız.

Koronavirüs bütün kişi ve kurumları ekonomik olarak geriletti. Bu zorlu dönem belediye gelirlerini nasıl etkiledi?
‘BENİM BABAMIN PARASI DEĞİL Kİ…'

Belediyeyi akıllıca ve şeffaf yönetim anlayışı ve israfı engelleyerek yönetiyoruz. Bu şekilde zaten bir kaynak yaratmış oluyoruz. İsrafı engellediğiniz zaman önemli ölçüde kuruma bir birikim sağlamış oluyoruz. Kaynaklarımızı doğru yerlere harcıyoruz. Belki bazılarını kırıyoruz, üzüyoruz; ama bu benim babamın parası değil ki… Daha özenli davranmak zorundayız. Dolayısı ile gelen az miktardaki parayı bile en verimli şekilde kullanıyoruz. Çok şükür Çukurova Belediyesi her vaadini yerine getiren bir kurumdur. Biz seçim zamanı ne vaat ettiysek hepsini yerine getirdik. Bir iki istisnası oldu; Öğrenci Yurdu bunlardan bir tanesidir. Bir iki nedenle bu proje uzadı. Şimdi bu projenin zeminini hazırladık. Süratle devam edecek. İnşallah Eylül ayında da burayı hizmete açmış olacağız. Yurdun kapasitesini 530’a çıkardık. Yarısı kız yarısı erkek Atatürk Öğrenci Evimiz hizmete açılacak. 100.Yılda Adana’nın en modern kapalı semt pazarını yapıyoruz. Bütün bunlar büyük harcama gerektiren işler; ama çok şükür biz altından kalkıyoruz. Huzurevleri Mahallesi’ne söz verdik; orada çok güzel bir kreş inşa ediyoruz. Hemen arkasında Mahfesığmaz Mahallesi’nde dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip Finlandiya Eğitim Modeline uygun bir kreş yapacağız. Asfalt çalışmalarımız havalar uygun sürece hep devam etti ve edecek. Şu ekonomik kriz ortamında bile Çukurova Belediyesi inşaatlarını devam ettiriyor.

İlçede temizlik hizmetleri konusunda neler söyleyeceksiniz?
‘VATANDAŞI İŞİN İÇİNE KATMAMIZ LAZIM’

Çukurova İlçesi pırıl pırıl. Baharla birlikte bir temizlik kampanyası başlatacaktık. Ama koronavirüs engeline takıldık. Asıl vatandaşı bu işin içine katmamız lazım. Avrupa’nın gezmediğim hiçbir ülkesi kalmadı. Gittiğimiz yerlerde ben bir tane belediye görevlisi görmedim. Ama her taraf pırıl pırıl. Çünkü kimse bir çöpü sokağa atmıyor. Atanı da şiddetle uyarıyorlar. Bu bilinci halkımıza aşılamamız lazım. Bizim toplam 1700 personelimiz var. Bu sayının 1000’i temizlikle ilgili sahada. 2 bin sokağımız var. Eğer bir şehir çok temiz olmakla anılmıyorsa bu belediyelerin suçu değildir; halkın suçudur. Biraz da iğneyi kendimize batırmamız gerekiyor. Aslan yatağında belli olur. Çukurova halkının bu konuda fena olmadığını söyleyebilirim. Fakat istediğimiz düzeyde değil. Bu bilinci de insanlara kampanyalarla insanlara aşılayacağız. En güzel sokak, en temiz site gibi bazı teşvik edici etkinliklerimiz de olacak. Bugüne olduğu gibi bundan sonra da bütün hizmetlerimizi ilerleterek devam ettireceğiz. 


Düzenli bir şekilde halk günü ve benzeri toplantılarla vatandaşlarla buluşuyorsunuz. Bu toplantılar konusunda neler söyleyeceksiniz?
‘HALKI YÖNETİME DAHİL EDİYORUZ’

Altı yıl önce halk günlerine başlarken bazıları bunun ‘riskli bir şey’ olduğunu söyledi. Ama ben ‘hayır’ dedim. Bugüne kadar tek bir olumsuzluk yaşamadık. Vatandaşın ulaşımını sağlıyoruz. Vatandaş geliyor, derdini anlatıyor. Bütün birimlerimiz orada hazır. Anında tüm sorunlar için harekete geçiliyor ve gereği yapılıyor. Bu halkı yönetime dahil etmektir. Halkla temas etmek çok önemli. Halk Günleri’ni bütün belediye başkanlarına da öneriyorum. Bazıları yapıyor, bazıları yapmıyor. 6 yıldır kesintisiz Halk Günleri’ni devam ettiren tek belediye Çukurova Belediyesi’dir. Ben ilk dönemimde yüzde 44, ikinci seçimde yüzde 60’a yakın oy aldım. Bu başarının sırrı bire bir halka dokunmaktır. 2019 seçimlerinde 104 gün boyunca Başkan Zeydan Karalar ile birlikte Çukurova İlçesi’nde elini sıkmadığım, halini hatırını sormadığım, desteğini istemediğim bir kişi kalmadı. Olması gereken bu. Pandemi döneminde yasak nedeniyle bu etkinliği (daha önce yaptığımız gibi) sosyal medya üzerinden ‘Sen Sor Başkan Cevaplasın’ şeklinde sürdürüyoruz.

Kimi zaman gündeme gelen Jurassic Park konusunda neler söyleyeceksiniz?

Jurassic Park’da ihale olmadı. Orayı ‘yap-işlet-devret’ modeliyle verdik. Oradan yüzde 10 kardan Belediyemize pay alıyor alıyoruz. Belediyenin kasasından 5 kuruş çıkmadan ilçeye bir tesis kazandırdık. Bir yatırımcı oraya bir yatırım yaptı. 15 yıl işletildikten sonra tesis Çukurova Belediyesi’nin olacak. Ondan sonra tesisin kapılarını ücretsiz bir şekilde vatandaşlara açacağım. Belediye adına akılı bir iş yaptık. Doğru yere harcamada bunu kastediyorum. Çukurova’yı cazibe merkezi haline getirmeye çalışıyorum. Nitekim de öyle oldu. Parkın girişinden her ilden akın akın ziyaretçiler geliyor. Adana’ya bir değer kattık. Üstelik Belediyenin kasasından tek kuruş harcamadan… Yine ‘yap-işlet-devret’ modeliyle Adana’ya dev bir akvaryum yaptıracaktım. Yatırımcıyı da bulduk. Fakat vazgeçtim. Çünkü; üç lira giriş ücretine laf söyleniyor. Dünyanın her yerine araştırdım, en düşük giriş ücreti 80 lira. Halbuki Adana’da olsun… Girişi de 500 lira olsun. İsteyen girsin.
Yeter ki Adana cazibe merkezi haline gelsin, istiyoruz.





 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER