RÖPORTAJ

  •   AŞIRI DİJİTAL KULLANIMI GÖZ RAHATSIZLIKLARINI ARTIRDI SPOT
    AŞIRI DİJİTAL KULLANIMI GÖZ RAHATSIZLIKLARINI ARTIRDI SPOT

    Dünyagöz Adana Hastanesi Başhekimi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Cüneyt Karaaslan, Metropol Medya’yı ziyaret etti. Çukurova Metropol gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Tanır Emre Üzelgeçici ile bir araya gelen Karaaslan daha sonra Çukurova Metropol FM’de Gazeteci İlhan Geyik’in hazırladığı “Objektif” programına konuk oldu. Programda pandemi döneminde göz hastalıklarında yaşanan sorunlara ilişkin soruları cevaplayan Opr. Dr. Cüneyt Karaaslan, pandemi nedeniyle yaşanan yaygın korkudan dolayı göz hastalıklarında sağlık kurumlarına başvuran hasta sayısında azalma görüldüğüne dikkat çekti. Karaaslan, “Pandemi döneminde 8-18 yaş grubunda evde bulunan çocuklarımız ister istemez farklı uğraşlar geliştirmek zorunda kaldılar. Sokağa çıkamadıkları ve sosyalleşemedikleri için online eğitim gibi sebeplerle; arkadaşlarıyla iletişimi devam ettirebilmek için yada sosyal medyanın etkisiyle özellikle ekran başındaki  zamanlarını çok arttırdılar. Dolayısıyla çocuklarda özellikle buna bağlı olarak aşrı şekilde göz ve dijital dünya ile olan ilişki nedeniyle gözün kırma kusurları dediğimiz miyopi hipermiyopi gibi durumların gizli olanı iyice açığa çıktı.” dedi. Opr. Dr. Cüneyt Karaaslan, programda yöneltilen sorulara şu yanıtları verdi: 

    Pandemi göz hastalıkları tedavilerini nasıl etkiledi?

    Pandeminin en şiddetli olduğu dönemlerde büyük bir marka olan hastane zincirimizin bize tanıdığı avantajlarla biz aslında hizmet vermeye tam olarak devam edebildik. Hastalarımızda bizden umdukları oranda eminim ki güzel hizmetler aldılar. Biz şunun avantajını kullandık; 19 şube ile önemli bir hastaneler zinciriyiz. Bu avantajdan bile daha önemlisi son derece temiz bir hastane olarak kaldık. Çünkü özel dal hastanesiyiz ve sadece göz hastalarına bakıyoruz. Tabi ister istemez bu pandemi süreci içerisindeki dezavantajları bizim için avantaja çevirdi. Fakat yine de başvuran hasta sayısında azalma olduğu gibi yaygın korku insanların göz sağlığına gereken önemi vermemesine sebebiyet verdi. Tabiki acil hastalara öncülük vererek baktık; ama rutinde devam etmesi gereken göz kontrolleri yada göz muayeneleri hastaların da pandemi sürecinde alınan önlemler nedeniyle (haklı olarak) bir miktar azalmış oldu. 

    ‘DİJİTAL BAĞIMLILIK ARTTI’
    Pandemi döneminde göz sağlımızı etkileyen faktörlerden bahsedebilir misiniz ?

    Pandeminin göz sağlığına etkisini özellikle çocuk göz sağlığı ve yetişkin göz sağlığına etkisi olarak sınıflandırarak başlamak istiyorum.  Çünkü pandemi döneminde 8-18 yaş grubunda evde bulunan çocuklarımız ister istemez farklı uğraşlar geliştirmek zorunda kaldılar. Sokağa çıkamadıkları ve sosyalleşemedikleri için online eğitim gibi sebeplerle; arkadaşlarıyla iletişimi devam ettirebilmek için yada sosyal medyanın etkisiyle özellikle ekran başındaki  zamanlarını çok arttırdılar. Dolayısıyla çocuklarda özellikle buna bağlı olarak aşrı şekilde göz ve dijital dünya ile olan ilişki nedeniyle gözün kırma kusurları dediğimiz miyopi hipermiyopi gibi durumların gizli olanı iyice açığa çıktı. Açıkta olanları da bir miktar artışa uğradı. Pandeminin yeni normal sürecindeki en önemli sonuçlarından bir tanesi bu…

    ‘GÖZ YORGUNLUĞU ARTTI’
    Çocuklar için dile getirdiğiniz sorunlar yetişkinler için de geçerli mi?

    Tabiki geçerli; yetişkinler de bunlara ilave olarak ayrıca göz kurulukları, göz yorgunlukları dediğimiz yada dijital dünyayı yoğun bir şekilde kullanan kişilerde karşılaştığımız bazı göz sorunları da sayı olarak artmış oldu. Ama en fazla göz yorgunluğu ve göz kuruluğu bu dönemde bize tekrar başvurmaya başlayan normal hasta rutinimize döndüğümüzde karşılaştığımız durum bu.  Görme sorunu olanakta herkes bilir ki 35-45 yaş arasında biz farkında olsak da olmasak da yakın görmemiz yavaş yavaş bozulmaya başlar. Bu fizyolojik bir süreçtir; bir hastalık değildir, ama tedavisi mümkün olan veya  tedavi edilirse hastayı daha memnun eden bir pozisyona geçer. Bizim özellikle pandemiden sonraki dönemde çok odaklı akıllı göz içi mercek ameliyatına başvuran hasta sayımızda ciddi bir artış oldu. 18-45 yaş arası grubundaki daha göreceli genç olan hastalarımızda da lazerle gözlük yada kontak lensten kurtulmak için başvuru sayısında bir artış oldu. Aslında her yaş grubunun kendisine göre özellikler nedeniyle fakat  sonuç olarak gözlerine aşırı yüklenmesiyle bu dönemde birtakım arzu ve ihtiyaçlarında; rahatsızlıklarda  ve çözüm arayışında artışla karşılaştık…

    ‘VÜCUDUN HER TARAFI KORUNMALI’
    Peki gözlerimizi nasıl koruyacağız ? Göz bakım ürünleri konusunda neler söyleyeceksiniz ?

    Bu ürünlerden kesinlikle kaçınmak lazım…Gelecekte yine bu suni yapay zekalar vasıtasıyla muhtemelen öyle birebir denemek yerine belki kendi gözüne uyan kontak lensle veya makyaj çeşitlerini aplikasyonlar sayesinde (göze temas ettirmeden, birebir karşı karşıya durmadan) yine sadece online olarak belki bunların çözümü zaman içerisinde olacaktır. Aslında hem Çukurova Üniversitesi’ndeki Teknokentte hem de Dünya Göz Vakfı’ndaki uzman hekim ve profesyonel ekibimiz vasıtasıyla pandemi sırasında online hizmet verirken bazı hususlara dikkat ettik. Hastalar bize gelmeden online olarak bazı konuları danışabildiler.  Kozmetik ürünlerinde kontak lens dahil; bir başkasına ait bir şeyi kesinlikle ve kesinlikle gözümüze değdirmememiz gerekiyor. Pandemiden çok öncede biz bunu ifade ettik; pandemi sırsında da bunu söylediğimizde ikaz ettiğimiz durumun önemi ayrıca kendisini çok gösterdi. Şimdi genel olarak baktığımızda aslında Covid-19 pandemisi (biraz öncede olumlu anlamda etkileri oldu dediğiniz için söylüyorum) böyle bir kılınç veya cetvel gibi bir düzen de getirdi; işin aslına bakarsanız. Keşke bu ölümler ve hastalıklar olamasaydı; insanlar hijyene ve mesafeye bu olmadan da dikkat etseydi. Artık bilinen bir gerçek koronavirüs enfeksiyonlarının bulaşmasında belli bir oranda inkar edilemeyecek bir gerçek olarak konjoktiva yoluyla bulaşma yani gözün mukoza içeren  bir tabakası olan konjoktiva yoluyla da yada gözyaşı salgısıyla bulaşmada bilinen bir gerçek. Oranları ancak birkaç sene sonra akademik çalışmalarla tam olarak ortaya çıkacak. Fakat şüphe olsa dahi bir gerçek olduğunu düşünüyoruz. Artı şüphe olsa dahi önlem almak lazım. Temas bu işin önemli bir noktasında yer alır. Tabiki damlacık enfeksiyonu; nefes alıp vermeyle geçiyor, solunum yoluna yerleşiyor; ama biz biliyoruz ki artık birçok hastadan dolayı koronanavirüs aslında tüm vücudun hastalığı. Sadece akciğerlere yada solunum yollarının hastalığı değil. Merkezi sinir sisteminden tutun böbreklere; böbreklerden karaciğere kadar tüm vücudu etkileyebiliyor. ‘Çoklu organ iflası’ dediğimiz durumlara sebebiyet verebiliyor. Çünkü burada kişinin kendi vücudundaki DNA’sını kopyalayarak bir enfeksiyon durumu söz konusu olduğu için aşırı duyarlılık reaksiyonuna sebebiyet verebiliyor. Aşırı duyarlılık reaksiyonunda da kişinin vücudundaki öz maddeler düşman olarak algılanıp kendinde bir iç çatışmaya ve çok ciddi anlamda harabiyete sebebiyet verebiliyor. O yüzden koronavirüsten her ne olursa olsun vücudumuzun her tarafını korumamız lazım.  Ama gözün ayrı bir önemi var; göz koronavirüsün vücuda girme noktalarından birisi. O yüzden biz bu girme noktalarından birisi için maske takarak korunamadığımız için özel şeffaf gözlükler kullanmamız gerekiyor. Hastayla diz dize göz göze olan iki meslek gurubu var. Göz ve diş hekimleri… Bunların özellikle büyük risk alanlarında şeffaf gözlüklerle ve yüzü tamamıyla koruyacak siperliklerle hastalara yaklaşması ve mesai saatleri içerisinde böyle riskli anlarda bu şekilde dolaşmaları lazım. Artık günümüzde gözlük tarzında hazırlanmış koruyucu şeffaf gözlükleri temin etmek artık çok kolay; fiyatları da çok pahalı değil. 

    ‘YENİ DOĞAN DÖNEMİ ÖNEMLİ
    Dijital bağımlılığa karşı ailelere hangi tavsiyelerde bulunuyorsunuz ?
     35 yıllık olan göz hastalıkları mesleki hayatımda şunu gördüm. Çocuklarımızın göz rahatsızlıklarından etkilendiği 3 ana olay var. Birincisi sosyolojik; toplumsal ilişkilerdeki sıkıntı. İkincisi psikolojik; görmediğini algılayamama durumu; 4 veya 6 yaşına kadar bir çocuktan ‘nasıl gördüğünü’ ifade etmesini beklemek yanlış olur. Üçüncüsü de okul başarısı. Sosyolojik olarak; en azında göz şaşılığı olan bir çocuk daha farklı bir şekilde yetişiyor. Göz tembelliği gibi bir hastalığı olan  benzer şekilde farklı bir biçimde büyüyor; hem okulunu hem de psikolojini ve sosyolojini etkiliyor. Çocukta çok fazla dikkat etmemiz gereken bir nokta var; doğumu gerçekleştiren sağlık ekibinden ailelere ‘bir göz hekimine başvurmanız’ gerekiyor gibi bir uyarı geldiğinde, pandemi döneminde olsa bile bunun ihmal edilmemesi gerekir. Bir görme yeteneğini kurtaracak dönemde alınması gereken ufak önlemler es geçilmemeli. Bu çok önemli. İlk altı ayda bir bebeğin göz sorunu yoksa daha göz hekimine götürmekte yarar var. Yeni doğan döneminde bir problem varsa derhal; yoksa ilk 6 ayda bir hekime gitmekte yarar var. Hele hele anne ve babada şaşılık, göz tembelliği gibi durumlar var; akraba evlilikleri söz konusu ise bu biz hekimler için çok daha ehemmiyet arz ediyor. 7 yaşına kadar 2. yaş ve 4-7 yaşına kadar yine çocuklar için mutlaka bir göz hekimine başvurulmalı. Göz kapama testleri gibi çok küçük tedbirlerle bir gözü ömür boyu tembel kalmaktan ve görmez olmaktan kurtarabiliriz. Veya kalıcı bir şaşılığı engelleyebiliriz. Bundan dolayı bu dönem çok büyük önem arz ediyor. 

Reklam Alanı

RÖPORTAJ İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER