ACİLEN ARABULUCULUK ! - Arb. - Av. Yasemin Tanır

3 Haziran 2020 Çarşamba

PANDEMİ SONRASINDA DOĞACAK HUKUKİ SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Dünyamızı etkisi altına alan Covid-19 salgını devam etmekte olup henüz aşısı bulunmayan bu salgın ve salgın sonrasında sadece sağlığımız değil, ekonomimiz bunun sonucunda da hukuki olarak bazı aksaklıklar ortaya çıkacaktır.
 Son 6 ay içerisinde ekonomi sadece Türkiye de değil; dünya da durma noktasına gelmişken sağlık konusunda bir takım tedbirler alınmakta iken, hukuki olarak işbu mücbir sebep nedeniyle bir takım kısıtlamalar getirilmiştir. Örneğin; işçi çıkarma yasağı, kira borcu için tahliye davası açılamayacağı gibi.
Ancak bu tedbirler kısa vadeli olmakla, Temmuz sonrasında işçi çıkartılabileceği ve en önemlisi uzun süre kapalı kalan işletmelerin kira ödenmemesi halinde tahliye davalarının açılabileceği aşikardır.
Pandemi sonrasında doğabilecek dava türleri; 
- İşyeri kiraları, 
- İptallerden doğan seyahat sözleşmeleri ya da tur iptalleri
- Bankacılık hizmetlerinden doğan her türlü kredi sözleşmeleri,
- İş Sözleşmeleri,
- Okulların kapalı olmasından kaynaklanan özel öğretim kurumları ile yapılan sözleşmeler,
- Pandemi nedeniyle her koşulda etkilenen her türlü satış sözleşmeleri, (mal teslimlerinden ya da üretilememekten kaynaklı)
- Tüketici haklarından kaynaklı sözleşmeler,
- Sağlık hukukundan doğan malptaktis uyuşmazlıkları gibi uyuşmazlıklardır.

Bu uyuşmazlık konularında muhtemelen tüm dünyada davalar açılacaktır. Bu konuda Türkiye de davaların açılması zaten tıkanıklık yaşayan yargımızı daha da zor duruma düşürecektir. İş hukukundan kaynaklı dava süresi 3-4 yıl, ticari davalar 4-5 yıl, tüketici davaları da en az 3 yıl sürmektedir.

Yargılama hem daha masraflı hem de ekonomik olarak daha pahalı bir yöntem olmakla; uzun süre uyuşmazlığın aktörlerinin muallakta kalan ve aralarında giderek daha husumetin büyümesine neden olan dava neticelerinin beklenmesi tarafların önünü açmayıp iş ilişkisinin çıkmaza girmesine neden olacaktır.

Ancak uyuşmazlığın aktörlerinin Covid-19 sonrasında yeni normal düzende nasıl ki kendi sağlığımız için birtakım kurallar tedbirler uyguluyor isek keza aynı şekilde kiracı-kiralayan, özel okul-veli, işveren-işçi, satıcı-alıcı, banka-müşteri ilişkilerimizin de yeni normal düzende yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Örneğin; kira ilişkisinde salgın döneminde 3 ay iş yerini açamayan ve ekonomik, manevi olarak zor durumda olan işletme sahiplerinin kira ödemesinde zorlanacağı, buna dair açılacak kira uyarlama davalarının uyuşmazlık aktörleri tarafından buna göre değişen şartlarda ilişkilerin yeniden düzenlenebilmesi için arabuluculuk yolunu kullanabilirler.
Daha ucuz, daha hızlı, tarafların geçmişe değil geleceğe yönelik ilişkileri düzenleyen ve ilam niteliğinde belge olan arabuluculuk anlaşmaları ile işbu sorunlar silsilesi ortadan kalkmaktadır. Uyuşmazlığın aktörleri yargılama ile adliyeye giderek dava açılması, harç giderleri, keşif, duruşmalar silsilesi ile karşılaşmak yerine; 
- bir masa başında,
- her iki tarafın güven duyduğu arabulucu ile birlikte uyuşmazlığı belki 2 saatte, belki de 2-3 gün içerisinde çok kısa bir zamanda,
- hiçbir harç, mahkeme gideri olmaksızın, 
- birbirlerini dinleyerek, çözüm önerilerini kendilerinin belirlediği, 
- bir üçüncü kişinin dayatma kararı olmaksızın, 
- ilişkilerini sona erdirmeksizin,
- hak temelliden ziyade tarafların menfaatine uygun anlaşma yapılması ile KAZAN&KAZAN ilkesine göre ilişkiler zedelenmeksizin uyuşmazlıklar çözülebilir.

Değerli bir arabulucu arkadaşımın tespit ettiği üzere pandemiden doğan hukuki uyuşmazlıkların panzehri Arabuluculuktur. 
Bu uyuşmazlıklarını en etkin şekilde konusunda uzmanlaşmış arabulucularımız en kısa sürede çözecek olmakla, iş dünyasını arabuluculuk ile buluşturarak pandemi sonrası oluşan yeni düzene hazırlamış oluruz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI