ENERJİ - Ata Ivak

24 Ağustos 2019 Cumartesi


Günümüzde birçok sektörde çalışan insanlara bakıyorum. Çok çabuk demoralize oluyorlar. Onlarla konuşunca size her şeyin ne kadar sıkıcı olduğunu, neşesiz olduklarını, kollarını bile kaldıracak halleri olmadığını ve aslında çok mutsuz olduklarını söylüyorlar. Geçen günlerde haberlerde dinledim:  Küresel memnuniyet anketine göre dünyada çalışanların yüzde seksen yedisi mutsuz çıkmış. Türkiye ise yüzde seksen beşlik mutluluk oranı ile ülkeler arasında kırk birinci sıradaymış. Bir kısmı emeğe saygı olmadığını bir kısmı istedikleri karşılığı maddi manevi alamadıklarını, diğer bir kısmı da insanlarla uğraşmanın çok zor ve yorucu olduğunu söylüyor. Herkes bu anlamda farklı noktalardan etkileniyor. Olası etkenlerin yanı sıra, insanların kafasında dolaşan can sıkıcı tilkilerde bu durumu tetikliyor bana göre… Hep içteki sesler :  “Olmuyor. Yapamıyorum. Olmayacak. Mutsuzum…!” şeklinde bizleri hırpalıyor. Öncelikle bu sesleri bir susturmamız gerektiğini düşünüyorum.  Enerjimizi doğru kullanırsak negatifi pozitife çevirirsek o zaman her şeyin çorap söküğü gibi kolaylıkla hallolacağına inanıyorum. 
Belki bazılarınız ne alakası var diyebilir ama büyüklerimiz bize çok canınız sıkılıyorsa “hastaneleri, bakım yurtlarını ziyaret edin” derdi. “Oradaki insanları görün, yüzlerine bakın, bir hallerini hatırlarını sorun, sonra kendi hayatınız için tekrar bir daha düşünün” derdi. O kadar doğru ki.  Zaten bir çok şey günümüzde önümüze sunulduğu için milletçe şükretmeyi de unuttuk. En ufak şeyde hayıflanmaya mızmızlanmaya pes etmeye hazır olduk nedense. Kaldı ki buralardaki insanlar bile inanılmaz enerjilere sahipler, içlerinde bulundukları koşullar birçoğunu kamçılamış ve daha umutla sarılmalarını sağlamış hayata.  Peki bize neler oluyor? Mücadele gücümüz nerelere kayboldu? Bu kadar havlu attıracak bir hayat mı yaşıyoruz acaba? Bu insanları ziyaret edip sohbet ettikten sonra tekrar bir oturup düşünmenizi tavsiye ediyorum.  Hepimizin biraz kendimize çeki düzen vermeye ihtiyacımız var. 
“Yine lafı buna mı getirdin” diyenler olacak belki; ama evet sarılmanız gereken bir sanat dalına, her gün yürümeniz gereken bir yola, sevdiğiniz bir müziği dinlemeye, dostlarınızla ve ailenizle yeterince vakit geçirmeye ihtiyacınız var. Bunları yapmadığınız zaman ya da eksik yaptığınız zaman bütün kötü düşünceler tepenize toplanıyor bence. Enerjimiz gidiyor. Yanlış şeylere enerji harcıyoruz. Bunu engellememiz kendi kendimizi motive etmemiz gerekiyor. Motivasyon çok önemli. Zaten enerjiyi o yönetiyor bana göre. O ne kadar artarsa enerjimizde onunla doğru orantılı olarak artıyor.
Kimsenin hayatı göründüğü kadar kolay değil. Herkes bin bir türlü zorlukla mücadele ediyor. Bunu aklınıza getirerek bütün zorlukları sadece ben yaşıyorum. Ya da hep en kötü benim başıma geliyor şeklinde düşüncelerinizi kafanızdan atın. Enerjinizi yükseltin. Her şey sizin elinizde. Unutmayın bu geminin kaptanı sizsiniz. Kararları nasıl verirseniz rotanız o yönde çizilir. Bu yüzden her zaman için olumsuzun içinde bile bir olumlu arayışında olalım. Daha fazla vakit ayırmamız gereken insanlara vakit ayıralım ve  hem sosyal ortam hem doğru düşünce yapısı hem de yüksek motivasyon ve enerji için dansa başlayalım diyorum. 
Kendinize iyi bakın. Dansla ve sevgiyle kalın. 
Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI