NESLİMİZ TÜKENİYOR - Ata Ivak

6 Temmuz 2019 Cumartesi

Benim için yeniliklerin huzurun olduğu kadar heyecanların da ayıdır Temmuz… Bu ay bir yaş daha olgunlaşıyorum. İlk kez yeni yaşıma oğlumla gireceğim için bu ayın anlamı diğer aylardan farklı ve özel.  O yüzden daha bir mutlu ve daha da heyecanlıyım. Zaman su gibi akıp geçiyor. İlkokul ve ortaokul yıllarındaki arkadaşlarla karşılaştığımız veya buluştuğumuz zaman onlarla da aynı şeyleri konuşuyoruz. ‘Hangi ara geçti bu yıllarda biz tutamadık ?’ diyoruz. Küçükken hadi geçsin artık diye zamanları sayıyorduk. Şimdi de aynı zaman için ‘bu ne çabukluk, ne sürat !’ diyoruz. Neslimiz tükeniyor. Bizim zamanımızdaki sevgi saygı bağlılık bu zamanlarda maalesef bir yerlere saklanmış durumda. Bunun sizde farkındasınızdır. 

Ben yıllardır dans ediyorum.  Sanatın insanları birleştirici büyüleyici bir gücü var. Bu bir gerçek. Geçtiğimiz günlerde birkaç arkadaşımla sohbetimizde bu konular tekrar tekrar açıldı. Yaptığım işin temelinde sanat var, insana verilen değer ve saygı var. Ölümcül hırslarım yok. Yada birbirimizi kırıp dökecek kadar büyük rantlar peşinde değiliz asla. En azından ben öyleyim. Bugünden önce böyle olmadı. Bugünden sonrada böyle olmayacak. Ben bu doğrultuda yaşıyor bu doğrultuda insanları kucaklıyorum. Bundan da gurur duyuyorum her zaman. Çünkü hayat gerçekten o kadar kısa ki insanların birbirini kırıp dökmesine hiç gerek olmadığını düşünüyorum. El ele verirsek böyle durumların da üstesinden beraberce gelebiliriz. Yeter ki insanlar hiçbir şeyi içlerinde tutmasınlar, doğrudan yüz yüze konuşsunlar. Mert, açık sözlü, dürüst olsunlar. Dedim ya böyle ahlaki değerler bir yerlere gizlenmiş diye. Onları bulup çıkartmamız. İnsanlara tekrar hatırlatmamız lazım.

Biz harika bir neslin çocukları, torunlarıyız. :  Bir gözle bir sözle iş bitiren, bir el sıkışmasıyla dünyaların antlaşmalarını yapan, karşılıklı sohbetle güven tazeleyen, misafirperver, yardımsever, vefalı, çocuklarına değer veren, dostlarına değer veren, ailesine inanılmaz değer veren,  mükkemmel bir neslin evlatlarıyız. Asla yüzde yüz onlar gibi olamayız biliyorum. Ne içinde bulunduğumuz zaman, ne şartlar ne de insanlar buna izin veriyor. Ama en azından bunları dinleyerek büyüyen bir nesil olarak önümüzdeki cam kırıklarını biraz olsun süpürebileceğimizi düşünüyorum.  Ele ele verip biraz dünya hırslarından egolarından vazgeçmemiz gerekiyor.  Vazgeçemeseniz bile yada bu size çok zor gelse bile saygıyı sevgiyi dürüstlüğü kesinlikle es geçmemeniz gerekiyor. Ben haksız da olsam her durumda hesap sorup sesi yükseltmem asla, yada kimsenin arkasından ikinci bir kişiye yorum yapmam, yapmadım da. Önce empati yaparak kendimi karşı tarafın yerine koyarım ve basit değil kapsamlı düşünüp değerlendiririm her zaman. Hiçbir zamanda bu huyumdan ötürü kimseden zarar görmedim. Evet hakkımı sonuna kadar aradım. Dürüstçe, mertçe savaştım. Ancak centilmenlik kurallarını da asla unutmadım.  Bunlar atalarımızdan kalan en güzel miras diye düşünüyorum.  Lütfen sizde biraz bu konuları düşünün ve kendi açınızdan değerlendirme yapın.  Eminim kafanızın içinde bir ışık yanacaktır. Sözün kısası, sanatın olduğu yerde egolara, bencilliklere, hır güre, yaygaralara, saldırganlıklara yer yok. Asla da olmadı. Bundan sonrada olmayacak. Çünkü sanat böyle var olmaz hiçbir zaman.  O kendi yağında kavrulan, insanlara hayatlarında tatmadıkları lezzetleri sunan, eşi benzeri olmayan bir şifadır. Dansla kalın. Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI