RADİKAL OLAN - Ata Ivak

9 Kasım 2019 Cumartesi

Radikal, kelime anlamı olarak düzene aykırılık aşırılık gibi benimsenmiş olsa da; sanatta radikallik denince bambaşka bir kapı aralanıyor önümüzde. İnandığınız adımları sonuna kadar savunmak ve olağan, sıradan olandan farklı bir şeyler üretip ortaya koymaya radikallik diyebiliyoruz. Bunu bir öğrencimde bana sormuştu.

Okuduğu bir makalede ya da yazıda dikkatini çekmiş. Tam olarak ne demek demişti. Bende ona anlattım; hazır anlatmışken sizlerle de paylaşmak istedim. Sanatta radikallik elbette tamamıyla bambaşka bir boyut değildir. Temelde var olanı bilgilerimiz ışığında şekillendirme değiştirme ama asla öz olandan tamamen kopmamaktır. Tabi bu kelimeyi duyunca hemen felsefi, edebi ve politik anlamları aklınızdan geçiyor olabilir. Ancak sanatta radikallik çok farklıdır. Yeniden üretme ya da yeniden keşfetmek gibidir. Sanatta ortaya çıkan bu aykırılık aynı siyahla kırmızı gibi farklı renklerin ortaya çıkmasına benzer. İkisi de çok güzeldir ve kullanılan alanları bambaşkadır.  İkisinden de vazgeçemezsiniz. 

Dans da radikallik bizler için daha olağan bir durumdur. Bence çok fazla radikal insan var bu anlamda. Çünkü o kadar bağımsız ve kendi ruhuna özgü bir sanat ki o, bugün kafanızı kaldırıp baktığınızda çok az insanın dansının birbirine benzediğini görürsünüz. Ruhlar birbirine benzer mi hiç?

Onlar sizi siz yapan ve toplumda farklı olmanızı sağlayan benliklerinizdir. Dans alanında en iyi bu şekilde bunu cevaplandırabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü neredeyse geleneksel ve alışılmış olan danslar artık günümüzde ancak düğünlerde ya da nişanlarda kullanılıyor. Bu törenler dışında bugün geleneğimizi öğrenmek için gelen insanların sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Hepimiz farklı bir değişim için uğraşıyoruz. Farklı ve zengin bir ruha sahip olmak istiyoruz. Zaten birçoğumuzda bu yüzden dansı seçiyoruz. Kuralsız olduğu için, ruha özgü olduğu için, radikal olduğu için… 

Bugün kafanızı kaldırdığınızda sektörlere baktığınızda birçok insan fiziksel özellikleriyle birbirlerine benziyor. Herkes bir fotokopi makinasından çıkmışçasına kusursuz olmak istiyor. Kilo problemi olmasın, kırışıklıkları olmasın, makyajlı bakımlı olsun, düzgün fizikli olsun istiyorlar. Bir yandan bunun için çabalarken bir yandan da farklı ve aykırı işlere hobilere sahip olmak için adeta çırpınıyorlar, hatta yarışıyorlar.  Çünkü farklı ve kendine özgü alanlarla ancak buralarda var olabiliyorlar. Onlara kalan kendilerini gerçekten ifade edip ortaya koyabilecekleri bir alan yok. Sanat o yüzden bu kadar önemli ve insanlar bu yüzden dans ederken özellikle radikaller. Bu da radikalliğin sanatsal yönü bana göre. Burada tıkandıkları, duraksadıkları ve birbirlerinden kopyalayıp yollarına devam ettiklerin bir alan yok.  Bir diğer önemli özelliği de, burada illaki sizler için bir jüri yok, ya da öyle hissedeceğiniz bir platform yok. Sadece siz ve size ait fikirler, duygular, tavırlar var. Onlara göre dans ediyorsunuz.  Dikkatli izlediğiniz zaman herkesin kendi ruh hali ve tavrını yansıttığını göreceksiniz. Bu yüzden burada kimse kimseye benzemiyor. Hatta bunun için çabalasa dahi benzeyemez inanın. İsimlerinizin ve ruhlarınızın farklı olduğu kadar danslarınızda farklıdır. Bu kökten değişim, bu tavır bu duygu sadece bize ait. Ve bence o yüzden bu kadar kıymetli ve ondan vazgeçemiyoruz. Hayatımızın bir parçası, ruhumuzun aynası…

En manidar olanı da belki de bu kadar hobi varken insanların yine en çok onu tercih ediyor olması. Neden sizce?  Sizlerde bunu bir düşünün bakalım. Dansla kalın. Haftaya görüşmek üzere…



Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI