SAKİN ! - Ata Ivak

7 Eylül 2019 Cumartesi

Son zamanlarda insanların favorisi olan kitaplara akımlara bir göz atınca hepsinin temelinde bir sadeleşme ve sakinleşme olduğu görülüyor. Kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için insanların artık çevresindeki fazla eşyaları, fazla konuları , hatta fazla insanları arındırması üzerine yazılar görüyorum ve tabi sakinlik mevzu.. Kabul edelim: :Etrafımızda çok fazla sorun ve konu var. Gün içinde durmadan gerekli gereksiz bunlarla uğraşıyoruz. Çoğunun içi boş ve sadece kendini tatmin etme durumundan kaynaklanıyor. Gerçekten hayatın içinde bizim için gerekli olana ve olup bitene hiç dikkat etmeyişimizden oluyor bütün bunlar. 
Hepimiz bir hırs denizinin ortasında yüzüyoruz. Gerçekten insan olduğumuzu doğanın bir parçası olduğumuzu unuttuk. En son gözlerinizi kapatıp ne zaman kendinizi dinlediniz? Bir sorun bakalım bunu kendinize. Dış dünyadaki kalabalık ve gürültü yüzünden kendini bize göstermeyen her fikir her düşünce iste insanın kendi kendine kalıp kendini dinlediği bu anlarda ortaya çıkıyor. Şuna dikkat ediyorum: Hep en iyi, en başarılı olmak zorundayız, hep en iyisine biz sahip olmak zorundayız. Dahası hep şık görün, hep fit ol, hep bir yere yetiş , hep mutlu ol ,hep üstesinden gel.. Ve daha bunun gibi birçok kodlamayla yaşıyoruz beynimizin içinde… Hep ol, hep ol, hep ol ! Sanki kafamızın içine bir program yerleştirmişler ve ona göre yaşamak zorunda bırakmışlar bizi gibi… Sanki insanlara kendileri olma şansı tanımamış bir dünyanın içinde gibiyiz. Ya da bunların hepsi aslında bir sınav ve bizim neyi seçmemiz gerekiyorsa sınavımız o olmuş ve onu yaşıyoruz gibi. Bir yazar arkadaşımın yazdığı bir köşe de ‘Kendimize sorduğumuz tüm soruların cevabı, aklımızı sakinleştirdiğimiz ve sessizce hayatı dinlediğimiz anlarda saklı’ diyor. O kadar hoşuma gitti ki artık kitapçıları gezdiğimde bunun üzerine kitaplar ve yazılar aramaya başladım bende.  Zaten mesleğim insanların ruhunu özgür bırakan ve hayatın bu koşturmacalı rutininden biraz olsun onları uzaklaştıran, dans… Onun da kendi içinde çözdüğü problemler, insanlara kattığı sakin ve güzel anlar olduğu bir gerçek. 
Dansın kendisini düşününce ne kadar olumsuzluk varsa hepsini ardınızda bırakabiliyorsunuz. Aynı zamanda koşturmacaları, telaşları, ‘hep ben’ bencilliğini yada hep olmalıyım fikrini ardınızda bırakabiliyorsunuz. Kısa süreliğine de olsa insanları güzel duygularla ve kendi ruhlarıyla birleştirmek güzel. Artık günümüzde bu sakinliği, dinginliği ve özgürlüğü bir yaşam biçimine dönüştürmemiz söyleniyor. Ne kadar karmaşayla, ne kadar çetrefil konularla boğuşuyoruz bir düşünün. Çevrenizdeki insanları, ailenizi, dostlarınızı bir kenara bırakın bu durumdan yüzde yüz etkilenen sizlersiniz aslında. 
Beyin olarak çok fazla dışardayız. Problem burada! Zihnimiz ruhumuz her şeyimiz dışarda. Başkalarının sözlerinde, maddi kazançlarda, elle tutulur şeylerde arıyoruz çözümleri artık. Sürekli sürekli hedefler koyup onların peşinden koşturuyoruz. Sonuç olarak kendimizi unutuyoruz. Artık kendimize gelmemiz ve doğamızı hatırlayıp özümüze dönmemiz lazım. O her ne ise, hepimizin içinde bir yerlerde, onu bulup o dinginliğe kavuştuğumuzda mutlu olacağız ancak.
Dansla kalın. Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI