SANAL HAYATLAR - Ata Ivak

9 Şubat 2019 Cumartesi

Günümüzde ne kadar fazla terapi gören yada psikoloğa giden insan var. Farkettiniz mi ?  Eskiden annelerimizin döneminde terapistler, yaşam koçluğu yada psikolog gibi meslekler fazla revaçta değildi . Tercih edilmiyordu. Ama şimdi neredeyse insanların evlerinde besledikleri hayvanların bile terapistleri var. Bizler hangi ara bu durumlara geldik ? Gerçekten merak ediyorum. Bizi birbirimizden uzaklaştıran ve başka başka alemlere iten bir dünyaya doğru gidiyoruz. Farkında olmadan üstelik. Eskien bizlere yabancı gelen bu durumları doğal karşılamaya, hatta, ‘Sizin neden yaşam koçunuz yok ?’ gibi  birbirimize sorular yöneltecek kadar ileri gitmeye de başladık. Evet  sanal bir dünya var . Bu dünyaya hepimiz kendimizi kaptırmış durumdayız. Bunu artık kabul etmek zorundayız. Birbirimizden uzaklaştık iyice. Dostlarımızla bir araya geldiğimiz sohbet ettiğimiz zamanlar bizim için doğum günleri kadar özel ve  kırk yılda bir hale geldi. Evet kabul ediyorum. Hayat birçok insan için yeterince yorucu ve koşuşturmalı ama arada nefes aldığımız duraklarda gördüğümüz, muhabbet ettiğimiz, kahveler içtiğimiz, yemekler yediğimiz dostlardan da bayağı uzağız kabul edelim. Evet bazılarınız ‘ Ama ben hala dostlarımla görüşüyorum’ dese de eskisi kadar sık ve içten ortamlar olmadığına eminim. Sanal birer dünyaya sahipiz çünkü hepimiz.  Elimizde tabletler telefonlar…Bu dünya bizi insanlardan uzaklaştırmayı bırakın , kendimizden de uzaklaştırmaya başladı iyice. Bunu farkettiğim için bu hafta bunu kaleme almak ve sizlerle paylaşmak istedim. İçinde olduğunuz renkli ve sanal dünya sizin çok hoşunuza gitsede bunun bedeli gittiğiniz terapiler yada psikologlar olmamalı. Daha sık dostlarla bir araya gelmeli ve daha fazla sosyal ortamlarla iç içe olmalıyız. Düzenlediğim dans organizasyonlarının bu yüzden anlamı çok büyük aslında birçokları için… Hem sanatla iç içe olmak hemde samimi ve dost ortamları hep birlikte paylaşmak için bundan iyi bir fırsat olamaz elbette.  İnsanların ruhlarını özgür bıraktığı, mutlulukla dans ettiği ortamlarda insanlar biraz daha az telefonlara uzanıyorlar. Bunu elbette yüzde yüz engelleyemesekte bu şekilde azaltabiliriz diye düşünüyorum. Daha çok diyalog içinde olarak, daha çok birbirimizin gözüne bakarak, daha çok sohbet ederek, dans ederek bu  durumları yaratabiliriz. Her ne kadar içinde bulunduğumuz çağ , pek buna imkan vermesede herşey yinede bizim elimizde.

Dansla ve sevgiyle kalın. Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI