Şimdi Ne Kadar Özgürsün? - Ata Ivak

5 Mayıs 2020 Salı

Herkese tekrar merhaba. Son birkaç aydır başımıza gelen durumlar hayatımızı değiştirdi. Önceliklerimiz değişti. Aynı izlediğimiz reklamlardaki gibi; hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.  Eski sarılmaların tokalaşmaların yerini bir buçuk metre arayla uzaktan selamlaşmalar aldı. Dışarıda geçirilen uzun vakitler artık evlerde geçirilir oldu. Sanal ortamdan bu günlerde daha fazla bir destek alır olduk.

Mağazalar, bankalar, gazeteler, kitaplar hep sanal ortama taşındı. Aslında daha öncede bunlar vardı ancak bugünlerde daha da fazla kullanılmaya başlanıldı.  Hatırlıyor musunuz? Bundan aylar önce lütfen şu sanal ortama bizi çeken teknolojiye esir olmayalım. Onu gerektiği kadar, ihtiyacımız kadar kullanalım abartmayalım. Daha fazla birbirimizin gözünün içine bakalım, karşılıklı konuşalım, sohbetler edelim, birbirimizi dinleyelim. Hep bunu söyledim. Neredeyse hemen hemen birçok yazımda kısa da olsa bunu sizlere söylediğimi hatırlıyorum.

Bugün benim ne demek istediğimi sanırım birçok kişi daha iyi anlamıştır. Keşke bunu anlamak için böyle şeyler yaşamak zorunda kalmasaydık. Ancak artık bir süre istesek de bu bizi iyi hissettiren şeyleri yapamayacağız.  Farkında mısınız bilmem insanlar marketlerde bile maskelerle alışveriş yaparken, mesafeli oldukları halde birbirlerinin yüzüne bakmıyorlar. Herkes de bir telaş bir panik bir an evvel alacaklarımı alıp kendimi güvenli bölgeye atmalıyım düşüncesi…
Neyse ki şükürler olsun, bizi ürküten tablo günden güne daha iyiye gitmeye başladı.

Artık ilk zamanlardaki korkularımız yok. Çok iyi tanımasak da, karşımızdaki düşmanla nasıl savaşmamız gerektiğini öğrendik.  Bunun yanında insani değerlerimizin, sevginin, ilginin, arkadaşlıkların, aile olmanın, hal hatır sormanın, içilen kahvelerin, yenilen yemeklerin, sabahlara dek edilen sohbetlerin, gitmelerin, gelmelerin, dans etmelerin, hep bir ağızdan şarkılar söylemelerin,  yani kısacası bu tehdit altındaki gerçek dünyanın sanal ortama yenik düşmesinin ne kadar içimizi yaktığını ve aslında ne kadar kıymetli olduğunu defalarca kez öğrendik ve şu geçen zamanda daha da fazla öğreniyoruz. 

İnsanoğlu kaybedince anlıyor elindekinin değerini. Şimdi insanların paylaştıklarına bakıyorum. Bütün cümleler avaz avaz ‘sağlık’ ve ‘özgürlük’ haykırıyor. Ben düşüncelerimi paylaştığımda sanal ortamda sörf yapmanın ne kadar faydalı ve ne kadar özgür olduğunu söyleyen öğrencilerimi şimdi görmek isterdim ve onlara şunu sormak isterdim. Şimdi ne kadar özgürsünüz? 

Ben en çok dans edebilmeyi ve arkadaşlarımla sohbet edebilmeyi özledim. O kadar çok görmek ve sarılmak istediğim dostum var ki, burada sizlere sıralasam bir sayfa daha yazmam gerekir belki de...  En büyük tesellim hiçbir yemeği, kutlamayı, düğün ve nişan tebriğini mesaj yoluyla geçiştirmememdir. Birçoğunu gidip gördüm ve birçok masada dostlarımla bir araya geldim. 

Diliyorum ki, bu zamanlar geçsin ve insanlar birbirlerinin kıymetini çok daha iyi anlasınlar. Belki de bu bizim için büyük bir ders olacak. Birçoğumuz yapmamız gerekenleri yapıp daha huzur içinde ve daha mutlu günler geçireceğiz. Belki de bize böyle bir durum lazımdı. Kimbilir…

Şimdi yapmamız gereken, bugünlerin de kıymetini bilmek. Sağlığınız yerindeyse ailenizle görüşebiliyorsanız, kafanızı sokacak bir eviniz, her gün aldığınız rahat bir nefesiniz varsa eğer bunlar için şükür etmelisiniz. Ancak bu şekilde daha sağlıklı daha güzel günlere geçeceğimizi düşünüyorum. Tünelin sonunda bir ışık var ve o üzerimize gelen trenin farı değil gerçek bir aydınlık. Buna inanıyorum.

Sağlıkla kalın. Sevgiyle kalın. Dansla kalın. Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI