‘’ EOKA TERÖRÜ, ENOSİS VE TMT ‘’ - Av. Gökalp Kayacan

18 Nisan 2019 Perşembe

Muhterem okurlarım; bu hafta sizlere ‘’Yavru Vatan KKTC’’ hakkında tarihi malumatlar vermek istemekteyim. Kıbrıs’ta 1950 li yıllardan itibaren vuku bulan hadiseleri kronolojik olarak ele alacağım ve Kıbrıslı soydaşlarımızın yaşam mücadelesini izah etmeye çalışacağım bu makalemin milli şuurunuzu şahlandırmasını ve şahikalara çıkarmasını arzulamaktayım.

Kıbrıs Türklerini imha ederek, adanın Yunanistan’ a ilhakını sağlamaya matuf (ENOSİS) söylemler, Rumlar arasında 1950 lerden itibaren ayyuka çıkmıştır. Artık söylemle iktifa edilmemesini ve eylem safhasına geçilmesi gerektiğini ifade eden ‘’Rum Komitacılar’’, 2 Temmuz 1952 tarihinde Atina’da Makarios riyasetinde ilk kripto toplantılarını yapmak suretiyle ‘’EOKA Terör Örgütü’’ nü temellendirmiştir.
Akabinde Rum Komitacılar, 1954 senesinin ilk aylarında, Yunan hükümetinin direktifleri doğrultusunda Kıbrıs’ a gizli/hafi olarak silah, mühimmat ve teçhizat sevkiyatı başlatmıştır. 9 Kasım 1954 tarihinde, EOKA Terör Örgütü Lideri Digenis kod adlı ‘’GeorgiosGrivas’’ gayri resmi şekilde adaya çıkmış ve örgütsel faaliyetlere bizzat başkanlık etmiştir. Tarihler 1 Nisan 1955 i gösterdiğinde EOKA ilk bombayı infilak ettirmiş ve resmen eylem evresine geçmiştir, 21 Haziran 1955 tarihli saldırı/sabotaj ile de Kıbrıslı Türkleri hedef almaya başlamıştır.

EOKA’ nın fiili lideri her ne kadar Grivas olsa da fikri lideri ve üst aklı Makarios’ tur, nitekim Grivas’ ı adaya çağırarak eylemlere başlaması emir ve talimatını bizzat Makarios vermiştir. EOKA eylemlerde bulunduğu ilk süreçte; yüzlerce masum Türk’ü hunharca katletmiştir, otuzdan fazla Türk Köyü’nü ateşe vermiştir, bu köylerdeki Müslüman Türklerin bir kısmını diri diri yakmış, bir kısmını göç etmeye mecbur bırakmıştır. Aynı EOKA 1963 tarihinde başlattığı ikinci eylem sürecinde; 500’ den fazla Türk’ü canice öldürmüştür ve 100’den fazla Türk Köyü’ nü kundaklamıştır, artık adada kaos ve keşmekeş hakimdir ve Türk’ ün canı, malı, ırzı heba ve heder olmuş haldedir.

EOKA, Kıbrıs Türklerini köleleştirmek, köleliği kabul etmeyenleri ise soykırıma tabi tutmak suretiyle ENOSİS' i gerçekleştirmeyi hedef edinmiş cinayet ve terör örgütüdür. EOKA zulmeti karşısında biçare kalan Kıbrıslı Türkler, 27 Temmuz 1957 tarihinde Türk Mukavemet Teşkilatı’ nı tesis etmiştir. Rauf DENKTAŞ, Burhan NALBANTOĞLU ve Kemal TANRISEVDİ öncülüğünde Lefkoşa’ da teşekkülü tamamlanan TMT, Rum mezalimine ve fecaatine karşı soydaşlarımızın nefsini ve izzetini himaye etmek üzere harekete geçmiştir. EOKA’ nın tedhiş ve tazyikine karşı, Türk Milleti’nin meşru mukavemetini temsil eden TMT, Türklerin hakimiyetindeki bölgelere, Rumlarca taarruz edilmesini engelleyen öncü milis güç olarak, destansı bir direnişe ve dirilişe vesile olmuştur.  

TMT, Türk Milleti’ ni mobilize etmiştir ve Rum palikaryasına karşı şerefli Türk Milleti’nin mevcudiyetini muhafaza etmiştir. Keza Türk’ün ‘’self-determinasyon’’ hakkı hasebiyle istiklal ve istikbalini elde etmesini sağlamıştır.

TMT’nin şanlı mücadelesi 1974 senesine kadar devam etmiştir, tarihler 20 Temmuz 1974’ü gösterdiğinde ‘’Ayşe tatile çıkmış’’ ve Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatmıştır. ‘’Türk Milleti kan dökmeyi sevmediğini lakin mevzubahis vatan olduğunda dünyanın şah damarını keseceğini’’ cihana ilan etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olması hasebiyle soydaşlarının selameti için inisiyatif almış ve düveli muazzamanın ambargosuna rağmen Kıbrıs Türklerine hamilik yapmıştır. TSK’nın askeri zaferi diplomasi masasında da taçlandırılmıştır ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 15 Kasım 1983 tarihinde resmen kurulmuştur. TMT’ nin bani önderlerinden olan merhum Rauf DENKTAŞ, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı olarak Kıbrıs davasının sembol ismi haline gelmiştir.

Kıbrıs, Türkiye Cumhuriyeti için hayati niteliktedir, zira Jeopolitik olarak Doğu Akdeniz’ in en kritik ve kilit noktasında bulunması dolayısıyla, Türkiye’nin güney sahillerinin emniyeti açısından stratejik bir konumdadır. Kıbrıs tabii bir deniz üssü pozisyonunda olması münasebetiyle Türkiye için imtiyazlar sağlamaktadır. Ege Denizi’nde Yunanistan’a teslim edilmiş adalar ile kuşatılmış/muhasara altına alınmış bulunan Türkiye’nin, açık olan yegane sahil kapıları güneyde Akdeniz’ dedir ve bu sahillerin karşı kıyısında Kıbrıs bulunmaktadır, dolayısıyla KKTC’nin mevcudiyeti ile Türkiye’ nin beka mücadelesindeki hassasiyetleri teminat altına alınmıştır.

Kıbrıs’ın, Türkiye’ye muhasım devletlerin kontrolüne girmesi halinde, Anadolu’nun bütün ikmal kanalları kapatılmış olacaktır ve Türkiye’nin asayişi/güvenliği son bulacaktır. Kıbrıs, Ön Asya’nın anahtarı mahiyetindedir, Kafkasya, Orta Asya, Hazar ve Orta Doğu bölgelerinin kontrolü için elzemdir. Günümüzde müzakere kisvesi altında Kıbrıs davasına ihanet edenleri ve ‘’Yavru Vatan’’ı, Yunan’a peşkeş çekenleri tarih asla affetmeyecektir ve muhakkak yargılayacaktır. KIBRIS TÜRK’TÜR VE TÜRK OLARAK KALACAKTIR. 

                

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI