‘’3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ’’ - Av. Gökalp Kayacan

2 Mayıs 2019 Perşembe

3 Mayıs 1944 tarihi, Türk Milliyetçileri için bir dönüm noktasıdır, bir mihenk taşıdır…

                3 Mayıs 1944 tarihi, Türkçülük _ Turancılık mefkûresinin nirengisidir…

                Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi kuruluş ideolojisi olan Türk Milliyetçiliği, Gazi ATATÜRK ’ün hayat felsefesidir ve fakat vefatından sonraki dönemde müptezel politikacılar tarafından önemsiz hale getirilmek istenmiştir. Hususiyetle İnönü devri iktidarında; Türk Milliyetçiliği ideolojisi yerine Sovyetlerden ithal edilen komünizm ikame edilmeye çalışılmıştır ve komünist unsurlar devlete virüs misali sirayet etmeye başlamıştır.  2. Cihan Harbi’nin SSCB’nin zaferi ile neticeleneceği kesinleşince, yerli işbirlikçilerince harekete geçilmiş ve Türkiye’yi SSCB’nin, peyki haline getirecek, güdümüne girdirecek icraatlar tatbik edilmeye başlanmıştır. Haliyle SSCB’nin Turan eller üzerindeki tahakkümüne istinaden, Türkçüler – Turancılar hedef haline getirilmiş, vatanın öz evlatları kurban olarak seçilmiştir. 

                Atsız Ata;20. Yüzyıl Türkiye’sinin sembol ismi olan mümtaz bir Türk Milliyetçisidir. Tıpkı Ziya Gökalp,  İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura ve Mehmet Emin Resulzade misali Türklük davasına bayraktarlık yapmış ender bir şahsiyettir. Çığır aşan bir fikriyatı haiz olan Atsız Ata, Türkiye Cumhuriyeti’nin tekrar 1923 ruhuna dönmesini, 1924 Anayasası’nda tespit olunan esaslara riayet etmesini  ve Turani politikalar icra etmesini arzulamaktadır. Bu uğurda dönemin Başbakanı Saraçoğlu’na,’’ Orhun Dergisi’’nde ikaz edici mektuplar dahi yazmak suretiyle, hassasiyetlerini ortaya koymuştur.

                Atsız Ata; İsmet İnönü, Hasan Ali Yücel ve Sabahattin Ali’yi kıyasıya tenkit etmekte, Sabahattin Ali isimli zatın vatan haini olduğunu belirtmekte ve memleketin felahını Türkçülük’te görmektedir. Haliyle gayri milli politikaları ifşa olunan ve komünistleri Türk Devleti’nde kadrolaştıran milli şef(!) çareyi Sayın Atsız’ı muhakeme ettirmekte bulmaktadır. Yargılamanın müştekisi Sabahattin Ali, Türk Milleti ve Türk Devleti’nden intikam almaya ilk defa bu kadar yaklaşmıştır. (Türkçü Atsız Bey hakkında şikayetçi olan komünist Sabahattin Ali’nin, komünistlerin membaı olan Bulgaristan’a firar etmek üzere iken infaz edilmiş olması da takdiriilahînin tecellisidir.)

                Tahkikat tamamlanmış ve Türkçülük – Turancılık davası başlamıştır, Atsız Bey milli bir ideolojinin öncüsü olmasına rağmen İnönü’nün hışmına maruz kalmış ve milletine meftun olmanın diyetini ödemiştir. Türkçülük – Turancılık davasının ikinci celsesi 3 Mayıs 1944 tarihinde yapılacaktır ve o gün başkent Ankara mahşer yeridir, binlerce Türkçü kitlesel bir nümayişe imza atarak Atsız Ata’nın sahipsiz olmadığını aleme ilan eder. Duruşma salonunda oluşan izdiham mahkeme heyetine müşkül anlar yaşatır. Bahse konu olan 3 Mayıs 1944 gösterileri, 3 Mayıs Türkçüler Günü efsanesinin doğuşuna sebebiyet verir.

                Türkçülük – Turancılık davası neticelenir ve ilk derece mahkemesinin Atsız Ata hakkında vermiş olduğu mahkumiyet hükmü Askeri Yargıtay nezdinde bozulur. En nihayetinde beraat eden Atsız Bey hürriyetini elde eder ve fakat yaşadığı dert, keder ve gaile dava adamlığının kutsiyetini herkese gösterir. Türkçülük davası uğruna, meşhur ‘’Tabutluk’’ işkencelerine maruz kalan Atsız,asla ve kat’a davasından vazgeçmez.

                Milliyetçi – Ülkücü Hareket’in Başbuğ’u Alparslan Türkeş Bey de, henüz 27 yaşında genç bir üst teğmen iken ‘’Türkçülük – Turancılık’’ davası münasebetiyle tutuklanır ve işkencelerden geçirilir.Tabutluklara konulur fakat ne davasından ne de dava arkadaşlarına olan inancından zinhar taviz vermez.

‘’Büyük davalar, büyük dava adamları tarafından temsil edilir.’’ Hem Atsız Ata, hem de Türkeş Bey, Türkçülük davasının ulviyetine yaraşır büyük şahsiyetlerdir.

 Şairin dediği gibi ; ‘’Türkiye’nin kaderi Türk’ün elinde değildir’’ ve buna itiraz eden bir avuç koca yürekli idealist insan, memleketin kaderine tesir eder hale gelmek için canhıraş bir mücadele verir. Zira zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır ve hayat bir mücadeledir, bunun idrakinde olan Türkçüler çelikten bilektirler, kırılırlar ama eğilmezler ve bükülmezler.

                Atsız Bey’in talebi ile 1954 tarihinden itibaren, her 3 Mayıs ‘’Türkçüler Günü’’ olarak kutlanmaya başlar. Peki uğruna bunca cefaya göğüs gerilen Türkçülük nedir?

                Kanımca Türkçülük: Tarih seyri içerisinde 116 Beylik, 82 Devlet, 16 Cihan İmparatorluğu kurmuş olan Yüce Türk Milleti’nin ali menfaatlerine hizmet etmektir. Türk Milletini tekrar üç kıtanın ve yedi iklimin sahibi yapmak için ömür vakfetmektir. ‘’Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından’’ felsefesiyle hareket etmektir. Bu münasebetle, bir Türkçü olarak 3 Mayıs Türkçüler gününüzü tebrik ederim. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI