ŞUHEDA DİYARINDA BİR ALPEREN; MUHSİN YAZICIOĞLU - Av. Gökalp Kayacan

7 Şubat 2019 Perşembe

   Muhsin YAZICIOĞLU, 31 Aralık 1954 tarihinde Halit ve Fidan YAZICIOĞLU çiftinin son evladı olarak, Sivas ilinin Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı karyesinde tevellüt etmiştir, 1968 yılında henüz 14 yaşında iken Şarkışla'da ‘Genç Ülkücüler Hareketi'ne dahil olmuştur, lisans eğitimi için 1972 senesinde ‘Ankara Evrenkenti Baytar Fakültesi’ne kayıt yaptırmıştır ve bu tarihten itibaren ‘Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde vazife üstlenmeye başlamıştır. 

  ‘Muhsin Reis’, Ülkü Ocakları Genel Başkan Muavinliği ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur ve de 1978 yılında faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin de bani ‘Genel Başkanı’ olmuştur. ‘Koca Kurt YAZICIOĞLU’, 1978 senesinde Abdullah Çatlı ve Mustafa Pehlivanoğlu derdest edilerek Ankara'ya getirilince, Emniyet Müdürü’ne telefon açarak; "Bu sana ilk ve son ihtarım, ülküdaşlarımı serbest bırakmazsan sesini ve nefesini keserim’’ demek suretiyle, Çatlı’nın ve Pehlivanoğlu’nun özgürlüğe kavuşmasını sağlamıştır. Bu hadise ile karizması perçinlenen Muhsin YAZICIOĞLU, 1980 yılına kadar MHP Genel Başkan Müşavirliği yapmıştır.

   ABD’nin Eski Başkanı Jimmy Carter’ın ve CIA’nın Türkiye Eski Direktörü Paul Henze’nin, ‘gayrimeşru çocuğu’ Kenan Evren tarafından, 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen ithal ihtilal akabinde, beş senesi hücrede tecrit halinde olmak üzere yedi buçuk yıl haksız şekilde Mamak Zindanları’nda hapis olunan ‘Muhsin Reis’, bilahare masumiyeti nedeniyle beraat etmiştir. YAZICIOĞLU, mevkuf olduğu bu çileli süreçte ‘‘Üşüyorum’’ isimli meşhur ve muazzam şiirini kaleme almıştır.

   Muhsin YAZICIOĞLU; tevkifhaneden tahliye olduktan sonra, mahpus ülkücüler ve onların ailelerine muavenet meramı ile tesis edilen, ‘Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yapmıştır, kezalik 1987 senesinde Milliyetçi Çalışma Partisi'ne katılım sağlamıştır ve Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ tarafından, MÇP Genel Sekreter Muavini olarak tayin edilmiştir. 20 Ekim 1991 tarihli Milletvekili Genel Seçimlerinde: Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’nce teşkil edilen ittifak bünyesinde Sivas ilinden milletvekili seçilmiştir. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi'ni teessüs ederek bu fırkanın Liderliğini üstlenmiştir, 24 Aralık 1995 ve 22 Temmuz 2007 tarihli seçimler neticesinde yine Sivas ilinden iki defa daha parlamenter/mebus olmuştur.

  ‘Mazluma karşı Alp, zalime karşı Eren olan YAZICIOĞLU’; 25 Mart 2009 tarihinde ‘Fet(h)ullahçı Terör Örgütü’nün tertip ettiği kalleş suikast sonucunda şehadete yürümüştür. ‘Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’ nezdinde icra edilen tahkikat kapsamında; şehit olan 6 kişinin kanında da, helikopter düşmeden evvel yüksek dozda/düzede ‘karbonmonoksit’ maddesi bulunduğu tespit edilmiştir. Müddeiumumi, bahse konu karbonmonoksit maddesinin, savaş jetlerinin egzoz gazından oluştuğu olgusuna odaklanmıştır zira vakanın cereyan ettiği gün ‘Siyonist Haçlı Ordusu NATO'ya ait AWACS Keşif Uçağı Batman Havaalanı pistini 15 kez pas geçmiştir ve ardından gökyüzünde gözden kaybolmuştur. Muhsin YAZICIOĞLU’nun bulunduğu helikopterin düşmesinde, savaş jetlerinin meydana getirdiği hava akımının asli amil olduğu ve bu jet uçakları ile AWACS arasında bir rabıta bulunduğu vakıadır.

   15 Temmuz 2016 tarihli fetö darbe teşebbüsü esnasında, Reisicumhur Recep Tayyip ERDOĞAN’ı, infaz ile vazifelendirilen ‘cinayet timi’ ne dahil olan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak, Muhsin YAZICIOĞLU’nu taşırken düşen helikopterin ‘GPS ve Kayıt Cihazlarını’ alarak sırra kadem basan ve bu sebepten dolayı vakti zamanında tutuklanan bir şahıstır. Keza 15 Temmuz ertesinde Yunanistan’a firar eden ve diplomatik temaslar neticesinde Türkiye'ye iadesi sağlanan Pilot Albay Davut Uçum da, ‘GPS ve Kayıt Cihazları’ nın ortadan kaybolması eylemine Aydın Özsıcak ile birlikte iştirak etmiştir ve bahsi geçen iki fetö mensubu da şu an ‘vatan hainliği’ esbabı mucibiyle hapsolmuştur.

   Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici; suikastın hemen sonrasında basına verdiği demeçte, Muhsin YAZICIOĞLU’nun sağ olduğunu ve AKUT ekiplerinin bölgeye intikal ettiğini açıklamıştır, Vali Bey yıllar sonra, kendisine bu malumatın Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından verildiğini beyan etmiştir. Hakeza dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Şube Müdür Muavini Dursun Özmen; basın mensuplarına, ‘’Yazıcıoğlu salimen hastaneye nakledilmiştir’’, şeklinde ‘bilgi notu’ geçmek suretiyle kasten dezenformasyona sebebiyet vermiştir. Bilahare Dursun Özmen isimli şahsın, fetö mensubu Ramazan Akyürek’e tabi olduğu ifşa/afişe edilmiştir ve malum zatın fetö kapsamında mevkufiyetine karar verilmiştir.

   Suikasta matuf ilk soruşturmanın Savcısı Şeref Gürkan ise, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra fetö irtibatı/iltisaki sebebiyle meslekten ihraç edilmiştir ve muhakeme edildiği davada hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ve mütalaa olunmuştur, ayrıca bu hain duruşma safahatında ‘ ByLock’ kullanıcısı olduğunu da ikrar/itiraf etmiştir. Muhsin Yazıcıoğlu suikastından 5 gün sonra, 30 Mart 2009 tarihinde ‘Vatikan’ın Kripto Kardinali Fet(h)ullah Gülen’, örgüte ait internet sitesinde; ‘Alperen ve Liyakat’ başlıklı bir konuşma yayınlayarak, "…aldanırsanız böyle kurban gidersiniz, bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşılır…" ifadelerini kullanarak suikastın azmettiricisi olduğunu göstermiştir.

  YAZICIOĞLU’nun, helikopter yolculuğu esnasında yanına aldığı james bont tipi siyah renk çantasının akıbeti ise hala meçhuldür, ‘Teşkilatı Mahsusa’ cemiyetine mensubiyeti bulunduğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘kara kutusu’ olduğu rivayet edilen Muhsin YAZICIOĞLU, afaki bir politikacıdan ziyade mukaddes bir davanın takipçisi idi. ‘Bu ülkede dürüst olmak başa beladır ama bu bela başımın tacıdır’, demekten zinhar vazgeçmeyen YAZICIOĞLU’nun pirüpak naaşı, ‘Devlet Töreni’nin ardından, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı’ na defnedilmiştir.

Muhsin Reis’ten mülhem olarak: ‘’Ben Türk’üm Türk esir olmaz, ben Türk’üm Türk devletsiz olmaz, ben Türk’üm Türk vatansız olmaz, ben Türk’üm Türk bayraksız olmaz, ben Türk’üm Türk ezansız olmaz, ben Türk’üm Türk hürriyetsiz olmaz.’’

SELAM VE DUA İLE. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.