“TÜRKÇE: Anadolu’nun kapısı, Türkiye’nin tapusu!”  - Av. Gökalp Kayacan

21 Mayıs 2021 Cuma

Türkçe, ağızlarda annelerin ak sütü gibi helaldir ve her hür Türk vatandaşı evvela asli lisanı olan Türkçe’ nin kaideleri hususunda layık-ı veçhile tedrisattan geçmek mecburiyetindedir. Türkçe şuuru; önce anne kucağında, sonra baba ocağında ve hemen akabinde mektep medrese safahatında talim ve terbiye ile iktisap olunmaktadır. Ey Müslüman Türk, meselemizin ve makalemizin bam telini bahse konu üç vetireden, ekol/okul babı teşkil etmektedir zira Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin “Maarif Vekaleti” fevkalade zafiyet içindedir. 

Şanlı Devletimiz; koloni, manda veya müstemleke değildir ve fakat buna rağmen kritik bakanlıklarda hayati hatalar(!) vuku bulmaktadır. Milli ve yerli olması icap eden eğitim/öğretim mevzuu maatteessüf nerede ise külliyen kozmopolit bir keyfiyet almıştır. Esefle izah etmek isterim ki, “yabancı dille eğitim” ve “global lisan” kisvesi altında icra edilen ‘5. Kol Faaliyeti’, İngiliz irfan/hars asimilasyonu projesidir. Vaki melun plan memleket sathında kreş ve anaokulu merhalesine kadar inmiştir ve ne hazindir ki Yüce Devletimizin hiçbir müessesesi bu vahim vaziyete aksülamel göstermemektedir.

“Tarih’i, tekerrür diye tarif ediyorlar: Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”, mısralarından mülhem olarak ders alınmayan tarih tekrarlanır. Dolayısıyla bahse konu İngiliz taktiği daha evvel Hindistan’da, İrlanda’da ve kısmen de KKTC’de vasat bulmuştur, ilgili devletlerin hali pürmelalinden ibret alınmalıdır aksi takdirde ibret alınmaz ise ibret olunur! Tabiatıyla artık İngilizce lisanı garabeti, milli asayiş meselesi haline gelmiştir, üstadın da ehemmiyetle ifade ettiği gibi: “Türklüğün vicdanı bir! Dini bir, vatanı bir! Fakat hepsi ayrılır! Olmazsa lisanı bir!” Dolayısıyla Devletimizi şerha şerha etmek isteyen mihraklar bilmektedir ki: “Türkçe demek, Türkiye demektir ve Türkçe biterse, Türkiye biter.” Müslüman Türk’te bu konuyu idrak etmelidir ve vatanın muhafazasına, ‘söz’üne sahip çıkmak suretiyle başlamalıdır.

‘Uluğ Çınar Osmanlı Devleti’ nin izmihlalinde; ‘misyoner mektepleri’ ve bu mekteplerden mezun olan gayri milli talebelerin icraatları asli amil olmuştur. Cihangir ecdadımız harici cephede değil, dahili menfi tebaa hususunda kifayetsiz kalmıştır, nitekim benzer nakısalar Cumhuriyet dönemine de intikal etmiştir. Robert Koleji(Boğaziçi Üniversitesi), İstanbul Amerikan Koleji, Merkezi Türkiye Koleji, Anadolu Koleji, Notre Dame de Sion ve Saint Joseph ile Pierre Loti Kolejleri başat olmak üzere yüzlerce misyoner mektebi, Türk Dili’ni, Türk Milleti’ni ve Türk Devleti’ni, Osmanlı Devleti’ nin akıbetine uğratmak için ‘kalemle ve kelamla’ mücadele etmektedir. 

Misyoner mekteplerinin müfredatı rikkat vererek tahlil olunduğu vakit görülecektir ki; ekseriyetinde “Türkçe” ve “Türk Tarihi” dersleri dahi İngiltere’den ithal kitap ve kaynakçalardan yine İngiliz muallimler vasıtasıyla ve İngilizce olarak tedris edilmektedir. Haliyle bu talebeler kültür erozyonuna/dejenerasyonuna maruz kalmaları hasebiyle, misalen; Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi’ yi hain, binlerce Kudüslü Müslümanın katili Edmund Allenby’ i ise kahraman olarak görmektedir. Bu halin sebebi gayet sarihtir; vaktaki asimilasyona maruz kalan talebelerin, önce dili, sonra kültürü ve en nihayetinde de gönül bağı/köprüsü zayi olmaktadır. Neticeten mütemadi şekilde İngiliz propagandasının esiri olan talebeler, ‘göz-dil-dimağ koordinasyonu” mucibince; İngiliz gibi görmeye, konuşmaya ve düşünmeye meyletmektedir. 

Ey Müslüman Türk; eline(Türk eli/ili), diline(Türkçe), beline(Türk soyu) sahip çık! Nasihatinin manasını/ mealini idrak etmekle mükellefsin. Keza “Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste, mektepte ve meydanda Türkçe haricinde dil kullanılmayacak” lafzının sırrına ermek mesuliyetindesin. Özüne dönmek, aslına rücu etmek, atanın izi ve istikametini takip etmek mecburiyetindesin. Unutma ki; 21. Asır Türk Milleti’nin şahlanışını beşir etmektedir, neslin Turan mefkûresinin vucud bulduğuna şahadet edecektir. Bittabi ‘Turan Davası’ ve ‘Türki Cumhuriyetlerin ittihat ve ittifakı’, Türkçe ile mümkün olacaktır. Şayet Türkiye’ de İngilizce hegemonyası, Türki Cumhuriyetler’ de ise Rusça diktası hakim hal almaya devam eder ise, müşterek bir elifba tesis ve teşkil etmek imkansız olacaktır. “Turan’ın bir ili var! Ve yalnız bir dili var! Başka dil var diyenin! Başka bir emeli var.” Veciz kıtasından haseple lisan kuşatmasını yarmalısın, Türkistan hinterlandına entegrasyonu sağlamalısın, Altaylar’ dan Tuna’ya diye haykırmalısın  ve Turan’ da hemhal için yola revan olmalısın.

Mamafih, tabiri caizse; ‘merhaba’ kelamı ile Japonya’ ya, ‘Selamün Aleyküm’ niyazı ile Güney Afrika’ya kadar şamil olacak bir medeniyete maliksin. Prangaları atmalısın, ayağa kalkmalısın, garip diyarlara sözcü, mazlum milletlere öncü, Türk-İslam Davası’na önder olmalısın. “İslam Alemi’nde Halifelik, Türk Dünyası’nda Başbuğluk” makamı/orunu ihdas etmelisin. Ve bunları ancak Osmanlıca ile tezyin ve tahkim edilmiş zengin bir Türkçe ile mümkün kılabilirsin. Gençliğe benlik kazandırmalı, onu 250 kelimelik suni ve melez/hibrit “İngilizce/Anglomanlıca” tuzağından kurtarmalısın. 
Bilmelisin ki:
“Dil ile bir gençlik sırra erişir, 
  Dil ile bir nesil çağa yetişir,
  Dil ile bir millet ebedileşir,
  Dil ile söyleşir, dili bilirsen.”

Ve öğrenmelisin ki: 
“Biz Türkler Anadolu’ya kıratımızın üstünde, kurt başlı tuğlarımızla geldik, obamızı Söğüt’ e kurduk, Sancağımızı İslambol burçlarına diktik, mührümüzü üç kıtaya ve yedi iklime vurduk, mazide cihanşümul olduk, atide de olacağız, mutmain ol yerküreyi yeniden yerinden sarsacağız.
Velhasılıkelam; 
“Çağrı Bey’le Tuğrul Bey’in kurduğu Devlet, İngiliz emperyalizminden üstündür elbet!”
 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI