ÖFKE GELİR GÖZ KIZARIR , ÖFKE GİDER YÜZ KIZARIR. KONROL ETMEYİ BİLELİM ! - Klinik Psk. Aygül Kılıç

6 Şubat 2019 Çarşamba

 

                                                              ‘’Tahammülüm azaldı’’

                                          ‘’ Son günlerde herkesin kalbini kırıyorum’’

                                      ‘’Çocuklarıma daha çok sinirlenmeye başladım’’

                                    ‘’ Trafikte kendimi kaybediyorum ,her an kavga edecek hale geliyorum’’

Zaman zaman yaptığımız bu davranışları düzenli olarak günde birkaç kez tekrarlıyorsanız ve çabuk sinirlenen ,kendinizi kontrol edemeyen bir yapıya büründüyseniz sizin için tehlike çanları çalmaya başlıyor olabilir. Öfkenizi kontrol edemiyorsunuz ve öfke kontrolsüzlüğü yaşıyorsunuz.

Öfke doğuştan getirdiğimiz ve yaşamımızın ilk yıllarında gelişen ,hayat içerisinde çok sık oluşan , doyurulmamış isteklere , istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere karşı verdiğimiz son derece doğal ve evrensel bir duygu. Kişinin sınırlarını koruyup çevresine ve ilişkilerine zarar vermeyecek noktada kontrol altında tutması durmunda kişinin uyarılmasını sağlayıp koruyucu ve harekete geçirilmesini sağlayan bir işlevlide aslında.

Öfkeniz sınırlarınız bilmenize haklarımızı korumamıza haklı bir nedene , bir adaletsizliğe, size karşı olan bir müdahaleye ve herhangi bir şekilde engellenmenize dayanıyorsa ve uygun bir şekilde ifade edildiyse olumlu,  eğer öfkeniz başkalarına karşı fiziksel saldırılara dönüşürse ,yaşamın her alanında öfkelenecek bir şeyler buluyor ve belli bir kişi yada olay nedeniyle değil genel olarak öfkeli hissediyorsanız, olaylara karşı  baş etme yöntemleriniz değişmişse , örneğin daha önce hiç sıkılmadığınız şeylere karşı öfkelenmeye başladıysanız artık öfke sizin için bir risk taşıyor demektir.İşte bu anda öfkenizin taşmaması ve size daha az zarar vermesi için öneriler ;

GEVŞEYİN…Derin derin nefes alın sakinleştirici durum ve manzaraları zihninizde hayal ederek canlandırın ve sakinleşin.

DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİŞTİRİN… Öfkelndiğimizde düşüncelerimiz kötü söz söyleyip bağırıp çağırarak ifade ederiz ve olayları abartıp çarpıştırılmış bir biçimde algılarız.İşte bu anda düşünce biçimlerinizi fark edin ve yerine daha mantıklı olanları seçin.Farkında olmadan sık kullandığımız kızgınlık duygularımızı artıran ‘’ asla ‘’ ya da ‘’ her zaman ‘’ gibi sözcükleri zihninizden çıkarın. ‘’ Hiçbirşey  asla düzelmeyecek ‘’   ‘’ Her zaman haksızlığa uğrayan benim’’ gibi cümleler çok hatalı.Çünkü öfke duygunuzda haklı olduğunuzu düşünmenize yol açıp durumla ilgili yargıyı koyduğunuzdan probleminizin çözümünde size katkıda bulunmaz.

PROBLEMİ ÇÖZMEYE ODAKLANIN… İlk önce öfkenize neden olan durumu değiştirip değiştiremeyeceğinizi araştırıp çözüm yolları arayın. Değiştiremeyeceğimiz bir durumsa sorunla yüzleşin. Ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın ve asla kendinizi cezalandırmayın.

ÇEVRENİZİ DEĞİŞTİRMEK… Bazen sorun ve sorumluluklar üzerimize öylesine yıkılır ki sinirlenip öfkelenmemize yol açan şeylerin yakın çevremizde olduğunu fark edip o insanlara karşı öfkeyle kavrulursunuz.Bu durumda biraz ara veriin.Gün içinde özellikle stresli olacağımızı bildiğimiz saatlerde kendiniz için kullanacağınız bir zaman ayırın.

Bu önerilerime dikkat edin ve uygulamaya çalışın.Öfke bulaşıcıdır ,öfkeyi tırmandırmayın .Kontrolünüz dışına çıktığını ve bu kontrolü sağlayamadığınız düşünüyorsanız o zaman uzman birnden destek alarak psikoterapiye başlayabilirsiniz.Çünkü yaşamın her anında sizi sinirlendirecek öfkelendirecek uyaranlarınız olacak.Önemli olan öfkenizi dürtüsellikten uzak,agresifleştirmeden sağlıklı olarak boşaltmanız.

Unutmayın!

“Herkes öfkelenebilir, bu kolaydır. Ancak; doğru kişiye,  doğru ölçüde,  doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde öfkelenmek ,  işte bu zordur.Öfkenizin size zarar vermesine izin vermeyin!

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.