Bencillikler Üzerine - FIRAT UZER

12 Eylül 2020 Cumartesi

Aslında çok kısa diyebileceğimiz bir yaşam öyküsüne sahip olan insanoğlu, binlerce yıldır değişmeyen bir davranış modeliyle ilerlemiyor mu? Bazen davranışların evrimleşir gibi görünüp aslında insanoğlunun ilkel beyinden kurtulamama öyküsünün ne kadar ağır bastığını maalesef yaşam içerisinde görüyoruz.

Peki, değişmeyen olumsuz davranışlarımızın sebeplerini hiç araştırdık mı? Ya da bunca yıldır yaşamın içerisinde olan insanlar araştırmalar yapıldığını mı düşünüyor. Eğer bunca araştırma yapılıyorsa neden gelişimlerimiz daha iyi yönlere doğru evirilemiyor. Hiç aslında ne kadar gizemli bir varlık olduğumuzu düşündük mü? Basit gibi görünen ama baktığımızda inanılmaz karışık olan. Bu karışıklıkların ne olduğunu anlayabilmek için 1850’li yıllarda oluşmuş olan bilimler, bugün gerçekten bazen davranışlarımızın nedenlerine hala cevap veremeyecek niteliktedir. 
Günümüzde Psikoloji, Sosyoloji ağırlıklı olmak üzerine insan davranışlarını inceleyen bilimler hala pratik olarak birçok soruya cevap veremeyecek durumdadır. Milyonlarca makale ve milyarlarca insan daha bir yaşam için mücadele etmektedirler. Bu mücadelelerin sonunu ise ne zaman göreceğimiz gerçekten büyük bir soru işaretidir.

Bugün ben insanoğlunun daha iyi bir dünyaya erişememesinin nedenini bencilliğine bağlıyorum. Bencillik gerçekten bugün güzel dünyanın önündeki en önemli engel olarak durmaktadır.
Çok sevdiğim bir hikâyeyle yüreklere inmek isterim. Hayatımızı zorlaştıran ve engel olmaya çalışan bencilliği anlatırken.
Padişah Sultan Mahmud zamanında, İstanbul’da bir adam yaşarmış… Ama bu adam öyle bencil, öyle kıskanç, öyle kendisini düşünür bir kişiymiş ki, bu konuda meşhur olmuş. Bencil Bekir Efendi deyince tanımayan yokmuş adamı. Yani anlayacağınız, tam müzmin bir bencillik hastası…

Artık, bir bencillik örneği anlatılacaksa, Bekir Efendi hemen hatırlanır ve:
– Bencil Bekir Efendi gibi, denir olmuş…
Bencil Bekir Efendinin ünü gide gide Padişah’a kadar varmış. Padişah da merak etmiş; adı bencile çıkan adamı görmek istemiş. Bekir Efendi’ye, padişahın geleceği haber verilmiş. Sevinmiş tabii ve hemen elinden geldiğince hazırlıklar yapmış.
Padişah gelmiş… Hem Bekir Efendinin terbiyesini hem de hazırlıklarını beğenmiş. Güzel sohbetler olmuş ve kalkıp gideceği zaman yaklaşmış. Ama hep düşünüyormuş, niçin “Bencil” adını takmışlar bu adama… Hâlbuki ne kadar da iyi biri, diye… Padişah onu denemek istemiş ve âdet olduğu üzere demiş ki:
“Bekir Efendi, sağ olasın, seni sevdim. Şimdi dile benden ne dilersen… Köşk mü, para mı, at mı, araba mı? Ne istersen yapacağım. Lâkin bir şartım var. İstediğin şeyi sana mutlaka vereceğim, ancak, bu yan tarafta oturan komşuna senin istediğinin iki katını vereceğim.
Bekir Efendi, buruk bir sevinç içinde düşünmüş, taşınmış, kaşınmış ve bir türlü depreşen bencilliğinden kurtulamamış. Komşusunun daha büyük bir zarara uğraması için kendisi bir felaketi göze alarak demiş ki:
“Padişahım, benim bir gözümü çıkarttır! Böylece komşusunun iki gözünün çıkartılması için, tek gözünü feda etmeye razı olmuş.
“İşte böyle. Bencillik insana, ayağına kadar gelmiş, bir büyük kısmeti bile teptirebiliyor. Çünkü böyle müzmin bir bencillik, içinde kıskançlığı, çekememezliği, kini, sevgisizliği, saygısızlığı da barındırıyor. Bu kötü huya yakalanmamak için, sevgi, saygı, kardeşlik, fedakârlık gibi güzel duyguları içimizde yeşertmek gerekir. Yoksa Allah korusun, yeni Bencil Bekir Efendiler yetişir sizlerden de…”
İşte aslında her şeyi anlatmıyor mu? Bugün güzel bir yaşamın önündeki en önemli engelin bencillik olduğunu düşünüyorum.
Ve lütfen siz siz olun bu tehlikeli illetten kurtulabilmek için vicdanımızla bağlantı kurarak, kötü etkilerden kurtulmaya çalışalım.
Unutmayalım ki bencilliğimizin azaldığı bir dünya bizim için daha yaşanabilir olacak ve mutluluk yolunda hızlı adımlar atmamızı sağlayacaktır.
O zaman haydi tüm bencilliklerimizi çöpe atalım.
Yüreğimizle ve hissederek…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI