Coğrafya Kaderdir - FIRAT UZER

30 Kasım 2019 Cumartesi

Acaba hiç düşündük mü? Gerçekten coğrafyanın bir kader olabileceğini… Ne dersiniz siz ne düşünüyorsunuz? Hepinizin birkaç dakika gözlerinizi kapatarak düşünmenizi istiyorum. Şimdi sıra bu düşünceleri paylaşmaya geldi. Şu an kimilerinizin evet ‘coğrafya kaderdir’ dediğinizi ama bazılarımızın da ‘hayır, coğrafya kader değildir’ diye haykırdıklarını duyar gibi oluyorum.
Peki, acaba bu sözün mimarı İbn-i Haldun hangi duygu ve düşünceyle bu cümleyi sarf etti. Kimlerin düşüncesi onunla aynı veya kimlerin ki farklı… Ayrı düşüncelerde olmamız bizim yaşayışımızı nasıl etkileyecek.

Sizinle birlikte bende gözlerimi kapattım ve coğrafyanın bazı düşüncelerde kader olduğunu fakat bazı düşüncelerimde de kader olmadığını düşündüm. Nasıl olur diye düşünebilirsiniz.
Öncelikle evet doğduğumuz yerleri, doğduğumuz toprakları seçme şansımız maalesef olmuyor. Ve hangi coğrafya da doğmuşsak o yerin iklimiyle, o yerin diniyle, o yerin yönetilme biçimiyle, o yerin hastalıklarıyla,  o yerin yemekleriyle, o yerin evlilikleriyle ve devam eden yaşam modelleriyle örneklerimizi çoğaltabiliriz. Peki, bunları düşündüğümüzde coğrafyanın bir kader olduğu sonucuna varabiliriz miyiz sizce. Cevaplarımız sanki evet şeklinde. Şu anda ‘coğrafya kaderdir’ diyenlerin, bakın gördünüz mü benim düşüncem doğruymuş diye seslendiklerini duyuyorum.
Bu düşünceler bizi gerçekten coğrafyanın bir kader olduğuna itebilir.

Peki, karşı düşüncede olanlar neyi düşünmüş olabilir; aklıma ilk gelen aynı coğrafya da olup kaderlerinin farklı olduğunu düşündüğümüz ülkeler aklımıza gelebilir. Yönetilme biçimlerinin farklı olduğu, yaşam modellerinin farklı olduğu ve ekonomilerinin aralarında büyük farkların olduğu Kuzey Kore ve Güney Kore. Evet, şimdi diğer düşüncenin galip geldiği bir sonuçla karşılaşıyoruz. Yine duyar gibiyim ben de haklıymışım seslenişlerini.

İşte görüyoruz; bazen her düşünce haklı olarak karşımıza çıkabiliyor bu yüzden öncelikle bizler birbirimizin düşüncelerine saygı göstermeyi öğrenmeliyiz. Her zaman hep doğru düşünme gücüne maalesef ki insan olduğumuz için sahip değiliz. Durum böyle iken günümüzde sevgi ve saygıyı unuttuğumuz, kutuplaşmaya doğru gittiğimiz bir dünyada gelin coğrafyanın kader oluşuyla başlayan sevgi ve saygı dolu dünyanın temellerini atmaya başlayalım.
Mahatma Gandhi’nin söylediği gibi;

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür… 
Bizler karakterlerimizi artık sevgi ve saygı ile dolduralım. Hangi coğrafyada olursak olalım insanın en değerli varlık olduğunu düşünerek Coğrafyanın kader olduğu bazen de bizim coğrafyasını yarattığımız kaderde kaybolmadan içimizdeki güzellikleri çıkartmak için yürümeye başlayalım. Unutmayalım ki önemli olan İbn-i Haldun’un coğrafyanın kader olup olmadığı sözü değil; her coğrafyada nasıl insan olduğumuzdur. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI