Dijital Bağımlılık - FIRAT UZER

6 Şubat 2020 Perşembe

Şöyle bir düşündük mü hiç dünyamızın teknolojik olarak değişimini. Yıllar içerisinde nereden nereye geldiğini. Aslına bakarsak değişim çok uzun bir süreç değil gibi geliyor bize. Hızlanmanın 90’lar sonrası olduğunu rahatça görebiliyoruz. Bazen düşüncelere dalıp x kuşağının aslında ne kadar şanslı olduğunu düşünüyorum. Peki, bu düşüncem aslında x kuşağı olduğu için mi? Yoksa y ve z hatta milenyum kuşakları da aynı düşünceler içinde mi?  

Bugüne baktığımızda psikolojide ve sosyolojide yeni bir bölüm açılmış oldu. O da çağımızda karşılaştığımız dijital geçişin ürünü olarak sosyal ve bireysel dijital bağımlılık. Son zamanlarda birçok psikiyatrisin, psikoloğun ve sosyoloğun incelediği ve yorumlar yaptığı dijital bağımlılık aslında biz insanoğlu için bir tehlike mi yoksa bizi geleceğe taşıyacak olan geçidin bir anahtarı mı? 4 yıl önce katıldığım bir Danimarkalı fütürist aynen şu ifadeleri kullanmıştı; hani o çok duyduğumuz siz Türklerle başlıyordu ”Sizler ya teknolojik ürünleri çocuklarınızdan komple kısıtlıyorsunuz ya da komple teslim ediyorsunuz” diyordu. O gün dijital değişimle ve bağımlılıkla ilgili düşüncelerim değişmişti. Artık dijital değişimin içinde kullandığımız bağımlılığa daha farklı gözlerle bakmaya başlamıştım.

Dijital bağımlılığa baktığımızda bugün aslında karı kocanın bile aynı odalarda sosyal ağlardan konuştuğunu hatta buluşmaya giden sevgililerin bile dijital teknoloji ürünleriyle birbirleriyle konuştuğunu gördüğümüzde; nereye ve nasıl bir sonuca gittiğimizi gerçekten düşünmeden yapamaz bir hale geldiğimizi fark ediyoruz.
Hepimiz dijital bağımlılıktan bahsederken sadece seyirci kaldığımızı fark ettik mi? Peki bugün çocukların yemek yerken bile bu dijital teknolojinin ürünleri ile bağımlı hale geldiklerini görmezden mi gelmeye başlıyoruz. Yoksa değişen bu dünyaya ayak uydurmamız mı gerekiyor. İnsanın sosyal bir varlık olduğunu unutup Psikoloji ve sosyoloji kavramlarını tekrardan mı yazmaya başlıyoruz. Hayatı deneyimlen bir x kuşağı olarak ben her zaman ki gibi aslında dengenin bu problemleri çözeceğine inanıyorum. Çünkü şunları unutmamız gerekiyor. Bizi dijital bağımlı yapan unsurlar aslında insanın psikolojik zaafları. Durum böyleyken bizler eğer her şeyiyle sağlıklı ve faydalı bir çözüm bulmak istiyorsak kendimizi zamanın hiçbir döneminde ne teknolojiden uzak tutacağız, ne de teknolojinin içine tutsak olup sanal dünyada kaybolacağız. Ama en önemlisi bugün yaşayan insanların tercihlerini belirlerken dijital teknolojinin zarar ve faydalarını bilimsel olarak inceleyerek insanlara objektif olarak verebilmeyi sağlamalıyız. Sonuçta zeki bir canlı olan insan da kararını verecektir. Duygularımızı kaybetmeden denge unsuru parolasıyla ve holiganca düşünceler sergilemeden doğruya yaklaşmaya çalışmalıyız.

Evet, teknoloji ilerleyecek ve belki bağımlılıklarda değişecek ama bugün bağımlılık eğer zarar veriyorsa bizler dur veya yavaşla diyebilmeliyiz. Sağlıklı bir dünya olabilmemizin sizce de yöntemleri bu değil mi? Yoksa teknoloji bağımlılığı içinde insani duygularımızdan uzaklaşmayı mı tercih edeceğiz. Benim tercihimse inanın sadece ve sadece Denge…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI