Zihnimizin Kelepçeleri - FIRAT UZER

25 Haziran 2020 Perşembe

Hayatlarımızın en değerli ve muhteşem olan parçası zihinlerimizdir. Onlar bazen öylesine sihirli hareket ederler ki…  Siz hiç bir insanın zihninin zihninize aktığını hissettiniz mi? Ruhunuzun ruhuna dokunarak hayat bulduğunu… Dokunduğu her yerde çiçeklerin açtığını ve ruhunuzun rengârenk çiçeklerden oluşan bir bahçeye dönüştüğünü fark edebildiniz mi?

Karanlıktan aydınlıklara geçtiğinizi ve teninizin kor ateşlerle yanarken onun denizinde, onun sularında hayat bulduğunuzu en son ne zaman hissettiniz. Önce mavilendiğinizi sonra da saf ışıklarla dolu olup bütünleştiğinizi ve bulutlara erişebilme gücünü düşünebilmeyi ne zaman hayal ettiniz. Sahi hissetmek ne renkti? Tüm hücrelerinizde hissetmek, her zerrenin büyük bir güçle ışıldaması ve o ışıldamanın yüreklere hayat vermesi… Cesur, sakin ve güvenli bir hayatın huzurlu sessizliği içerisinde zihinlerimize bağlanabilmek.

Belki aslında hayatı hayat yapan değerlere ulaşabilmeyi başarabilmek… O değerleri uzak kavramı ile tanımladığımızda eşsiz gökyüzü ve yıldızlarda tüm zaman ve mekânlardan bağımsız olmayı başararak, bir çift gözün derinliğinde o sonsuzluk içerisinde kaybolabilmek ve yeniden yaratıldığını görebilmektir aslında zihinlerimizde canlandırdığımız.
O bakışlarda kendimizden bile gizlediğimiz, ruhlarımızın en savunmasız hallerinde ve en çıplak durumuyla, o bakışları vücutlarımızın her zerresinde yaşatabilmeyi başarabilmektir.

Kendi yansımalarımızı başkasında görerek o ruha derin bir aidiyet hissedebilmeyi başarabilmek ve onun sana ait olduğunu hissedebilmektir yaşamların kıymeti… Aslında fazlasıyla unuttuk zihinlerimizi kullanmayı. Hayatımızın zorlu evreleri deyip, yaşamın sorunları ile baş başa yaşamaya çalışmak. Zihinlerimizi teslim ederek bu zor yaşamı tercih etmek aslında zihinlerimizin bize oynadığı oyun mu yoksa bizim zihnimize oynadığımız bir oyundan mı ibarettir. Artık sizce de zamanı gelmedi mi zihinlerimizin kelepçelerini çıkarmak için çaba göstermemize. Çünkü bahsettiğimiz duygulara ulaşabilmeniz için öncelikle zincirleri kırıp, kelepçelerimizi çıkarmamız gerekmektedir.Ya da her zamanki gibi insanoğlu kendi tercihleri ile yaşayıp zihnimizin güzellikleri ile yaşamak var iken bu duygulardan uzak olan ruhsuzluğu seçme tercihinde bulunabilecektir.

Peki, ruhsuzluk acaba mantık yolundaki bir anahtar mı? Ya da aslında yaşama erişmeden bizler henüz bu sırları çözmeyi başaramayacak mıyız?
Çözüm aslında her konuda olduğu gibi zihinlerimizde… Zihinlerimizi kontrol ettiğimiz sürece var olmanın hafifliğini ve hazlarını her geçen gün daha fazla hissetmeye başlayacağız.
Hissettikçe hissetmenin tadına varıp tüm hücrelerimize aktaracağız ve sonrası hisseden hücrelerimizi bir deniz, bir nehir misali tüm evrenle buluşturacağız. Amacımızın hayat vermek olduğunu bilerek… Ve unutmadan zihnimizin kelepçelerini söktüğümüz an aslında bahsettiğimiz tüm aydınlıkları bedenimizde hissederek yaşamı daha da güzelleştireceğiz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI