BANKALAR -2 - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

5 Ağustos 2019 Pazartesi

Merkez Bankası faizleri düşürdü, devlet bankaları kredi faizlerini indirdi. FED de 0.25 faiz indirdi. Dünya küresel piyasası ekonomiyi canlandırmak için uğraşıyor. ABD daha fazla mal satmak, ÇİN ile yarışabilmek için doları zayıflatıyor. Piyasalar karışık kısacası.

Bankalar ekonominin asıl taşıdır. Ekonomiyi yönlendirir. Parayı küçük yatırımcıdan alır,  iş adamına, girişimci yatırımcıya, sanayiciye satar. Ülkenin gelişmesine katkı sağlar. Bu aylık %0.99 olan konut kredi faizi oranı yılda %12 eder. Mevduat faizin altında, enflasyonun altında kalıyor. Kullanmak isteyenlere hayırlı olsun. Ancak bu sürdürülebilir mi ? Gelirler düştü. Merkez Bankası’nın vadeleri gelen borçları çevirmesi lazım. Yani piyasadan para toplaması gerekiyor. Bunun oranı ne olacak. Elbette para sahibi enflasyonun üzerinde faiz arzusunda olacaktır. Bu bağlamda hesaplar şaşırıyor. Ekonomik gelişme olsun diyerek piyasaya para sürerken, teşviklerle bazı sektörlerden alınmayan vergiler problem olacak mı ? Kısaca nakit akımında bozulma olabilir. Bütçeye akan gelirler azaldı. Bu sorun nasıl aşılacak..Daralma devam edecek gibi, bu da işsizlik devam edecek demektir.      

Geçen haftaki yazımda gençlere bu koşullarda iyi bir meslek olarak bankacılığı, bankacı olmanın yollarını anlatmıştım. 200 binin üzerindeki bankacı arasına katılmanın insanları mutlu edeceğinden, yükselip iyi yerlere geleceğini hedefleyenlerin daha çok gayret ederek hedeflerine ulaşabileceklerini belirtmekte fayda var. Özel bankalarda kısa sürede yükselip mevki sahibi olmanın olanağı daha çok, ancak daha zor.

Eskiden şubelerde banko vardı, müşteri memur başını kaldırıp işimizi yapsın diye beklerdi. O devir bitti, artık beklemek yok, bekletmek yok. Bankacılık değişti, teknoloji ilerledi. İnternet bankacığı mevcut, şubeye gitmeden istenileni yapabiliyorsunuz. Bazı bankalar bu işten ücret dahi almıyor. Eski yıllardaki bankacıların tempoları bugünkü arkadaşlara göre daha düşüktü. Birçok bankada hedefler mevcut, daralan piyasada hedefini tutturana bazı bankalar ödül vermeye, başarılıyı onurlandırmaya devam ediyor. Bu bağlamda anılarımı anlatıyım. Bir özel bankanın, Adana Turgut Özal’da Yeni Adana Şubesi’nde 2005 yılında kredi kartı satışında Türkiye genelinde en çok satan olduk. Banka o şubede çalışanları hafta sonu 3 günlüğüne Kıbrıs’ta bir otelde konaklama, dinlenme, gezme ile mükâfatlandırdı. Zaman zamanda hedefler tutunca veya derece yapınca maddi ödüller aldığımız oldu. Bu ekibi birleştiren, kaynaştıran güzel bir anıydı. 

Bankacılıkta zaman kavramı pek işlemez. Başka bir bankada ise, yıllar önce, bir banka genel müdürü daha fazla kar amaçlı ya da patrona iyi görünmek için olsa “ öğlede açık bankacılık” uygulamasını başlattı. Elemanların çoğu gibi bende karşı çıktım, öğlede rahat yemek yiyemez olduk. Bir de mesai vermediler,  herkes sıra ile yemeğe çıkacakmış. Yemeğe çıkana müdür işi aksatıyorsun gözü ile bakmaya başladı. Ve tabi diğer bankalarda bu uygulamaya geçti. Ve bu genel müdür bu mesai tanımazlığını övünerek anlattı! Her işte olduğu gibi buda bankacılığın kendine has zorluğuydu. Bankacılığında elbette, zorlukları ve güzellikleri var. 

Dünya ilginç gelişmelerle yol alırken, Türkiye piyasasına gelirsek; Türkiye için ekonomik daralma devam ediyor. Parayı %17-18 faizler toplayıp, konut kredisi olarak yılda %12 ile satmak ticaret mantığına uymuyor. Birazcık kımıldama, iyileşme değil duraksama görülüyor. Bunun neticesi eğer yeni sermaye akımı, girdiler olmaz ise Kasım, Aralık aylarında olumsuz görülebilir. Döviz düşmez. Altın yükselir. Borsa akla yatan bir gelişme olmaz ise buralarda durur. Umalım konut kredisinin düşmesi işe yarar, bir miktar stoktaki konut satılır. Kısa vade de işe yarar. Haftaya görüşmek üzere…



Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI