ÇİFTÇİ DARGIN MI? - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

9 Şubat 2021 Salı

Ekonomik verileri enflasyon, dış borç ve bütçe açığı etkiliyor. Bunların sonucunda işsizlik büyüyor. Büyüme oranı küçülüyor. Enflasyonu ise ilk olarak gıda fiyatları tırmandırıyor. Gıda fiyatlarındaki artış tüm ülkede yaşayanları etkiliyor. Vatandaş pahalılık karşısında çaresiz fakirleşiyor. Yurt dışından göz kırpan yabancı sermaye ise güven duygusunu ve açılımı bekliyor.

Gıda fiyatlarındaki artışa neden olan birçok faktör var. Ülkenin tarımsal potansiyeline gerekli özen gösterilmemesi ilk nedendir elbette. Bunun ikinci nedeni tarım ve dış ticaret politikası ile yurt içinde ürünlerin tarladan çıkıp, son tüketiciye kadar süren serüvenidir. Gübrede yurt dışına bağımlı olan ülkemizin döviz kuru üzerinden etkilenmesi doğaldır. Fiyatı artan her ürünü ithal ederek üreticiyi küstürmek, bugün gıda fiyatların yükselmesinde rol oynamıştır. Çiftçi risk almayı bırakıp, dargın pozisyonunda bekliyor. Birçok ülkede covid-19 nedeniyle, iklim değişikliği, su, gübre, enerji vb. nedenler ile fiyatlar artıyor. Üretimin azalması ile son günlerde ayçiçeği yağı, bakliyat, et, fiyatları öngörülenin üzerinde arttı. Bunun birde sağlıklı gıda olup olmadığı boyutu var. TÜİK verilerine göre taze sebze ve meyvede enflasyon yüzde 33,9 olarak gösteriliyor. Fiyatı en çok artan karnabahar, ıspanak, yumurta, ayçiçeği, süt ürünleri oldu. Çiftçi zarar ediyorum düşüncesi ile üretmekten uzaklaşınca işçilerde işsiz kaldı. Turizmin de donmuş olması olumsuz etkenlere bir diğeri tabi. Türkiye’de üretimi arttırmak gerekiyor. Bu sayede, hem açlık- kıtlık meselesi, hem işsizliği kısmen de olsa azaltma yolu açılmış olur.

ÜNİVERSİTE MESELESİ
Cumhurbaşkanımız birkaç gün önce 11 üniversiteye yeni rektörleri atarken birkaç tanede yeni fakülte açılacağını duyurdu. Türkiye’de edindiğim bilgiye göre 203 adet üniversite var. Bununla ilgili gurur duyuyoruz. Ancak aynı gururu eğitim seviyesi için söylemek mümkün mü acaba? İşverenlerin artık çocuğunuz hangi üniversiteyi bitirdi sorusu ilk baktıkları kıstas oldu. Bugün yaptığım araştırma neticesinde yurt içindeki 203 üniversiteden ve Yurt dışında okuyup, mezun olup gelen öğrenci kardeşlerimizle her yıl 1 milyon kişi diplomalarıyla iş aramaya başladığı gerçeği ile yüzleştim.  Ne acıdır ki İŞKUR’un belirttiğine göre son 15 yılda üniversite mezunu işsiz sayısı 10 kat artmıştır. Bu da bugün piyasadaki işsiz rakamını yüzde 25 olarak alırsak, (kayıt dışı ve mevsimlik) bunun her 4 kişisinden birinin üniversite mezunu olduğu görülmektedir. 
Gelecek için en büyük tehlike, enflasyonu düşürürken, faizlerin yükselmesi ile durağan olan istihdamın işsizliği arttırmasıdır.  Bu piyasayı, gıda fiyatlarının yükseliyor olması halkı endişelendiriyor.
Ekonomik göstergelere bakacak olursak, dövizin dip yaptığı günleri yaşıyoruz. Paranın bollaşmasından gidecek yol, borsa, faiz ve altın oluyor. Gayrimenkulde yurt içi tüketiciler aşırı fiyat ve faiz artışından etkilendiği için satışlar düşmüş olsa da, büyük kentlerde inşaatçılar yurt dışına yapılan satışlar ile ayakta durmaya çalışıyor.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI