YENİ DÜNYA DÜZENİ İÇİN EĞİTİM - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

2 Aralık 2020 Çarşamba

Dünya döndükçe her şey gibi ekonomide değişiyor. Kimine göre yaşamak daha zorlaşıyor. Kimine göre engeller kalkıyor, teknoloji ile daha basitleşiyor. Ben para kazanmanın ve imkânların azaldığı görüşündeyim. Fırsatları ve teknolojiyi iyi kullananların ve diğer insanlara göre ayrıcalıklı olan azınlığın “şanslı” olduğunu düşünüyorum. 

“Dijitale direnen yok olmaya mahkûmdur. Hepinizden rica ediyorum artık ‘dükkanımı açayım müşterimi bekleyeyim akşam dükkanımı kapatıp gideyim’ anlayışını bir kenara atalım. Artık 24 saat açık iş yerimiz olmak zorunda. Tabir yerindeyse siz uyurken bile firmanız para kazanmak zorunda. Bunun için ne yapacağız dijitale ayak uyduracağız ve çağa entegre olacağız.” Bu sözler Adana Ticaret Odası meclis Başkanı İsmail Acı’ya ait. Çok doğru söylüyor. Ancak kaç kişi bundan faydalanabilir, bunun oranı ve alt yapısı var mı? Eğitim bunlara yönelik yapılıyor mu? Karşımıza çıkan sorular bunlar… Türkiye’nin en önemli iki sorununun yüksek enflasyon ve dış ticaret açığı olduğunu belirten İsmail Acı, şunları ifade ediyor:

“Şunu da unutmayalım; Türkiye ekonomisinde iki temel sorun yüksek enflasyon ve dış finansman ihtiyacıdır. Dövizin oynaklığının önüne geçilmelidir. TL'nin değer kaybı dövize yöneliş, parayı yatırım aracı olarak görmekten insanlar vazgeçmelidir. Net gördüğümüz konu hala kurun düştüğü yerden, içeride hem bireysellerin, hem de şirketlerin döviz almaya devam ettiğine şahit oluyoruz. Paramızın değerini koruyacak adımlar atıldığı anda insanlar döviz almaktan vazgeçecektir. Güven kazanmak zor bir iş. Piyasaların güvenini kazanmaktan başka çare yok. İşin başında olduğumuzu unutmayalım. Uzunca bir süredir atılan yanlış adımların düzeltilmesi gerekmektedir. Atılan adımların sonuçlarını almak da zaman alacaktır. Buradan, hareketli kurdaki fiyatlama algı fiyatlaması ve bir umut ışığının yanmasıdır. Bundan sonrası atılacak adımların tutarlılığı, doğruluğu ve sürdürülebilirliği çok büyük önem arz etmektedir.” Bir ay önceki bir yazımda bizde sorun çok diye başlık atmıştım. Bizde en büyük sorun güven ve işsizliktir. Yeni iş imkânlar durdu. Sadece birkaç marketin eleman ilanı dışında iş ilanı bile göremiyoruz.  İyi örgütlenmemiş eğitim sistemi genç kuşağı iyi yetiştiremiyor. Üniversite sayısına bakıp aldanmayın. Bugün büyük firmalar eleman alırken diplomanıza bakıyor. Hangi okuldan çıkışlı olduğunu inceliyor.  Neden? Öğrencisine daha iyi imkânlar sunan diğer üniversitelere göre daha kaliteli, bilgili ve sorgulayan öğrencilerin mezun olduğu, çağımızın teknolojisini iyi kullanan, girişimci gençler iş bulabiliyor. Bugün Almanya’da Mercedes fabrikasında staj yapmak için, 2 yabancı dil konuşmayı-çevirebilmeyi,  bilgisayar ile iletişimin yanı sıra ehliyet istiyor. Gençler fark yaratmalı. Bunu yapacak olanlarında imkânı olmalı… Daha iyi yaşamak için daha iyi yetişin, daha güzel günler sizlerin olsun gençler…

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI