KARADENİZ YOLLARINDA - 4 - Halil İbrahim Batmaz

6 Eylül 2019 Cuma


Ve böylece Ordu iline vasıl olduk. Derken kendimizi sahildeki bir balıkçı lokantasında bulduk. Ne günlerdi ama…

Türkiye’nin neresinde hamsi balığını yerseniz yiyin; Karadenizliler gibi yapanını bulamazsınız. Ben diyeyim iki porsiyon, siz deyin üç porsiyon…

Hamsi bir anda midemdeydi. Sonra sahilde bir otel bularak orada istirahate çekilmiştik.

Zira bir gün sonra bütün gün şehir turu ile tüm Ordu’yu gezip dolaşmak istiyorduk. Yeşili, mavisi ile ve tüm yerel özellikleriyle bu kenti tanımak bende müthiş duygular oluşturmuştu. Bundan önce de ticaret yaptığım yıllarda gelmiştim Ordu’ya… Hatta ta Karadeniz’in en ucuna kadar gitmiştim.

İnanın doyamamıştım bu güzelim yöreye; insanına, örf ananesine ve insanlarının yüzünüze bakarken sevgi dolu bir ifade ile bakışını hiç unutmadım. Hele kendilerine has şiveleri var ya, ne kadar hoş… İnsan Karadenizliyi dinlerken bazen yorulur, bazen bir şarkı dinlercesine zevk duyar…  Velhasıl; Karadeniz ismi gibi Kara değil, büyük bir berraklıktır. İnsanıyla, sevecenliğiyle, fındığıyla, fıstığıyla…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI