KARADENİZ YOLLARINDA-12 - Halil İbrahim Batmaz

2 Kasım 2019 Cumartesi

Dünya gözüyle Erzurum’u görmeyen insan, yaşamında eksik sayılır. Zira Erzurum, tarihimizin bu güne gelen bir mirası, bir kalıntısıdır.  Yılların bize hediye ettiği, tarihsel eserleriyle, örf ve ananesiyle Erzurum ülkemizde özel bir yeri olan ilimizdir.

Caddelerinde yürürken her yerden tarih fışkırır, sanki 15’inci yüzyıldan ya da 16’ncı yüzyıldan birileri size koşup gelecek gibidir. Ben Erzurum’ da cadde ve sokaklarda veya ilçelerinde dolaşırken, Tarsus’ un YEDİ UYURLARINI anımsarım hep: Hani ESHAB KEHF Mağaralarında, yüz yıllarca uyumuş kalmış olan YEDİ UYURLAR,  yüz yıllar sonra uyandıkları zaman, ceplerindeki parayla gittikleri fırından ekmek almak isterler de,  fırıncıların şaşkın bakışlarıyla karşılaşırlar. Giderler ki ellerindeki yüz yıllar önceki geçmez parayla, ekmek alamadan döndükleri fırından…
Bende Erzurum’ da sanki her an aynı olayı yaşayacakmışım gibi bir hisse kapılırım her Erzurum’ da ki alışverişimde.

Erzurum bir başkadır yaşamımızda; Tarihiyle, kültürüyle, şivesiyle… Hayran olurum bu ünlü ilimizin, konuşmalarına, şivesine, mertliğine. Erzurumlu, merttir, Erzurumlu, yabancıya saygı ve sevgi doludur. Yardımseverdir DADAŞIM… Bir adres sorarsınız, sizleri ta ki o adrese,  sizinle birlikte götürecek kadar yakın ve samimidirler. 

Üç günde kalsanız, Erzurum’un içine girmeniz gerekir yaşamınızla. Dost olmanız gerekir Erzurumlu ile…  İşte bu gün de Erzurum’u anlattık size. Haftaya ERZİNCAN ve SİVAS ile devam edeceğiz…


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI