KARADENİZ YOLLARINDA-5 - Halil İbrahim Batmaz

12 Eylül 2019 Perşembe

Perşembe günü sabah kahvaltısından sonra, bir gün evvel yağını ve suyunu kontrol ettirdiğimiz arabamız, otelin otoparkındaydı ve yola çıkmaya hazırdı.
Karadeniz insanının zekâsıyla yapılmış, yolu olmayan evlere, fındık bahçelerinin arasından, tepelerdeki evlere doğru çıkan asansörleri seyrederek, Giresun’a doğru yol alırken; solumuzda hırçın Karadeniz’in bol dalgalı denizinin manzarası ve sağımızda fındık bahçelerini seyrederek yol alıyoruz. Her ne kadar hava bulutluysa da sanki yağmur yok gibi…

Yolun sağında ve solundaki mahalli satıcıların bazen önlerinde durarak onlardan biraz alış veriş yaparak, yolumuz uzadıkça uzadı. Ama sıkmadı bu yolculuk bizi. Zira bir hayli eğlenceli bir gidişti bu. İnsanların Karadeniz şivesiyle konuşmaları, birbirleriyle Karadeniz şivesiyle diyalogları bize çok iyi gelmişti. Öğleden sonra Giresun’a vardığımız zaman bu kentin oldukça hareketli olduğunu gördük. Tüm Giresun sanki kendisini sokağa atmış, hepsinin ellerinde bir şeyler ve koşturuyorlardı… Deniz kenarında bir lokantada oturmuş, balığımızı bekliyor ve onları seyrediyorken, bir gök gürlemesi ile Karadeniz yağmuru bastırmasın mı? Ancak seyre daldık bu güzel manzarayı. Yağmur o kadar güzel yağıyor ve rüzgâr ile karışık fırtınanın etkisiyle öylesine hoş bir şekilde sağa sola savruluyordu ki, hayranlıkla seyre dalmıştık bu muhteşemliği. Giresun’da bu gün yağmur müsaade ederse biraz gezip dolaşacağız ve yarın hedefimize yani Trabzon’a doğru yol alacağız. Hoşça kalın efendim şimdilik…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI