Kadının adı Atatürk!.. - Hülya Ekmekçi

6 Aralık 2018 Perşembe


“Kadının adı yok” deyip duruyoruz..

Aslında kadının adı var. Hem de tam 84 yıldır var..

Sadece kadınımız kendine konulan adı kullanmayı bilmiyor..

Çünkü kendi adına karar alma yetkisini erkeğine bırakmış..

Kadının adına herkes söz sahibi, herkes bilir kişi, herkes hak iddia edebilir..

Bu bazen abisidir, bazen babasıdır, bazen koca bazen siyasi bir partinin genel başkanı, bazen il örgütü, bazen başbakan, bazen cumhurbaşkanı..

Kadın hariç herkesin söyleyecek bir sözü var..

Bugün hakları ellerinden tek tek alınan kadınlar Atatürk'e borçlu..

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük Atatürk’ün çizdiği çağdaş yolda imtiyaz verdiği kadınlar bugün erkek egemenliği altında..

Ne yazık ki o yolda yürüyemeyen, imtiyazlarına sahip çıkmayı bilmeyen kadınlarımız yüzünden bugün kadınlarımız ikinci sınıf insan muamelesi görüyor..

Erkek istediği için çalışmıyor, erkeğin istediği kişiye oy veriyor, erkeğin malı olmayı, ticari bir mal gibi görülmeyi, dayatma yoluyla kapanmayı emir telakki ediyor..

Türkiye cinsiyete dayalı ayrımcılık yüzünden kadın ölümlerinde başı çekiyor..

Oysa dünyada ilk kez seçme ve seçilme hakkına sahip olan Türk Kadını, en büyük imtiyaza sahip olmuş, çağdaş ve cumhuriyetçi kimlik edinerek Atatürk tarafından adı konulmuştu..

Ülkemiz bugün kadınların siyasette ki yeri açısından devraldığı bu önemli mirası olması gereken seviyeye getiremedi..

 Siyasi partilerin seçim listelerinde, kadın adaylara  etkin bir biçimde yer verilmedi..

Kadınlar siyasi partilerin arka odası olarak görüldüğü günden itibaren itibarsızlaştırıldı..

Kadının başının örtüsü üstünden siyaset yapan erkekler, kadınlar hakkında karar verme yetkisi kazandı..

Halbuki cinsiyete dayalı ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan kadınlarımızın hakkı gerçekte korunmadı. Suni gündemlerle dayatmacı ilkelerin kabulü adına kullanılan kadınlar öncelikle din baskısı nedeniyle geri planda kalmaya razı oldu..

Anayasanın 10. Maddesine göre eşit olduğu halde hakları kağıt üstünde kalan, sosyo-ekonomik anlamda iyileştirme yapılmayan kadınlar maalesef çalışırken de ayrımcılığa uğruyor ve eşit işe eşit ücret alamıyor..

Kadının adı olması erkeği rahatsız ediyor..

84 yıl önce Atatürk tarafından adı konulan Türk kadını, çağdaşlaşma yolunda, sosyal ve kültürel anlamda gelişimini tamamlayamadığı için vatandaşlık haklarından da yoksun bırakılıyor..

Din, örf ve adetler arasında sıkışan kadın, erkeğin kölesi olarak görülüyor..

Ayıp, yasak, günah üçgeni içine hapsedilen kadının başı da örtü ile kapatılıyor..

İşte ben en çok da bundan korkarım..

Kadının saçını örten örtüden çok beynini örten örtünün yaptıklarından. Ayıp, yasak, günah üçgeni içine hapsedilen kadının gazabından..

O nedenle de Ulu Önderimizin bana verdiği adı gururla taşırım..

Benim Adım Atatürk..


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI