CORONANIN PSİKOLOJİYE ETKİSİ - Klinik Psk. Aygül Kılıç

20 Mart 2020 Cuma

Tüm dünyanın gündeminde olan ve yoğun derece de korku ve panik sağlayan bu hastalığın fizyolojik etkisinden çok psikolojik olarak bıraktığı etki hepimizin dikkatini çekmiştir. 

Corona Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan bu virüsün ölümcül olması henüz bir tedavi ve aşısının bulunmaması da insanları ciddi derece de korkuya, kaygıya panik durumuna sokmaktadır. İnsanların çözüm yok gibi düşünceleri sürekli araştırmaya girmeleri gün içinde gelen koronavirüsten dolayı hasta ve ölüm haberleri bu durumu daha çok tetiklemektedir.

 Kaygı dediğimiz şey belirli düzeyde hayatta kalmamız ve tedbirler almamız için önemli bir duydu durumudur. Bu kaygı halk dili ile endişe bizleri gerek duymadıkça dışarıya çıkmamamız gerektiğini, hijyene önem verip insanlarla yakın temastan kaçınmamız gerektiğini sağladığında gayet olumlu oluyor. Fakat bu tedbirlerin dışında her dakika bu olumsuz haberler gelişmelerini takip etmek, özellikle sosyal medya üzerinde asılsız haberler görüp inanmak daha tehlikeli kalıcı sorunlara yol açabilecektir. 

Koronavirüs ortadan kalktığında eminim birçok insan kaygı bozukluğu, panik bozukluk, obsesif bozukluk ve fobi ile mücadele etmek zorunda kalacak. İnsanoğlu doğduğu andan itibaren güvenli alanda olmak ister bunda hemfikiriz fakat şuan dünya üzerinde güvenliği sağlayacak tek şey insanın kendisidir.  Aşı ya da herhangi bir ilaç, tedavi yöntemi bulmak yerine henüz hastalık bizlere bulaşmadan tedbirler almak en doğru güvenliği sağlama yöntemi olacağını düşünüyorum. Güvenliğini tehdit edici kontrolünde olmayan durumlarla karşı karşıya geldiğinde korku ve endişelere kapılır insan buraya kadar tamam !.

Fakat henüz bedenimizde değil ise durumu kontrol altında tutabiliriz. Nasıl mı? Günlerdir tüm dünya üzerinde yapılan açıklamalarda henüz ülkemize gelmeden tedbirler alınması ile ilgili birçok açıklama yapıldı. 
Hijyene önem vermek, sık sık ellerimizi yıkamak, yakın temastan kaçınmak, gerek olmadıkça dışarıya çıkmamak, beslenmemize dikkat etmek gibi... Böyle bir virüs olmasaydı dahi insanların bu maddelere dikkat edip önem vermesi gerekmektedir. Bunların dışında bu sürecin geçici olduğunu biliyoruz nasıl virüs hızla yayılıyorsa panikte o şekilde yayılıyor. En azından paniğin yayılmasını önleyelim. Evde geçireceğimiz zamanı film izleyerek, kitap okuyarak, egzersiz yaparak, müzik dinleyerek geçirebiliriz.

Kendimizi güvende aldığınız evde sürekli sosyal medyada haberleri takip etmemizin bir anlamı yok. Diğer türlü içinde olduğunuz olumsuz duygu durumuna kulak verip kendinizi sakinleştirmeye çalışın. Olumsuz düşünceler geldiğinde odak noktanızı değiştirecek şeylerde bulunun. Çocuğunuz var ise şuan güvende olduğunuzu bu durumun geçeceğinden bahsedip evin içinde kaliteli zaman geçirmeye bakın. Dünyaca yaşadığımız bu durumdan fizyolojik ve psikolojik sağlığımızın daha fazla etkilenmemesini temenni ederek yazıma son veriyorum. En kısa zamanda en az zararla kurtulmak dileğiyle... 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.