FAZLA EVHAM PANİK ATAĞA YOL AÇAR - Klinik Psk. Aygül Kılıç

7 Haziran 2019 Cuma


Son zamanlarda hastalıkların başını çeken sıklıkla rastladığımız insanı ölüm korkusuna iten hastalık panik bozukluğa birlikte bakalım. ‘Ya aklımı yitirirsem ‘ ‘Ya intihar edersem ‘ ‘Kalp krizi mi geçiriyorum’ gibi bir takım kaygılara sebep olan bu hastalığın tedavisi var mıdır? 

Birçok hasta sadece ilaç kullanımı ile panik bozukluğu yenmeye çalışır fakat panik bozukluk tedavisinde sadece ilaç kullanmak yeterli değildir.
Örneğin ;

- Köpek korkusu bir arkadaşınız var mı? 

- Evet var. 

- Diyelim ki onunla beraber yolda gidiyorsunuz. Çok ilerde bir köpek olduğunu görüyorsunuz. Bu köpeği ilk fark eden kim olur? Tabi ki arkadaşınız olur. Peki bu köpek sana doğru yaklaştığında karşı kaldırıma kaçan kim olur?

- Arkadaşım olur, köpek korkusu olan arkadaşım olur. 

- Peki köpekten korkan arkadaşın senin gibi köpekten korkmaması için ne yapması lazım?

- Benim gibi davranması lazım. 

- Köpek gerçekten korkunç olsaydı, sen kaçmaz mıydın? 

- Bende kaçardım. 

O zaman bir tehlike varsa , zaten vardır . Önemli olan ne ?Burada bizim köpeğin arkasına koyduğumuz düşünce , imajbu yüzden kaygı bozukluğu olanlar bu düşüncelerden korkarlar. Bu kaygıyı yaşamaktan onu ısıracağı imajı gözünün önüne gelir. Sadece düşünmezler, görüntülerle düşünürler kaygı bozukluğu olanlar. O yüzden biz bazen imajları sorarız terapide . O imajı anlat , o görüntüyü anlat diye.

- Oysa tehlike olsaydı ikimizde kaçmaz mıydık? 

- Evet. 

Orda korkmuş olduğumuz o düşünce. Bir danışanım 45 yaşında 2 çocuk sahibi eşini kaybetmiş bir kadındı. Geçim sıkıntısı içinde olduğu için sürekli ev temizliklerine gidiyordu. Sürekli hasta ve güçsüz olmaktan korkuyor ve bir gün hasta olursam çalışamayacağım. Hayatımı nasıl devam ettirebilirim? Çocuklarıma nasıl bakarım? Ev kirasını nasıl öderim? gibi bir takım kaygılara sahipti. Zamanla bu kaygıları fizyolojisini etkilemeye başladı ve panik bozukluğa yol açtı. Aniden gelen kalp çarpıntıları , evde ve kapalı alanda duramama, nefes daralması, ölüm korkusu , sıcağa bağlı olmayan terleme gibi bir takım şikayetleri vardı ve bu durumun 10 ile 30 dakika sürdüğünü söylüyordu. Ortada henüz olmayacak bir durum için sürekli evham yaptığından en korktuğu şey başına gelmişti. Aslında hastalığı çağıran kendisiydi. 
Peki bu tür panik bozukluğu olan hastalar neler yapabilir tedavisi var mıdır ? Bir de bunları konuşalım;
Öncelikle, 20-30 dakika süren bir panik bozuklukta nefes egzersizini yapabilmek. Sadece nefes egzersizini yapmak bu hastalıktan kurtulmak anlamına gelmiyor. Ama bu 20-30 dakikalık sürecin geçebilmesi için en azından o karbondioksiti biraz yukarıya çıkarttığımızda o hissetmiş olduğumuz bulguların biraz daha rahatladığını görebiliriz. Esas olan olay, panik bozuklukta tedavi şu ; Esas korktuğumuz premierdüşünce dediğimiz ‘’çarpıntı, öleceğim, çıldıracağım’’ diye bir korkunun olmayabileceğini size denetip %50 kaygınız bulunduğunuz ortamda azalana kadar kalmanızı sağlayabilmek. Örneğin ; O uçağa bindim hemen geri çıktım ! Bu hiç üzerine gitme çalışması değil. O yüzden bilmeden, planlamadan bir terapist eşliğinde olmadan bu tip şeyleri çok korkunuz varsa yapıyor olmanız, korkunuzun azalması değil bazen artmasına da sebep olabilir. O yüzden özellikle kademe kademe yapıyor olmanız ve her korku anında ise nefes egzersizini yaparak 20-30 dakikalık sürenin geçmesini sağlayabilmek. Bu nasıl yapılıyor ;

-4’e kadar sayıp nefes alıyoruz. İçimizde tutuyoruz ve 4’e kadar sayıp ağzımızdan geri veriyoruz.

Bunu sık sık ayna karşısında yaparsanız en azından toplum içerisinde de bu sıkıntıyı hissettiğinizde bu nefes egzersizini yaparak 20-30 dakikalık o sıkıntının geçeceğini bilin. Unutmayın ki ; Bir panik atağın en fazla süresi 20-30 dakikadır. Daha sonrasında başka bir sistem devreye girerek onu sürdürüyor ve siz de 20-30 dakikada bunu yaparsanız, bu işi kazanırsanız inan ki o hastalığın kolunu bacağını yok ettik demektir. İki kez yapın, bu hastalığın yenilme ihtimali oldukça yüksektir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.