İLİŞKİLERİN EN BÜYÜK DÜŞMANI ‘GÜVEN KIRILMASI’ - Klinik Psk. Aygül Kılıç

9 Mayıs 2019 Perşembe

İnsan doğası gereği sosyalleşmek ,iletişim kurmak, duygulara sahip olup bunu diğer insanlarla paylaşmak isteyen bir varlıktır. Bunu yaparken kendi değer yargıları içerisinde makul olduğunu düşündüğü doğrulara inanıp , kendi kişisel haritasından ve kişisel süzgecinden geçirip bu doğruları içselleştirmeye eğimli bir varlıktır. İşte ilişkilerde ki  bir çok sorunlar sadece kendi açımızdan baktığımız olayları kendi kişisel süzgecimizden geçirdiğimiz için ortaya çıkıyor.
Bakıldığında ilişki kelime anlamıyla ‘Temas’ demektir. Psikolojide ise bu temasın anlamını daha da derinleştirerek kişilerin güven, bağlılık , tutarlılık, sevgi , saygı , hoşgörü ile ortak paylaşımlarda bulundukları , gönüllük esasıyla kurulan bir yaşantı ürünüdür diye tanımlayabiliriz. İlişkiler birçok duyguyu barındırır fakat bunların en önemli 3 faktörü ‘Sevgi ‘Saygı’ ve ‘Güven’dir. Hiç şüphesiz bir ilişkiyi ayakta tutan 3 bacağından biri güvendir. Yani tarafların birbirine tam manasıyla güvenmediği bir ilişkinin sağlıklı şekilde devam edeceğini söylemek oldukça güçtür. İlişki çiftlerin birbirini inandırıcı ve güvenilir bulması ile gelişim gösterir.
Bir numaralı düşman olarak kabul ettiğimiz  güven sorunu, ilişki sürecinde sadakatsizlik , aldatma , yalan ve benzer durumlarla karşılaşıldığında travma ile birlikte kaybedilebilir. Bir diğer yandan  kişinin çocukluk ve ilk gençlik yıllarında yaşadığı olumsuz deneyimlerden ve travmalardan kaynaklanır. Aile ortamında yeterince sevgi ve şefkat görmeyen, çeşitli sebeplerle terk edilen ya da şiddet gören çocukların, ilerleyen yaşlarda ilişkilerde güven sorunu yaşaması son derece kuvvetli bir ihtimaldir. Bununla beraber bireyin kişisel yapısı , kişilik sorunları da güven problemini ortaya çıkarabilir.

Pekiilişkide güven sorununu aşmanın yolları var mıdır?

Tabi ki ‘Evet’

Sonradan kazanılabilecek tüm duygular değişim yada gelişim gösterebilir. Güven gibi bir problemin olmasına rağmen  ilişkiyi devam ettirmeye çalışıyorsanız, hem ilişkiyi yürütemiyor hem de ayrılamıyorsanız, sürekli çatışma yaşamanıza rağmen bu ilişki devam ediyorsa ilişkide mutlak suretle bir motivasyon kaynağınız var demektir.   İlişki motivasyon kaynağını nereden alıyor ? Aradaki bağ nedir? Güven probleminin  kaynağını ne oluşturuyor? Çiftler birbirleriyle sağlıklı iletişim kurabiliyor mu? Öncelikle bu sorunun cevaplarını bulmamız gerekiyor.

Güven problemin  ortaya çıkışını çiftlerin  birbirinden bilgi saklaması sonucu çıktığını varsayarsak , biri diğerinin bu bilgiyi sakladığını ya da herhangi bir konuda sakladığını anladığı zaman güven kırılmaları yaşanır. Burada ’’ Açık ilişki’’ dediğimiz bir süreç başlar. Tabiki çiftlerde bütün her şeyi bir diğerinin bileceği anlamına gelmiyor . Bireysel olarak herkesin kendi özelinde bir takım durumların olmalı fakat ilişki ile birlikte ortak konularda birbirleriyle fikir alışverişi içerisinde olmaları , haberdar olmaları gerekmektedir.

AÇIK OLUN ,ŞEFFAF DAVRANIN!

İlişkinizde birbirinizi ilgilendiren konularda duygu ve düşüncelerinizde açık olun; kandırmadan , kıvırmadan , korkmadan açıkça dile getirin. Korku yalan doğuran ve iletişim kanallarını kapatan bir durumdur. Oldukça ilişkinizden uzak tutun.
Sinsice büyüyen güvensizliğin en büyük nedenlerinden biri de çiftlerin birbirine karşı yeterince şeffaf olmasıdır. Siz siz olun, hata da yapmış olsanız bunu eşinizden / sevgilinizden saklamayın. Eğer başınız dertteyse bunu ondan saklamak yerine sorunu beraberce çözmeyi teklif etmek aranızdaki güven bağını güçlendirecektir. Ayrıca tüm bunları uygulamanız, sizin de karşı taraftan bunları beklemeye hakkınız olması demektir.

İletişiminizi güçlendirin

Eşiniz / sevgilinizle açıkça iletişim kurmak gibisi yoktur. Eğer içinizde sizi anksiyeteye sürükleyen terk edilme, aldatılma ve kabul görmeme gibi korkularınız varsa bunları partnerinizle paylaşın ve aşmak istediğinizi dile getirin. En yakınınızın size böyle bir durumda kayıtsız kalması söz konusu olmayacaktır.


“Hayır”ı demeyi ve ‘Hayır’ denileceğini kabul edin. 

Eşini ya da sevgiliniz size hayır diyebilir bunu bir cevap olarak kabul edin. Savunma mekanizmanızı devreye alıp muhalefet olmak yerine uzlaşmaya çalışın. Saygılı olun. Hayırı geçerli bir cevap olarak benimseyin ve gerektiği zaman siz de kullanın. (Örneğin sevgilinizle yemeğe çıkmak istediğiniz bir akşam alacağınız “Hayır çünkü bu akşam arkadaşlarımla planım var” cevabını normal kabul etmeye çalışın)

Kendi Kişisel gelişiminize yönelin

Bu ilişkinizden uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Kafanızda dolaşan tilkileri kovmanın en iyi yollarından biri de kendinize ve benliğinize yatırım yapmaktır. Siz karakterinizi ve zihninizi ne kadar güçlendirirseniz, kendinize o kadar güvenir ve güvensizliği de kolayca bir kenara bırakabilirsiniz.


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.