GAZETE VE GAZETECİLİK - MEHMET ŞAHİN

9 Ocak 2021 Cumartesi

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile basının sorunları bir kez daha gündeme getiriliyor. Çağdaş demokrasilerin “olmazsa olmazı”,  yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü kuvvet olarak kabul edilen basının problemleri Türkiye’de her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.  Mevcut tabloyu anlamak için öncelikle bazı verilere bakmakta yarar var. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in 20 Temmuz 2020’da yayınladığı “Yazılı Medya 2019” istatistiklerine göre; ülkede gazete ve dergi sayısı, 2019 yılında 2018 yılına göre yüzde 8,0 azalarak 5 bin 485 oldu. Bu yayınların yüzde 57,4'ünü dergiler oluşturdu. Gazete ve dergilerin tirajı, 2019 yılında 2018 yılına göre yüzde 8,0 azaldı. Türkiye’de 2019 yılında yayımlanan gazete ve dergilerin yıllık toplam tirajı 1 milyar 259 milyon 68 bin 89 olup, bunun yüzde 94,2'sini gazeteler oluşturdu. Türkiye'de 2019 yılında yayımlanan gazetelerin yüzde 90,8'i yerel, yüzde 7,3'ü yaygın (ulusal), yüzde 1,9'u ise bölgesel yayın yaptı. Dergilerin ise yüzde 65,9'u yaygın (ulusal), yüzde 29,5'i yerel, yüzde 4,5'i bölgesel yayın yaptı.

Gazetelerin toplam tirajının yüzde 83,6'sı yaygın (ulusal), yüzde 15,7'si yerel ve yüzde 0,8'ini bölgesel yayımlanan gazeteler. Evet, hızlı bir şekilde gelişen internet medyası karşısında yazılı basının geleceği merak ediliyor. Gazeteler neden okuyucu kaybediyor?  Yazılı basının güç kaybetmesinin nedeni sadece internet medyasının büyümesi; ucuz ve kolay ulaşılabilirliği değil.

Ankara, İstanbul merkezli habercilik, gazeteciliğin temel ilkelerinin ayaklar altına alınması, yayınların ana işlevi olan halkın genelinin “sesi, soluğu, gözü ve kulağı” olma özelliğinin bir ölçüde kaybedilmesi, mesleği cazip hale getirecek sosyal ve ekonomik koşulların yetersizliği; dolayısı ile nitelikle elamanların yetişmemesi gibi iç içe girmiş pek çok etken sayılabilir. 

Yazılı basın süreç içinde zayıflamaya devam etse de toplumun haber alma talebi bitmeyecek; tam tersine teknolojik gelişmelerle daha fazla enformasyon gereksinimi olacak/oluyor. Burada esas konu ‘doğru, objektif ve sağlıklı’ habercilik; okuyucunun veya izleyicinin takip ettiği yayına ‘güven’ meselesidir. Her koşulda okuyan, araştıran, gözlemleyebilen, analiz ve sentez yapabilen kaliteli yayınlara ve gazetecilere ihtiyaç olacaktır. Bu boşluğu dolduran her basın-yayın kurumu fark atacak; varlığını daha uzun yıllar sürdürebilecek. Sonuçta gazetecilik mesleği her zaman var olacaktır. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)  10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile yaptığı yazılı açıklamada; gazetecilerin üzerindeki “işsizlik” baskısına dikkat çekti. Açıklamada,” Ülkenin önemli meselelerinden birisi olan işsizlik sorunu, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik engellerle boğuşan gazeteciler üzerinde daha yakıcı bir tehdit olmaktadır.” denildi.  TGS’nin yıl içinde yaptığı görüşmeler ve sahada elde ettiği veriler ışığında gazetecilerin temel sorunları şu şekilde özetlendi:

“Kısmi çalışma ödeneğine başvurulan işletmelerde çalışan gazetecilerin gelirlerinde yaşanan düşüş. Kısmi çalışma kapsamında olmasına rağmen tam zamanlı çalıştırılmaya devam etme. Ücretsiz izne çıkarılma nedeniyle gelirde düşüş. Ücretsiz izne çıkarılmasına rağmen çalıştırılmaya devam etme. İşten çıkarma yasağı nedeniyle işinden memnun olmayan gazetecilerin yaşadığı sorunlar. Ücret ve kıdem tazminatı alacakları konusunda işverenlerle anlaşmazlıklar. Pandemi ile birlikte evden çalışmaya geçen işletmelerde artan iş yükü. Tatmin etmeyen ücret seviyesi. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki yetersizlikler. Pandemi nedeniyle daralan ekonomik faaliyetler nedeniyle gazetecilerin iş güvencesinde aşınma. Diğer bir deyişle işini kaybetme korkusunun artması. Kayıt dışı çalıştırılma.”

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada basın sektörünün bu günkü durumunu mercek altına aldı. Açıklamada; şu özetle görüşlere yer verildi: “Bugün itibari ile 2020 yılında kapanan ve birleşme ile kapanan gazete sayısı 125 civarında. Bununla birlikte 700 gazeteci meslektaşımız ise işsiz kaldı. Son dört yılda ise birleşme dolayısıyla ve direkt olarak kapanan gazete sayısı 800’e ulaştı. Dileğimiz içerisinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin bir an önce sona ermesi, gazetecilerin hak ettikleri güvencelere kavuşturulması ve Anadolu Basınının yaşaması için desteklerin artması şart olmuştur.”

En zor meslekler arasında gelen gazeteciliğin her anlamda sorunlarının çözüldüğü günler temennisiyle tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. 

  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI