GAMSIZLAR ÜLKESİ - MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

20 Ağustos 2019 Salı

Ömrünün sonuna kadar unutmayacağı bir gün olmuştu. Umut hayatında ilk kez annesiyle el ele tutuşup pikniğe gitmişti. Sürekli bulutlu olan bir hazan mevsiminde piknik öncesi güneş bir türlü doğmak istememişti ve Umut güneşi heybesine sığdırmak istemişti. 
Piknik yeri camdan yapılmış, kapalı kapılar altında kalmış, dikenlerle donatılmış değildi. Ağacına  cevşen asılmış, yollarına şiirler yazılmış, sevgi yumakları örgü örgü yapılıp dağlarına asılmış bir yerdi.  Komalardan çıkan, kırık bir kapıya sahip eski binada oturan, gözü hiçbir zaman yükseklerde olmayan bir ailenin ferdi olan Umut cicilerini giymiş ve artık piknik yerine gelmişlerdi.
Kurban ertesi sunulan etler çok tazeyken mangallar yakılmış, kömürler alev almış, azımsanacak kadar küller doğaya bırakılmıştı.  Bir süre beklendikten sonra o leziz sofranın tadına hep beraber varılmış, birlik ve beraberlik duasıyla sofradan en son Umut kalkmıştı.
Umut bir süre dinlendikten sonra sevgi selinde tebessümler açmaya başlamıştı. Huzurla bir teyzesi bir amcası bir kuzenleri onu sevdikçe seviyordu. 
Aniden gökyüzü bozulmuştu. Rüzgar tersten esmeye başlamıştı ve katran yüreklere dolmaya başlamıştı ki bir ses çıkageldi. Bir çığlık duyuldu… Umut’un abisi suya girmiş ve su içerisinde kaybolmuştu. Anne- baba- akraba herkes suyun içinde siper olmak istemişti ama koskoca yürekler ölüm çığlığına mağlup olmuşlardı. 
Abi ceseti saatler sonra suyun içinde bulunmuş ve kıyıya çıkarılmıştı. Herkesten bir dal bir parça bir can kopup gitmişti. Sokak ışıkları temmuzda siyaha bürünmüştü. Aşk ırak kalmış kırıklar gönüllerde uçuk olmuştu. Acı dinmiyor, silinmiyor ve gitmiyordu. Umut ise öylece etrafa bakıp ıssızca büyümüştü.
Yaklaşık 36 yıl sonra…

Umut, eşi ve 6 yaşındaki çocuğu pikniğe gider.  Piknik esnasında çocuk suya girer. Yüzme bilmeyen ufaklık cennete doğru yüzer. Sonra anne çocuğu kurtarmak için ardında çığlığı feryat figan eder o da su içinde ölüme gider. Ve Umut, abisinin yıllardır acısını içinde hisseden Umut... O da hemence canlarının peşinde suya girer. O da yüzme bilmez ya siyah bir günde canlar yana yana birbirine can katıp cennet-i ikram gider...
Aynı yerde Umut’un abisi ve Umut’un ölümü arasında geçen zamanda 123. Ölüm vakası meydana gelir. Bunca yıl içinde 3 belediye makamı değişir. Değişen sadece isimler olur. Yollar aynı kalır, niyetler aynı kalır, gamsızlar aynı kalır, menfaatler ve hizmetler aynı kalır, toklar aynı kalır, nüfuz edenler aynı alır. Daha çok ve yine daha çok olan ise Umutların ölmesi tarihe not kalır…
Paslı makasla tıraş olmaya devam edelim.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI