ÖĞRETMEN - MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Son günlerde artan öğretmen düşmanlığına karşı güzel bir yazı: Öncelikle şunu belirtmek faydalı olacak. Öğretmenler bu toplumun bir parçası ve toplumun genelinden ayrı bir yerde yetişmiyor. Sizin geldiğiniz yerlerden geliyor ve sizle beraber yaşamaya devam ediyorlar. O yüzden öğretmenlere yapılan her eleştiri aslında toplumun geneline ve aynı zamanda kendinize de yönelttiğiniz bir eleştiri haline geliyor. Eğer işten kaytaran öğretmenler varsa ki var, bu toplumun genelinde görülen bir problem.

 Herkes kendi iş yerini düşünsün. Yok mu işini eksik yapan hatta yapmayan, başkalarının üstüne yıkmaya çalışan iş arkadaşlarınız? İster doktor, ister mühendis ister market çalışanı, isterse madenci, ister beyaz yakalı ister sarı baretli olun, başka insanlarla beraber çalışılan bir iş yeri ortamınız varsa cevabınız evet olacaktır. Kaytaran, asli işini başkalarına yaptırmaya çalışan hatta bu meziyetleriyle(!) daha kolay terfi alan iş arkadaşlarınız mutlaka vardır. Bütün bunlar maalesef insanoğlunun özellikle de bizim gibi ahlaki çöküntüye uğramış toplumların özellikleri. 

Şimdi gerçek meselelere(!) gelelim. Öğretmenlerin uzun tatilleri. Okul ortamının öznesi öğrencilerdir, uzun tatili olanlar da aslında öğrencilerdir. Öğretmenler okulda öğrencilere eğitim ve öğretim sunmak amacıyla bulunurlar. Eğer öğrenci yoksa okulda öğretmenin de bulunmasının pek bir anlamı kalmaz. Sizin gönlünüz olsun diye de doğa kanunlarına aykırı işler yapmak da saçma olur. Öğrenciler tatil yaptığı sürece öğretmenler de tatil yapacaklardır. Bu konuyla ilgili çok büyük bir rahatsızlığınız varsa öğrencilerin tatillerinin kısalmasıyla ilgili çalışmalar başlatabilirsiniz.  Nasıl gerekçeler sunarsınız bilemem, onu da kendiniz düşünün.

Yine bağlantılı olarak, corona günlerinden söz edelim. Okulun asli unsuru olan öğrencinin okulda bulunamadığı durumda öğretmenin orada olmasının kime ne faydası olacak?
Bir de öğretmenlere farklı görevler verilmesi planlanıyormuş. Bunun yasal dayanağı nedir her şeyden önce? Öğretmenin hangi özelliği onun uzmanlığı olmayan bir alanda asistan gibi kullanılmasını sağlıyor?
İşin özünün özüne gelecek olursak durumun biraz farklı olduğunu görüyoruz. Sosyopsikolojik bir rahatsızlık var ortada. Şöyle anlatmaya çalışayım bu durumu: 2000'lere kadarki öğretmen algısı nasıldı? Ayın sonunu zor getiren ve bunu da sürekli dile getiren, aynı takım elbiseyi yıllarca giyip üzerinde eskiten, mesleki ve kişisel gelişim bakımlardan kendini geliştirmeye imkan bulamayan insanlar. 

2000 sonrası ise durum değişmeye başladı. KPSS, ab projeleri vb. gibi nedenlerden dolayı öğretmenler mesleki ve kişisel olarak daha yeterli hale gelmeye başladı. Bu durum yıllarca öğretmenliği ve öğretmenleri hor gören kitleler arasında "öğretmenler bile...", "bunlar da havaya girdi." vb. şekilde başlayan ve sonlanan cümlelerle ifade bulmaya başladı. Hele bir de Türkiye'nin ekonomik iniş çıkışları sonucunda öğretmenler araba almaya, yurt içi ve yurt dışında tatile gitmeye başlayınca bu tiplerin canına tak dedi. Kendisi tatil yapacak zamanı bulamazken öğretmen nasıl olurdu da yurt dışına çıkardı. "Öğretmen kim yaa? Ne yapmış da hak etmiş evi, arabayı, tatili, yurt dışını?" Öğretmen dediğin 20-25 sene çalışır, sürekli olarak maaşının azlığından şikayet eder, sonra da çoluk çocuğun üniversitesi falan diyerek ömrünü geçirirdi.

İnsanları kızdıran işte bu düşünce yapısı oldu. Kıskanç ve haset insanları düşünün. Genelde mutsuzdurlar ama mutsuzluklarının sebebini bir türlü anlayamazlar. Sürekli çevrelerindeki insanları kötülerler. Kendilerinin daha iyiyi, diğerlerinin ise daha kötüyü hak ettiklerini düşünürler hep. Ama neden öyle olması gerektiğine dair bir açıklamaları yoktur. Kaynaksız özgüvenleri onları çok büyük bir çelişki yumağının içine sokar. İşte öğretmenlerden rahatsız olanların durumu tam da budur.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI