SULTAN - MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

10 Mart 2019 Pazar


İnsan kendisini bu zamanda yaşlı hissediyor. Mazeretlerin açtığı kanlar paslanıyor ve yaraların izleri bedenin her yanını bunun yanı sıra akan terden tutun içilen suya kadar her yeri kapsıyor. Gizli dertler, veremler, zombi diye tabir edilen kuduzlar ve sürüngenler gelip insana çatıyor. Ve insan bu putraklı vakitlerde kimlik yaşına bakılmaksızın yaşlanıyor. İnsan, dünyevi işlere, din kavramlarına, maddi ve manevi tüm hassasiyetlere daha yoğun şekilde beşeri bakmaya başlıyor. Sonrasına bir kavram üretiyor ve sekülarizm diyor. Bu kavram altında önce dünyanın her bölgesine elini uzatıyor. Sonra düşleri öldürüyor. En son vicdanı öldürüp ‘’ tamamdır’’ diyerek sanal savaşlar ardına gerçek savaşları çıkararak bebekliği, çocukluğu, gençliği öldürüyor. Ölmeyenler ise yaşlanıp bir kenara çekiliyor. Devrin yasal bileti işte bu kavram oluyor. Bakınız dünya haritasına savaşların olduğu her yerde sekülarizm denilerek toplu katliam yapılıyor sonra arkada kalanlar ‘’ ah kuzum, canım kuzum’’ diyerek başka yerlere göçe zorlanıyor.

‘’Palyaço’’ sanırım bu nedenle yazılıyor ve topluma sunuluyor. Dinleyiniz Osman Sonant ‘’ palyaço’’muzu, meseleyi güzelce özetlemiş.

İlk canlının ortaya çıkışı 500 milyon yıl öncesini gösteriyor. Dünya o gün bugündür çoğalıyor, ürüyor, türüyor… Sevişmekle eksilmiyor bilakis artıkça artıyor. Ortalama ömür 80-85’e çıkıyor ve düşününce çoğunluk 100 yaşını dahi göremiyor. Kıyamet kopacak deniliyor, dünya yaşanılacak yer olmaktan çıktı deniliyor, buzullar eriyor, küresel ısınma her yanı sarıyor, güneş bahardan kopuyor, toz bulutları etrafı çevreliyor. Ve bir kavram daha türüyor fütürizm. Savaş ve kavgalardan çok, barış ve huzuru sanatla dile getiren bir terminoloji ruhumuza siniyor. Yüzyılımızda ölüm düşüncesinden bizi uzaklaştırıyor, dünyevi eksikliklere sanat ve maneviyatla isim koymaya çalışıyor.

Gördüğümüz tüm deist, ateist ve dinamist ve benzeri düşünceler sanırım buradan türüyor.

Tam bunları hayatımın çöp tenekesine yollarken Cahit Zarifoğlu’nun Sultan şiiri aklımı geliyor.

Ne diyor Zarifoğlu;

Seçkin bir kimse değilim, İsmimin baş harfleri acz tutuyor, Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım, Kolaysa esirgeme, Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü, Eski günahlar dipdiri, Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim, Bağışlanmamı dilerim, Sana zorsa yanmaya razıyım
Kolaysa affı esirgeme, Hayat boş geçti, Geri kalan korkulu, Her adımım dolu olsa

İşe yaramaz katında, Biliyorum, Bağışlanmamı diliyorum …

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI