UYKUSUZ VE DENGESİZ - MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

19 Mayıs 2020 Salı

Dünyaya gücenmişliğim yıllardır var. Dünyanın beni üzdüğünü senelerdir söylüyorum. Dünyanın olması gerektiği gibi elbise giymediğini en sapa yolda tezgah açan terziye bile anlattım. Dünyanın gerektiği seyirde yol izlemediğini limanda boş bekleyen gemilere bile gösterdim.  Dünyanın her şeyi içine atmasını ya da var olan her şeyi panayırda cümbüşe çevirmesinin yanlış olduğunu tüm matematik ve insan profesörlerine ispatladım.

Ama değişmedi! Evet, sonuç değişmedi. 
Çölü hala aynı yerde, denizi hala aynı seyirde, bankalar hala para basıyor, hapishaneler çoğalıyor, gülüşler azalıyor, pislikler siyaha çalıyor, kavgalar desturlu yapılmıyor. Dünya gücü yettiği her şeyi mahvetmeye devam ediyor. Devam ederken başkomutan olarak insanı atamış ona her dediğini yaptırıyor.
Silahları iyi tanıyan, Dünyanın tüm beşeri emirlerini yerine getirmek için çabalayan,  yıkmak için yapan, savaşmak için barışan, kazanmak için kaybeden, kötülük için hayra giren, çığlık için feryat eden; İnsan.
Sevilecek çok yanı vardı ta ki Dünyanın beşeri meseleleri tüm aklı ve vücudunu sarana dek. Mesele can derdi, mesela kendine yeteni bilirdi, mesela sitemi ve isyanı ayırt ederdi, gönlü hoş etmek için çabalardı, azla mutlu olur fazla geleni paylaştırırdı. En çok sevgisini parçalara ayırır dağıtırdı. 

Hata da yapardı fakat affa sığınırdı. Yanlışları görünce özür dilerdi. Yıkımı çoğaltmaz ormanı yakmazdı. Parayı arka cebine koyar üstüne oturur umursamazdı. Mendil kıymetliydi. Mektup sevene yıllar sonra da gitse ahde vefa gösterirdi. Aile en nitelikli kurumdu. Taşınan isim kadar alınan soy isim tertemiz geleceğe bırakmaya çalışırdı. Tarlalar hakkaniyetli ekilirdi, kendisine ne düştüyse şükredip ekmeğinin peşine giderdi.

İçerisinde her daim yaşattığı ata inancı vardı. Düzensiz ya da korkunç savaşçılardan kaçmazdı. Sınırlarını bilir, omzunda taşıdığı vatan inancını yük görmezdi. Kirletmezdi hududunu. Deniz bir sınırım kara diğer yanım derdi. Korurdu, kollardı, yaralanır, toprağa da kavuşurdu. Ama asla banane demezdi. 
İman aşkı zaten onu ayakta tutan en önemli unsurdu! Kokusunu sürerdi, gönlünü tertemiz tutmaya çalışırdı. Parmaklıklar bile onu bundan alıkoyamazdı. Kuyruğa da girerdi, inancı için dağ tepe tırmanırdı gerekirse ve hatta çoğalırdı, bölünürdü binlere, on binlere.
Dünyanın Başkomutanı eskiden böyleydi. 

Ama hal böyleyken Dünya akıllılık etti kandırdı İnsan’ı.
Beşeri dünyada diyalog bitti. Karavanla kimse gezmiyor. El ele tutuşan göremezsin. Elma şekeri kimse yapmıyor. Pamuk şeker hiçbir dudağı boyamıyor. Gezebilenler keyif almıyor. Dört duvar arası sadece ırkçı ve sadist birey yetiştiriyor. İnsan dünyayı inşa edecekken Dünya insani inşa etti.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI