EĞİTİMİN GETİRİLDİĞİ DURUM - Mustafa Köseoğlu

11 Nisan 2019 Perşembe

Ülke milli eğitimini, Amerikalılara teslim eden ikili anlaşmalar 1949’da imzalanmıştı. Bizim kuşağın eğitimde yaşadığı kötü gidişi, şimdi anlıyor ve verdiği zararı değerlendirebiliyoruz. Bizim dönemimizde bize derslerle birlikte, yaşamın kuralları öğretilmeye çalışılıyordu. Bunu yaparken; düşünmeye, sorgulamaya, yargılamaya büyük önem veriliyordu. Öğretimde ezbercilik değil özgür düşünme egemendi. ŞİMDİ İSE, GENÇLERE ADETA BİR ŞEY ÖĞRETİLMEMEK İÇİN EĞİTİLİYORLAR.

Eğitimde, sorgulama ve yargılamanın yerini, ezbercilik alınca gerisi çorap söküğü geliyor. Karşınıza okul bitirmiş ama düşünme yetisi kazanmamış, bilgiden yoksun garip bir insan türü çıkıyor. Yaşamla eğitim arasında oluşan uyumsuzluk, yalnızca kişileri değil, onların oluşturduğu toplumu da geri ve güçsüz kılıyor. Gençler, gerçekleri okuyarak değil, yaşayarak görmek zorunda kalıyorlar.

İnsanın başka canlılardan farkı, düşünebilmesi ve buna bağlı olarak bilincinin olmasıdır. Düşünme ve bilinç ise kendiliğinden oluşmuyor. Edinmek için çaba gerekiyor. İşte tamda burada devreye eğitim ve öğrenim girmesi gerekiyor. Öğrenin, yaşamla birlikte başlıyor. Doğanın canlıyı eğiten kuralları vardır. Her hayvan içgüdüsel davranışlar ve kendine uygun yöntemlerle yavrusunu eğitip, yaşama hazırlıyor. İnsan eğitimi ise kuşkusuz farklıdır. İçgüdü değil bilinçli bir eylem. Bu nedenle bilince dayalı eğitim aynı zamanda insanlaşma düzeyinin de göstergesi oluyor. Bir insan ne denli eğitilmişse, o denli insanlaşıyor.

Bilinç ve düşünce eğitimle elde edilmezse, doğal yasalar devreye girer. Sorgulama gücü ortadan kalkar, bilgi yoksunluğu tepkisel davranışları ortaya çıkarır. İnsan ilişkileri ilkelleşir. Yaşamın öğreticiliği devreye girer. Gerçek, eğitilerek değil, yaşayarak öğrenilir.

Çocuğun büyüyüp dünyayla tanışması, bu sürecin bin bir çeşit örneğiyle doludur. Bıktırıcı sorulara bitmez tükenmez öğrenme isteği, çocukluğun en belirgin özelliğidir. Onun her sorusuna yanıt verirsiniz. Bilgilerinizi aktararak ona yaşamı öğretirsiniz. Öğrenim, yaş ilerledikçe eğitime dönüşerek sizi aşar ve sistemleşerek kurumsallaşır. Toplum yaşamının temel öğesi haline gelir ve gelişkinliğin göstergesi olur.

AKP, Amerikalı EĞİTİM UZMANLARININ yönlendirmesiyle, Türk Milli Eğitimini felç eden uygulamalar yaptı. 4+4+4’leri çıkardı. Liseleri İmam Hatip’e dönüştürdü. VAKIFLARI TARİKATLARIN EĞİTİM ÖRGÜTLERİ haline getirdi, ASKERİ OKULLARI kapattı. Laik eğitime son verdi.

Çıkarcı politikaların, özellikle eğitim alanındakilerin, topluma büyük zarar verdiği açıktır. Bu uygulamaların, ülkemizde en az iki veya üç kuşak yitireceğini düşünüyor ve kahroluyorum. Maalesef ülkemizde eğitimin getirildiği son durum budur. Eğitimden yoksun toplumun iktidarıdır AKP diyorum.  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI