KERBELA ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - Muzaffer KOLİK

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Kerbela, Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının katledildiği yer… Orada kan ve gözyaşı var… Oradaki susuzlukla bizim de ciğerlerimiz kavrulur… Ve başlarız ağlamaya, öfkemiz ve direniş ruhumuzu bileyerek. Tanrının kulu olan herkesin içi yanar, kavrulur…   Kerbela, hak aramanın ve özgürlüğün destanıdır. İyiliğin ve kötülüğün savaşıdır Kerbela. Tanrıya teslimiyetin, adanmışlığın ve sadakatin zirvesidir Kerbela… Her biri ayrı bir şiar olan yetmiş iki şehidin yurdudur Kerbela. Onlara kapılanırsan nakşolur kalbine: Esasında her yer Kerbela’dır. Her gün Aşura… Unutmayanlara. Ve dile gelir Kerbela: “Benim için ağlama. Diren ve unutma. Muaviye ve Yezid’e ve onların soyundan olanlara LANET olsun. Hz. Hüseyin’i terk eden korkak ve çıkarcılar da cehennemde yansınlar. Kendi çıkarlarını haklı göstermek için türlü bahane uyduranlar kahrolsunlar…”

Kerbela, yok oluş değil, direnişin ve insan olabilmenin destanıdır. Kerbela’ya ağlayanlar, Ehl-i Beyt’i sevenler her dem diri kalanlardır. Hz. Muhammed’in, o kutlu peygamberin söylediği ( Ehl-i Beyt’imi sevmeyen beni sevmemiştir; Beni sevmeyenler Tanrı’yı sevmemiş olur.) sözlerini hiç bilmiyorlar, gaflet ve dalalet içindedirler. Kanaatimce… Son söz: Yezid’le su içmektense, Hüseyin’le ölmek ne güzeldir. En son söz: Atamız Hacı Bektaş-ı Veli'nin ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI