İşsizliğin Hırçın Dalgaları - SERAP ERBAY

21 Nisan 2019 Pazar

Ülkemizde işsizliğin yüksek, sert ve hırçın dalgaları boyumuzu aştı.
Türkiye'de herkesin bildiği büyük sır! İşsizlik...
İyimser rakamlarla ülkemizde yaşayan her 4 genç ve orta yaşlıdan biri işsizdir. 
Tabandaki derin acıyı tavandakiler hissetmiyor. Bir çoğumuz şöyle düşünüyor: Bu dünyada barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı...
Türkiye'de ekonomik kriz var mı yok mu işsiz insanlara sorun.
İş bulamadığı için kendisini ailesi karşısında ucube gibi hisseden, suçluluk ve mahcubiyet duygularıyla savaşan insanlar, atanamayacağını bildiği sınavlara çalışanlar ruhsal olarak dibe vurmamak için çırpınan insanların ülkesi olduk malesef. Yalnızlığımız günden güne büyüyor.
Yusuf Atılgan'ın 'Aylak Adam'  kitabında şöyle bir cümle geçer: "Hoyratlık dünyanın en zor işidir, boş hiç bir anı yoktur." Gençlik hayal kurmaya dahi korkuyor. Gelecek kaygısı anksiyete krizleri yaşanmasına sebep oluyor. Türkiye'de neden bu kadar çok antidepresan tüketiliyor sanıyorsunuz çünkü insanlar mutsuz. Türkiye bir ekonomik kriz içinde ve işsizlik dalgası giderek büyüyor. Devlet bizlere iş bulmak zorunda değildir ancak ekonomisini dengede tutabilmesi gerekmektedir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomi dengesi bozulduğunda işsizlik artar. İşsiz insanlara önerim: önce siz kendinize inanın kendinize güvenin. İlla devlet memuru olmak zorunda değilsiniz eğer yapabiliyorsanız hobilerinizi işe çevirin. Yürüyüş yapın kendinizi zinde tutun, zamanınızı iyi değerlendirerek bilgiye sarılın. Kendimizi eğitebileceğimiz binlerce site ve program var. Burada sosyal medyayı doğru kullanabilmek çok önemli. Yılmayın ve asla pes etmeyin. Yazıma 2001 yılında okuduğum ve hala hayat felsefem olarak benimseyip biryerlere yazdığım,
Kostas Mourselas tarafından yazılıp, hayata karşı sert eleştiriler ve isyanlarla dolu bir romanından "Kızıla Boyalı Saçlar" kitabında geçen  arka kapak yazısı ile bitireceğim.

"Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik. Soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı:
nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın, yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın. Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?" Sizler de hayal ettiklerinizi ve düşündüklerinizi asla küçümsemeyin.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI