KOKU KÖRLÜĞÜ, "ANOZMİ" - SERAP ERBAY

22 Temmuz 2019 Pazartesi



Yılın 300 günü güneşli olan, mevsimlerden sadece yaz ve kışın yaşandığı, üzerinde yaşayanların ilkbahar ve sonbaharı pek tanımadığı, yaz aylarında sıcaklığın 40 dereceyi aştığı bir şehirde, Türkiye'nin başka birçok şehri için iyi bir belediye çalışması sayılan bazı uygulamalar üzerinde yaşadığımız şehir için uygun olmayabiliyor. Bunun en basit örneği: Belediye tarafından yapılan Adana'nın büyük caddelerinde yer alan yeraltına döşenmiş çöp konteynerleri...

Bu konteynerler başta iyi bir amaç güdülerek yapılmış olsa da maalesef Adana için çok yanlış bir belediye çalışması olmuştur. Yazın sıcaklığın 40 dereceyi aştığı bu coğrafyada bu çöp konteynerleri Adana’ya insanın burnunun direğini sızlatan, sade ve kaba tabiri ile leş gibi bir koku yayıyor. Bu çalışmaları yapan belediyemize
Koku alma duyusunun en önemli duyularımızdan biri olduğunu hatırlamamız gerekiyor. 

Bu kötü kokuyu hissetmemek için koku körü olmak gerekli...

Koku duyusu beynimizin duygu, hafıza ve yaratıcılığı etkileyen kısmında yer alıyor ve 24 saat boyunca çalışıyor. Koku alma duyumuz “kapatılamayan” tek duyumuzdur. İnsanda koku duyusu, günlük duyguların yüzde 75’ini etkiliyor ve hafızada önemli bir rol oynuyor. 

Bir gün yolda giderken birden bir koku duyarsınız ve sizi hiç aklınıza gelmeyen bir anıya doğru yolculuğa çıkartır. Bu durum kokunun uzun dönem hafızaya kaydetme özelliğinden kaynaklanır. Hatıralarınızı yeniden yaşarsınız hem de birden bire hiç beklemediğiniz anda, o anki ruh halinizle canlanıverir gözünüzün önünde… Eğer iyi bir anı ise yüzünüzde tebessüm, kötü ise içinizde bir burukluk olur.

Nisan ayında şehrimizin tüm caddelerine yayılan afrodizyak etkili, insanda aşk ve sevgi gibi şahane duygular uyandıran portakal çiçeği kokusu ile tanınan güzel şehrimiz şu sıralar iğrenç bir koku ile anılmaya başladı. Yoğun sıcak havanın da etkisiyle bu kötü kokuları yayan çöp konteynerlerinin derhal kaldırılması ve ya kokusuz çöp konteynerleri yapılması gereklidir. 

Her şehrin kendine has bir kokusu ve rengi vardır. Adana'nın rengi turuncu kokusu aşk ve sevgidir yani portakal çiçeğinin yaydığı o eşsiz koku.
Koku önemlidir.

Ünlü şair Orhan Veli Kanık'ın dediği gibi, "İçkiye benzer bir şey var bu havalarda, Sarhoş ediyor insanı, sarhoş. Adana'nın şuan hissedilen kötü kokusundan derhal kurtarılması gereklidir ve insanı sarhoş eden o enfes kokusuna tekrar kavuşturulmalıdır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI