Ortalığı tozu dumana kattılar.. - SONER KAN

18 Aralık 2020 Cuma

Ortalık toz duman..
İstifa eden teknik direktör..
Kadro dışı bırakılan futbolcular..
Ardı ardına alınan radikal kararlar..
İşte böylesi bir ortamda; bir belirsizlik içinde Trabzon’un yolunu tutmuştu Mavi Şimşekler..
Herkesin kafası karışıktı; kimse ne olacağını bilmiyordu..
Ama kesin ve net olan bir şey varsa o da Trabzon ile oynayacakları maçın bir prestijin de ötesinde bir  ‘geri dönüş’ fırsatıydı..
Cüneyt Dumlupınar, ‘teknik direktörlük’ görevini üstlenerek, adeta ateşten gömlek giymişti bu belirsiz ortamda..
Herkesin gözü de üzerindeydi ve ne yapacağı merakla bekleniyordu..
Maç öncesinde kadrolar açıklandığında herkes gibi ben de şaşırdım açıkçası.. 
Sahada 4 stoper vardı; Rassoul, Semih, Chedjou ve Tayyip..
Okan Alkan kadroda yok, Mehmet Uslu da kulübedeydi..
Sağ bekte Chedjou, sol bekteyse Rassoul sahadaydı..
‘Yedek’ ağırlıklı bir kadro sahadaydı..
Herkes, kağıt üzerinde her iki takımın kadrosunu karşılaştırdığında farklı senaryolar yazıp duruyordu.. 
Ama futbol bu!. Kağıt üzerinde değil, sahada ve de yürekle oynanıyor işte..
Her iki takım, ilk 45’de pozisyon üretmekte zorlansa da orta alanda kora kor bir mücadele vardı..
Adana Demirspor açısından maçın kaderini değiştiren hamleyse; Alaattin-Sedat ikilisinin kenara alınıp, Hasan ve Yunus’un oyuna girmesiydi..
Cüneyt Dumlupınar, bu hamlesiyle istediğini aldı ve 47’de Yunus, topla ilk buluşmasında golünü attı..
Mehmet Akyüz’ün oyuna girmesi, mavi-lacivertlilerin hücumda daha etkili olmasını sağlarken, deneyimli golcünün maçın son dakikalarında ardı ardına kaçırdığı iki net gol pozisyonu ona yakışmadı..
Hakemin, ‘uyduruk bir penaltı’ kararı sonrasında maç gitti gidiyor derken, ilk iki golde yaptığı hatalarla öne çıkan kaleci Vedat, Vitor Hugo’ya gol izni vermediği gibi maçı da uzatmalara taşıdı..
Penaltı kararı sonrasında Rassoul’ün gereksiz itirazları ve sonrasında üst üstte gördüğü iki sarı kartla oyundan atılması takım arkadaşlarına büyük ihanetti..
Neyse ki, kalede Vedat vardı da maç uzadı..
Cüneyt Hoca’nın, 16 yaşındaki İzzet’i, 72’de Traore’nin yerine oyuna alması büyük bir cesaretti.. Mavi-lacivertlilerin attığı ikinci gol de genç futbolcunun düşürülmesi sonrası kazanılan serbest vuruşun bir ürünüydü..
Sonrasında 15’er dakikalık iki uzatma devresinde sahada 10 kişi olmasına rağmen ortaya konulan kora kor bir mücadele gelecek açısından büyük bir umuttu..
Mavinin lacivert sevdasına düşen taraftarların da beklediği buydu aslında.. 
Sonuç her ne olursa olsun sonuna kadar mücadele..
Öyle de oldu..
Vedat kalesinde devleşti; maç bu kez penaltılara taşındı..
Ama Vedat’ın durmaya niyeti yoktu.. Bir penaltı daha kurtardı ve gecenin ‘kahraman’ı olduğu gibi takımını da bir üst tura taşıdı..
Gerçi Karadeniz deplasmanında sonuç her ne olursa olsun, Adana Demirspor gönülleri kazanmıştı bir kere..
Muhteşem bir geri dönüşe imza atmıştı Cüneyt Dumlupınar ve öğrencileri..
Ama asıl önemli olan kupa değil lig!. 
Aynı mücadele, aynı hırs ve aynı özveri ligde Tuzlaspor maçında da ortaya konulmalı..
Elbette ‘Türkiye Kupası’nda alınacak her sonuç bir prestij olmanın ötesinde de ciddi bir moral..
Ama mavinin lacivert sevdasına düşenler, çeyrek asırlık bir hasretin son bulmasını istiyor..
Bunun yolu da ligden geçiyor..



Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI