‘Play-off’ büyük başarı olur!. - SONER KAN

28 Ocak 2019 Pazartesi

Oysa her şey çok güzel başlamıştı..

Mavi-lacivertliler küllerinden yeniden doğmuştu..

Yapılan transferler, oluşturulan takım yürekteki umutları yeniden canlandırmıştı..

Hele bir de ligin ilk haftalarında ardı ardına toplanan puanlar, camiaya ‘şampiyonluk şarkıları’ söyletmeye başlamıştı..

Ama Adana Demirspor, kazandığı maçlarda dahi futboluyla sinyal veriyordu..

Bir yerde terslik vardı..

Takım ‘zirve’ye oynuyor ama futboluyla adeta sınıfta kalıyordu..

Murat Sancak ve yönetimi de bunu gördü..

İşlerin yolunda gitmediğinin onlar da farkına vardı..

Önce Tanju Çolak ile sonra da Hakan Kutlu ile yollar ayrıldı..

Yılmaz Vural takımın başına getirildi..

Ancak Vural da kanayan yaraya çare olmayacak gibi görünüyordu..

Çünkü hala yolunda gitmeyen bir şeyler vardı..

5 maçlık seride Vural, aslında çok da fark yaratamayacağını ortaya koyuyordu..

Ama yine de bir ‘umut’ vardı yüreklerde işte..

Kulüp Başkanı Murat Sancak, bir kez daha kesenin ağzını açtı..

15 günlük Antalya’da sıkı bir kamp yapıldı..

Ciddi bir bütçeyle tam 9 yeni isim kadroya dahil edildi..

Aralarında iyi ve yetenekli isimler de vardı; futbolunun son demlerini oynayan da..

Dedik ki, ‘Umut, garibanın ekmeğidir” diye..

Mavi-lacivertli renklere gönülverenler yine düştü armanın sevdasına..

Yapılan transferlerle yüreğindeki umudu tazeledi yine..

Derken sezonun ikinci yarısı başladı yine toz pembe hayallerle..

Rakip, ligden düşmesi neredeyse kesinleşen Karabük’tü..

Ama gel gör ki, Mavi Şimşekler sahada yoktu!.

Pote’nin attığı golle gelen 3 puan, sadece bir yanılsamaydı..

Tehlike çanları daha bir güçlü çalıyordu..

Takımdaki uyumsuzluk göze çarpıyor, kutuplaşmalar daha bir belirginleşiyordu..

Uyarmıştık da bu satırlarda..

1-0 kazanılan Karabük maçına rağmen; “Zor dostum zor” diye de başlık atmıştık..

Ama dinleyen kim!.

Yılmaz Hoca, yine inadında ısrar etti..

Denizli gibi kritik bir maçta; hatanın telafisi olmayan bir karşılaşmada tam 7 yeni ismi aynı anda sahaya sürdü..

‘Deli’ lakabını sonuna kadar hak ettiği bir cesaretti doğrusu..

Ama futbol, kağıt üzerinde oynanmıyor..

Birbirine yabancı oyuncular topluluğu, sahada da şaşkına dönüp kaldı..

Pote ile Anderson arasındaki saha içindeki kavga, aslında Demirspor’daki tabloyu özetliyordu..

Taraftarın maç sonu takıma sırtını dönmesi; hem yönetimin, hem de teknik heyet ve futbolcuların tehlikeli sularda yüzdüğünün de net bir göstergesiydi..

Maceraya ne gerek vardı!.

Futbolun gerçeklerinden uzaklaşıp da hayalperest düşüncelere kapılmanın ne alemi..

5-1’lik Denizli hezimeti, artık akılları başlara getirmeli..

Çünkü artık kaybedilecek puan kaybına tahammül yok!.

Herkes aklını başına almalı ve arma için savaşmalı..

Çünkü başka Adana Demirspor yok..

****    ****    ****    ****

 

Bu satırları yazarken aklıma sezon öncesinde yaşadığım bir anı geldi..

Adana Demirspor taraftar topluluğunun önde gelen liderlerinden biri ve mesleki büyüğüm; çok sevdiğim bir ağabeyimle aynı ortamdaydık..

Henüz lig başlamamıştı.. Ancak transferlere ve kurulan kadroya baktığımda onlara; “Bu takımın Play-off’a kalması büyük başarı” demiştim..

Bana çok kızmış ve tepki gösterip, nasıl şampiyon olacağını madde madde anlatmışlardı..

“Umarım ben yanılırım da siz haklı çıkarsınız ama gerçekler acıdır” diye de eklemiştim..

Yine tekrarlıyorum:
Umarım ben yanılırım..  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI