Yüreklere dokunabilmek.. - SONER KAN

17 Haziran 2020 Çarşamba

20 yıllık meslek hayatımda sayısız olaylara tanık oldum; sayısız insanla tanıştım..
Kimi zaman tarihe tanıklık etmenin haklı gururunu yaşadım, kimi zaman mesleğin acımasız gerçekleriyle karşı karşıya kaldım..
Objektifime hüzün de yansıdı; mutluluk da..
Kimi zaman bir başarı hikayesini taşıdım gazetemin sayfalarına; kimi zaman bir dramın iç burkan trajedisini.. 
El üstünde de tutuldum; saldırıların hedefi de oldum..
Beni ayakta tutansa hep meslek aşkı oldu..
Bir fotoğraf karesi için uykusuz geçen geceler; en iyi haberi yakalayabilme adına kışın yağmur ve çamura; yazın da sıcak ve güneşe meydan okumama güç veren bu sevdaydı işte.. Dile kolay, tam 20 yıl geride kaldı..
Peki ya bu mesleği icra ederken, bende iz bırakan insanlar.. Ya tanık olduğum o olaylar zinciri..
Bir valinin, görev yaptığı kentin kaderini nasıl değiştirdiğini Mersin’de Hüseyin Aksoy ile gördüm.. Yüreklere dokunan bir devlet adamıydı Hüseyin Aksoy.. 
2006 yılında Mersin’de yolumuz kesişti kendisiyle.. Tam 4 yıl 4 ay birlikte çalıştık.. 
Bugün Mersin’de turizm varsa; sanayi varsa; ticaret varsa; ekonomi hala canlıysa; her şeyden de önemlisi kentte huzur ve güven varsa; ve de insanlar mutluysa bunda Hüseyin Aksoy’un büyük payı var..
Aradan neredeyse 10 yıl geçmesine rağmen hala kentte adı anılıyor ve hatırlanıyorsa bu geçmiş dönemde kentte bıraktığı izdendir..
Hüseyin Aksoy, son atamalarla Kocaeli Valiliği görevinden Aydın Valiliği görevine atandı.. Eminim Kocaeli de onu çok özleyecek, Aydın bağrına basacaktır.. 
Yıl 2002.. Mesleğimin ilk yılları.. Henüz genç bir delikanlıyım.. Kaleme aldığım bir ‘haber-yorum’ nedeniyle sabahın erken saatlerinde çalan telefonun ekranında tanımadığım bir numara.. Arayan, o dönemin Mersin İl Emniyet Müdürü Süleyman Ekizer..
Gayet kibar ve naif bir ses tonuyla konuştu.. Babacan, şefkatli ve içtendi.. 
Bir devlet adamı edasıyla anlattı habere konu olan olayı.. Bu telefon görüşmesi, Süleyman Ekizer ile ‘ağabey-kardeş’ olmamızı sağlamıştı.. 
Çünkü o, yüreklere dokunuyor; yaşadığı kenti önemsiyordu.. İz bıraktı bende..
Ve önceki gün..
Gece geç saatte çaldı telefonum.. Arayan, İstanbul basınının en önemli isimlerinden biri olan Devrim Tosunoğlu idi.. Devrim ağabey; “Artık İstanbul’a gelirsin” diyordu.. Anlamadım ilk başta, sonra insanın içini burkan o haberi verdi.. Adana İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul’a atanmıştı..
Meslek hayatımda iz bırakan isimlerden biri de Zafer ağabeydi.. ‘Ağabey’ diyorum, çünkü bir emniyet müdürünün de ötesindeydi..
Ezber bozan, yüreklere dokunan naif ve bir o kadar da babacan bir isim..
Oturduğu koltuğun hakkını veren, görev yaptığı kenti sahiplenip; daha güzel, daha mutlu, daha huzurlu ve de insanların yaşamaktan gurur duyduğu bir kent yapma sevdasıyla yanıp tutuşan nadir devlet adamlarından biri Zafer Aktaş..
Beni bilen bilir.. Yalakalık gibi huyum yoktur!. Aksine, sivri dilim ve lafını esirgemez yanım nedeniyle de pek sevilmem.. Çünkü doğru bildiğimi söyler dururum..
Kente geldiği 2018 yılından bu yana yakından takip ettiğim bir isim kendisi..
Üniformasına aşık bir delikanlı.. Meslek aşkıyla yanıp tutuşan, memleket sevgisi ve her şeyden de önemlisi yüreklere dokunmasını bilen bir isim Zafer Aktaş..
Eşi Meryem Aktaş ile birlikte kent insanına ulaşmaya çalıştılar..
Acıları paylaşıp, mutlulukları çoğaltmayı şiar edindiler..
Bugün Adana’da insanlar sokakta huzur ve güven içinde dolaşıyorsa bunda Zafer Aktaş ve ekibinin büyük bir payı var..
Başta terör olmak üzere suç ve suç örgütleriyle kararlı mücadelesi; taviz vermez tutumu bunu sağladı.. Zehir tacirlerine karşı amansız mücadelesi onu efsaneleştirdi bu kentte.. 
Sadece görev tanımıyla da sınırlı kalmadı.. Dedim ya; yüreklere dokundu diye..
Yaşlı ve bakıma muhtaç insanlara sahip çıkıp; geçmişe bir vefa örneği sergiledi..
Çocuk ve gençlerin yanında durup; gelece sahip çıkma misyonunu yerine getirdi..
Sokakta kaderine terk edilen ‘can dostlar’ı bile dert edindi kendine.. Ekibine talimat verdi; pandemi döneminde onların aç kalmasına gönlü razı olmadı..
İz bıraktı bu kentte Zafer Aktaş..
Yüreklere dokundu; gönülleri kazandı..
Şimdi onu daha zor bir görev bekliyor.. İstanbul gibi büyük bir kentte huzur ve güveni sağlamak, milyonlarca insanın yüreklerine dokunmak için yola çıkacak yine..
Ama hep derim, Adana’da başarılı olan Türkiye’nin her yerinde başarılı olur..
Çünkü Adana, bir Türkiye mozaiğidir.. Ve bu kentin suyunu içip, havasını soluyan herkes eğer görevinde başarılı olursa; sadece Adana’da değil, Türkiye’de de ‘efsane’ olur..
Yolun açık olsun Zafer Ağabey..
Bu kent seni unutmayacak.. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI